Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yapma Erman

Bantta penaltı demişsin, yazında, ‘Bu olmayan penaltıyla Sakarya ya düşerse ne olacak’ yazıyorsun. Bu ne çelişki. Carew’in tükürüğünü -ki tükürük değil hınkırmak-, 5 kere ileri-geri yapmışsın. Yok be Erman, ikisi çok ayrı şeyler.

BAK benim güzel kardeşim, seni çok uzun senelerdir tanırım. İşin tanıma tarafı başka bir şey, sevme tarafı çok ayrı. Hürriyet ailemize katıldığından bu yana seni hem seviyor, hem de seninle olmaktan keyif alıyorum. İşimizin gereği yurt içi, yurt dışı beraber geziyor, yiyiyor, içiyoruz. Özel yaşamındaki üslubun imrenilecek gibi de, yazılarında ve görüntülerde öyle değil. Özel hayatında cesur bir adamı oynuyorsun. Aynen bende olduğu gibi. Zaten korkak yaşarsan hayatı uzaktan yaşayamazsın. Sen 10 numara yaşıyorsun, benim de hoşuma gidiyor.

Şikayet değil sitem

Gelelim sadede. Erman, ben ailesinden şikayet eden adamın adam olacağına inanmam. Benim sana kızma lüksüm yok. Ama sitemlerim var. Kalite kirliliğine, adı Erman da olsa katılmam mümkün değil. Son geçilen Sakarya maçının akşamı Lig TV’de dile getirdiklerini dinleyememiş, seyredememiştim. Dün Bilgi Üniversitesi Beşiktaşlılar Kulübü Başkanı Serkan Aksel, elinde bir kasetle beni Caddebostan’da buldu. Böylece seyretmiş oldum. Kaleci Şenol’a yapılan küfürlü tezahüratı sen alıp seks tekniklerine taşımışsın. Hiç hoş olmamış. Olmadığı gibi stattaki çirkin gürültünün önüne bile geçmiş.

Şansal benim çok eskiden tanıdığım kardeşim. Bana bu ülkede 10 tane adam gibi adam say dense, liste başını zorlar. Şansal’ın o akşamki sıkıntısını kendim yaşamışçasına hissettim. Banttan devam ediyorum, yazına da geleceğim. Sen Türk futbolunun ilahı değilsin. Hiçbirimizin olmadığı gibi. İşaret ettiğin her şeyin doğru olması mümkün değil. Bantta penaltı demişsin, yazında, ‘Bu olmayan penaltıyla Sakarya ya düşerse ne olacak’ yazıyorsun. Bu ne çelişki.

Kişiler düşünür, görür, yorumunu yapar. Ayrısı da gayrısı da ona aittir. Bir kişi, iki kişilik düşünemez. Yorum farklılığı tabii ki olacak. Ben televizyon görüntülerinin ileri-gerisine karşıyım. Çıplak gözle neyi seçebiliyorsam, onu söyler, öyle de yazarım. Hiç yanılmadım mı? Çok oldu. Hakemlerde de çok olacak.

Carew’in tükürüğünü -ki tükürük değil hınkırmak-, 5 kere ileri-geri yapmışsın. Yok be Erman, ikisi çok ayrı şeyler. Bir kere rakip oyuncu hınkırığın bittiği anda Carew’in göğsüne geliyor. Hepimiz hapşırdık, hınkırdık. Tükürük tutulur, hınkırığın çaresi yok. Kaldı ki Carew rakibe gitmiş değil. Olduğu yerde duruyor.

Hınkırığın çaresi yok

Bir de Beşiktaş’a yeni gelmiş genç bir kardeş var, Koray. Biz eski futbolcular, heves kırıcı olmayalım Erman. Gönül verici olalım. Bu genç adam, yalnız Beşiktaş’ın değil, Milli Takım’ın da oyuncusu olacak. Hedef göstermenin alemi yok. Hatırlarsan geçmişte, ‘Beşiktaş büyük taştır, yapma gün gelir altında kalasın istemiyorum’ demiştim. Bir kez daha söyleyeyim istedim.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI