Gündem Haberleri

    Yapı Kredi'nin hedefi 5 yıl içinde sektörün en büyüğü olmak

    ANKA
    18.10.2007 - 10:36 | Son Güncelleme:

    Yapı Kredi Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, Banka’nın birleşme alt yapısını tamamlayarak karlı biçimde büyüme evresine girdiğini, 3-5 yıl içinde kredi kartları, bireysel, ticari ve kurumsal bankacılık alanında lider olmayı hedeflediklerini bildirdi.

    Tayfun Bayazıt, Borsa Yatırımcıları Derneği’nin yayın organı “Boryad” dergisinde yayımlanan söyleşide, Yapı Kredi Bankası ve sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapı Kredi’nin birleşme alt yapısını tamamladığını, karlı biçimde büyüme evresine girdiğini ifade eden Bayazıt, yeni dönemde rekabet gücünü daha fazla ortaya koymaya başlayacaklarını söyledi.

    Bayazıt, misyonlarının sürdürülebilir değer yatırımı ve büyüme ile finans sektörünün tartışmasız lideri haline gelmek olduğunu vurgularken, müşteri ve çalışanların ilk tercihi olmayı da hedeflediklerini kaydetti. Bayazıt, bu hedefin, içinde sektör liderliğini barındırdığını vurgulayarak “Bizim liderlik anlayışımız, gelir tarafındaki pazar payını ifade ediyor. Bazı alanlarda ikincilikten birinciliğe, bazı alanlarda beşincilikten birinciliğe çıkacağız. Bunların, asıl amaç olan ‘müşteri ve çalışanların ilk tercihi olmak’ mertebesine ulaşmak için gidilen yolda geçilmesi gereken evreler olduğuna inanıyoruz” dedi.

    HEDEF 3-5 YIL İÇİNDE LİDERLİK

    Bayazıt, özel, bireysel, ticari, kurumsal bankacılık ve kredi kartları alanlarında iddialı olduklarını belirterek, bunların tümünde 3-5 yıl içinde lider olmayı hedeflediklerini söyledi. Özel bankacılık ve kredi kartlarında, leasing de, bireysel emeklilikte liderliğe yakın konumda bulunduklarını vurgulayan Bayazıt, şunları kaydetti:

    “Bizim burada sadece büyüklük olarak, liderlik hedefimiz yok. Büyüklük olarak liderlik hedefi için çok agresif büyüme ya da taktiksel bir takım fiyatlama yaklaşımları yapabilirsiniz. Biz aynı zamanda özkaynak verimliliği, gelir gider rasyosu açısından da liderlik hedefindeyiz. Biz büyümenin hem sürdürülebilir olmasını, hem de karlı olmasını, böylece hissedarlarımıza değer katmasını istiyoruz. Odaklanmış olduğumuz alanlarda bunları yapabilirsek, liderlik hedefine daha da yaklaşacağız. Gelecekte de bizim için verimli ve karlı biçimde büyüyebilmek ve bunun yarattığı rekabet gücüyle hedeflediğimiz büyüklükleri yakalayabilmek önemli olacak. Biz asıl, gelir tarafındaki Pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Karlı büyüme sağlayabileceğimiz alanlarda gelirler tarafındaki Pazar payını artırmak amacındayız.”

    “SEKTÖRDE BÜYÜK REKABET VAR”

    Türkiye’de bankacılık sektörünün son 10 yılda büyük gelişme gösterdiğine işaret eden Bayazıt, bankaların, iş kolları açısından kurumsaldan bireysele doğru odaklanmaya başladığını ifade etti. Sektöre olan yabancı sermaye ilgisini de bankacılıkta henüz değerlendirilmemiş fırsatların bulunmasına bağlayan Bayazıt, şube yaygınlık oranına bakıldığında, Türkiye’deki sektörün AB’ye göre hala gidilecek çok yolu olduğunu belirtti. Türkiye’de şube başına bireysel bankacılık hacminin 19 milyon Euro, şube karlılığının ise 431 bin Euro olduğuna işaret eden Bayazıt, “Bankalar söz konusu potansiyeli değerlendirmek için büyük bir rekabet içindeler. Bu rekabet hem kurumsal hem de bireysel alanda devam edecek” dedi.

    “CARİ AÇIĞA SİHİRLİ FORMÜL BULMAK YERİNE?”

    Bayazıt, ABD’de yaşanan mortgage krizini de değinirken, “Yaşanan olumsuz gelişmeler olumsuz seyrini sürdürür ve daha da derinleşirse, uluslar arası yatırımcıların Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım talebini azaltabilir” dedi. Bunun da yeni oluşmaya başlayan ikincil piyasalardaki yatırım talebini düşürebileceğini ifade eden Bayazıt, Türkiye ekonomisinde son yıllarda yaşanan istikrar ve bankacılık sektörünün krizlerden edindiği deneyim sayesinde, bu tür ortamların daha sağlıklı atlatılabileceği yorumunu yaptı.

    Bayazıt, cari açığa bir sihirli formül bulmak yerine; sosyal güvenlik, vergi reformu gibi konularda ekonominin güçlendirilmesi ve yapısal direncin artırılması gerektiğini ifade ederken, “Erken seçim, konut ve tüketici taleplerinin bir miktar ertelenmesinin kredi hacimlerine etkisi açısından, sektörde ivmenin beklentilerin altına inmesine neden oldu. Önümüzdeki aylarda eğer yurt dışı kaynaklı olumsuz gelişmeler olmazsa, bunun bir kısmının telafi edilebileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı