"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yapma ya.. O da mı pijamalı

HİÇ gözünün yaşına bakmam. Pijama giyenlerle dalga geçerim.

Gömlek altında “fanila”, bir de pijama karizmayı bozar.
Özellikle çizgili pijama giyenler; onlar var ya, hiç affetmem, başlarım hemen gırgıra.
Pazar sabahı evinde kahverengi çizgili pijama ile oturan Türk erkeği, gözümde bir “Hababam karakteri”dir.
Basarım kahkahayı, resmen alay ederim.
¡ ¡ ¡
O yüzden tam bir şok yaşıyorum.
Derin bir “Johnny Depp” şoku.
“Karayip Korsanları”nın muhteşem Jack Sparrow’unu pijamayla evinin köşesinde otururken tahayyül edebilir misiniz?
Ne tahayyül etmesi, giydirmişler bile adama...
Angelina Jolie ile çektiği son filmi “Turist”in kahramanı Frank’ın açık mavi, pamuklu çok güzel pijamaları var.
¡ ¡ ¡
“Vanity Fair” dergisinin son sayısında Patti Smith Johnny Depp’le mülakat yapmış.
Orada soruyor:
“Pijama giyer misiniz?”
“Üç yaşından beri giymiyordum. Ama bir dostum pijama hediye etti. Şimdi soğuk günlerde giyiyorum ve çok rahat uyuyorum.”
Patti Smith korkunç bir kadın, tam bir seri katil.
Soruyu orada da bırakmıyor ve öldürücü darbeyi vuruyor:
“Ayaklı pijama da giyer misin?” Hani şu ayakları da içine alan cinsinden.
Düşünebiliyor musunuz? Johnny Depp pijamalar içinde ve üstelik ayaklı pijama...
Allahım nedir bu zulüm ya..
Neyse, “Henüz ayaklı pijamalarım olmadı” cevabını veriyor.
“Hiç olmazsa” diyorum içimden. “Onu giymedi...”
Johnny Depp gibi bir stil ikonu nasıl olur da pijama giyer?
Buldum, işin sırrı açık mavi, pamuklu pijama.
Pijama düşmanı erkeğin içindeki direnci ancak bu kırar.
Benim alerjimi de 6 yıl önce Washington’da aldığım J. Crew bir mavi pamuklu pijama iyi etmişti.
Yine de erkeklik bende kaldı. Sadece altını giydim.

Yapma ya.. O da mı pijamalı

Adamım Johnny Depp... Onu kimse, hiçbir şey gözümden düşüremez.
Bu mülakatta, yıllardır beni ona bağlayan sırrı keşfediyorum.
Patti Smith tabii ki “Jack Sparrow rolünde kendinizi nasıl hissediyorsunuz” diye soruyor.
“Özgür... Özgür hissediyorum. Bu, kendinize ait bir parçanın kilidini açmak gibi bir şey. Benliğinizi serbest bırakmak” diyor.
Ve işte tam o noktada, ortak sırrımızı açıklıyor.
“Her insanın içinde bir Bugs Bunny vardır.”
Tavşan kardeş yani...
Yıllardır içimde yaşayan o kıpır kıpır hergele.
O ele avuca sığmaz fırlama yine çıktı karşıma...
Biliyordum. Çok iyi biliyordum.
Belki de o nedenle yıllar önce Kaptan Jack Sparrow’u anlatan bir yazı yazmıştım.
Gemisinin dümeninin başında, sürmeli gözlerle karşıya bakıp, “Şimdi bana ufukları getirin” diyen o harikulade hünsa...
Demek ki onun içinde de bir tavşan kardeş varmış.
¡ ¡ ¡
Tavşan kardeş;
İçimizdeki kahverengi pijamalı sıradan insanı her dakika rahatsız eden, onu isyana, günaha, farklı olmaya tahrik eden yanımız.
Bizi karanlıklar prenslerinin elinden çekip alan, hım hım ruhların esaretinden kurtaran, ayaklarımızdaki prangaları söküp atan kahramanımız.
Muzip bir ifadeyle herkese nanik yapan, heykeli dikilecek adam.
Havuçlu hergele... Adamım benim...
Etrafınıza iyi bakın, farklı diye gördüğünüz her insan, tebdili kıyafet gezen bir tavşan kardeştir.
Takılın peşine, kurtarın kendinizi bu karanlık suratlı ciddi adamların esaretinden.
Tırını nınııııı...

? Hepinize iyi, sağlıklı, mutlu yıllar diliyorum. Takmayın, bu da geçer.
X