Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yapı Kredi bankacılıkta liderlik yarışını başlattı

    ANKA
    11.07.2007 - 15:04 | Son Güncelleme:

    “Bankacılık sektöründe gidecek daha çok yol var" sloganından hareket eden Yapı Kredi, Koç Bank ile birleşmesiyle başlayan büyüme sürecini hızlandırarak 2009 ve 2010’u kapsayan sürede Türkiye’de özel sektörün en büyük bankası olmayı hedefliyor.

    Yapı Kredi Bankası Murahhas Azası ve Genel Müdürü Tayfun Bayazıt, bankanın kısa, orta ve uzun vadeli büyüme stratejilerini açıklarken, toplam aktif büyüklüğü yanı sıra, kredi kartlarında, tüketici ve KOBİ kredilerinde ve şube sayısı itibariyle geleceğe yönelik tüm planlarını bankacılık sektöründe en büyük özel sektör bankası olma hedefine göre yapılandırdıklarını söyledi.

    Bayazıt, YKB’nin aktif büyüklüğü itibariyle halen yüzde 10’lar düzeyinde olan sektör payını orta vadede 5-6 puan daha yükselterek bankacılık sektöründe liderlik hedeflerine ulaşacaklarını belirtti. Bayazıt, “Liderliği sadece toplam aktif büyüklüğü olarak görmüyoruz. Gelir kalemlerinde en büyük olmak da bizim için önemli. Liderlik kredi kartlarında, tüketici ve KOBİ kredilerinde en yüksek gelir potansiyelini yaratmak, şube ağında en yüksek pazar payına sahip olmak anlamına da geliyor” dedi.

    Bayazıt, “Liderliği hadeflerken, sekizincilikten onunculuktan birinciliğe gelmekten bahsetmiyoruz. YKB zaten bazı segmentlerde ya birinci ya da ikinci üçüncü sırada bulunuyor. Biz birinciliği hedeflerken bu hedefe hali hazırda çok yakın olduğumuzu, kredi kartları gibi zaten birinci olduğumuz alanlarda ise liderliğimizi iyice pekiştirmek istiyoruz” diye konuştu.

    GENEL MÜDÜR BAYAZIT’IN İLK 3 AYLIK KARNESİ

    YKB Genel Müdürü Bayazıt göreve gelişinin üçüncü ayında İstanbul’da basın mensupları ve medya kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla yaptığı toplantıda, bankanın büyüme stratejileri ve büyümeyi oluşturacak kaynaklar hakkında bilgi verdi. Bayazıt YKB’nin yeni misyonunu “Sürdürülebilir değer yaratımı ve büyüme ile finans sektörünün tartışmasız lideri haline gelmek, müşteri ve çalışanların ilk tercihi olan banka haline gelmek” olarak nitelerken, bu misyonu da 4 ana iş hedefinde odaklanmak suretiyle şube ağını belirgin şekilde genişleterek, kredi kartlarında liderliği pekiştirerek, KOBİ bankacılığında büyüyerek ve bireysel bankacılıkta karlılığı artırarak gerçekleştireceklerini açıkladı.

    Bayazıt’ın açıkladığı plana göre, YKB 2009’a kadarki sürede 350 yeni şube açarak şube sayısı itibariyle pazar payını yüzde 2 arttırarak, kredi kartlarında yüzde 30’luk bir pazar payına ulaşarak, KOBİ kredilerinde yoğunlaşmak suretiyle bu alandaki pazar payını yüzde 4 büyüterek ve öncelikle mortgage kredileri olmak üzere tüketici kredilerinde önemli bir büyüme gerçekleştirerek bu büyüme stratejisini hayata geçirecek.

    DAHA ÇOK ŞUBE AÇILACAK

    YKB Genel Müdürü, milyon kişi başına düşen şube sayısının Euro bölgesinde 540 iken, Türkiye’de bu sayının 92 olduğunu, bu nedenle pazardaki ve ekonomik hayattaki büyümeye paralel olarak genelde tüm bankacılık sisteminin özelde de YKB’nin yeni şubeler açarak büyüme politikası izleyeceğini vurguladı. Bireysel bankacılık alanında ve KOBİ kredilerinde Türkiye’nin Euro bölgesine kıyasla çok düşük hacimlerde bulunduğunun altını çizen Bayazıt, İngiltere’de mortgage kredilerinin GSYİH’ye oranının yüzde 78.5, Euro bölgesinde yüzde 40.4, Türkiye’de ise yüzde 4 gibi çok düşük bir rakam olduğunu, KOBİ kredilerinin GSYİH’ye oranlarının ise Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya gibi ülkelerde yüzde 16-18 düzeyinde seyrederken, Türkiye’de bu oranın yüzde 4’lerin altında kaldığını kaydetti. Bayazıt, ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıyan kredi ve mevduat toplamının GSYİH’ye oranında Euro bölgesi ile aradaki farkın çok daha çarpıcı olduğunu 2006 verileriyle Euro bölgesinde yüzde 214 olan bu oranın Türkiye’de yüzde 89 olduğunu hatırlattı.

    AKTİF BÜYÜKLÜĞÜ 5-6 PUAN YÜKSELECEK

    YKB Genel Müdürü Bayazıt, Türk bankacılık sisteminin kredi ve mevduat hacmindeki genişlemenin yanı sıra risklerin de azalmasıyla hızlı büyüme işaretleri verdiğini 2007-2009 arasındaki dönemde büyümenin devam edeceğini, faiz marjlarının 2009’da yüzde 4.3’ler düzeyine ineceğini tahmin ettiklerini belirterek, bu olumlu tablo içinde Yapı Kredi’nin de iddialı bir büyüme stratejisi benimsediğini söyledi.

    YKB’nin sektör içindeki mevcut durumu hakkında bilgi veren Genel Müdür Bayazıt, 31 Mart 2007 tarihi itibariyle Yapı Kredi’nin 46.7 milyar YTL’lik aktif büyüklüğü ve yüzde 10’luk pazar payıyla sektörde 4.büyük banka olduğunu, 635’e ulaşan şube sayısı ile en büyük 10 ilde yüzde 12’nin üzerinde pazar payına sahip olduklarını ifade etti. Bayazıt 2009’a kadarki sürede 350 yeni şube açarak bu alandaki pazar paylarını yüzde 2 daha büyütmeyi, toplam aktif büyüklüğü itibariyle pazar paylarını 5-6 puan daha artırarak dördüncü sıradaki yerlerini birinci sıraya taşımayı hedeflediklerini kaydetti.

    YKB’nin mevcut durumda piyasa değerinin 10.1 milyar YTL olduğuna, kredi kartlarında yüzde 25, gayrinakdi kredilerde de yüzde 19’luk pazar paylarıyla lider olduğuna dikkat çeken Genel Müdür Tayfun Bayazıt bankanın sahip olduğuı sayılar hakkında da bilgi verdi. Buna göre 5.2 milyon kredi kartı müşterisine sahp olan YKB’nin, perakende bankacılıkta 13.5 milyon, KOBİ bankacılıında 750 bin, kurumsal bankacılıkta 6 bin, ticari bankacılıkta da 53 bin ,özel bankacılık alanında da 40 bin müşterisi bulunuyor.

    KOBİ BANKACILIĞI ÖNE ÇIKIYOR

    Bayazıt, YKB’nin yeni stratejisinde kredi kartlarıdaki iddiasını sürdürürken, bankacılıkta yeni rekabet alanı olarak görülen KOBİ bankacılığında da yeni bir sinerji yaratmayı ve temel büyüme çizgisinde KOBİ bankacılığındaki büyümeyi öne çıkardığını ifade etti. Genel Müdür Bayazıt, 2007 verileriyle yüzde 11 düzeyinde olan KOBİ kredilerinin toplam krediler içindeki payını 2009 sonunda yüzde 13 düzeyine çıkarmayı hedeflediklerini, halen 750 bin olan KOBİ müşteri sayısının 3 milyar dolarlık bir hacim yarattığını söyledi.

    PAZARDA ÖNDE İSENİZ PEŞİNİZİ BIRAKMAZLAR

    Bayazıt, soru üzerine, liderlik hedefi ile ilgili olarak, “Eğer bazı alanlarda yüzde 30-40 gibi açık ara pazar payına sahipseniz tabii ki yarış sürecek ve diğer rakipleriniz peşinizi bırakmayacaktır. Biz bankacılık kuralları içinde ve en iyi hizmeti sunma yaklaşımına uygun olarak rekabette en önde olmak için gereken her şeyi yapacağız.Kredi kartları bizim için çok önemli. Pazar payımızı tabii ki iki misli arttıramayız, ancak kredi kartı müşterisini ve kredi kullanımı arttırmak için büyük potansiyeller var. Kredi kartı alanında çapraz satış olanakları ile pazar hacmimizi daha da derinleşirmek istiyoruz” dedi.

    YKB-Koçbank birleşmesi sürecinde yaşanan sorunlarla ilgili değerlendirmede bulunan Bayazıt, “Her birleşme büyük sancılarla gerçekleşir. Bu bütün dünyada da böyledir. Koçbank-YapıKredi birleşmesi finans sektöründe gerçekleşen en büyük birleşmedir.Teknoloji dönüşümünden dolayı kısa bir süre geçiş sorunları yaşandı, ama şimdi teknolojik entegrasyon da çok iyi işliyor. Her birleşmede her iki tarafın da ayrı teknolojik platformu vardır. Bu teknolojik altyapıdan biri tercih edilir. Bankanın büyüme planları ve teknolojik ihtiyaçları detaylı olarak incelenerek bir karara varılmış ve Koçbank’ın teknolojik platformu yeni YKB’nin platformu olarak benimsenmiştir. Teknoloji zaten duran bir şey değil.Bugünün ihtiyaçları ve geleceğin beklentilerine göre zaten sürekli yenilemek durumundasınız” diye konuştu.

    ÇUKUROVA YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRYOR

    YKB’nin satın alınması sırasında yapılan Çukurova’nın varlıklarının elden çıkarılmasına ve Çukurova Grubu’nun kullandığı kredilere ilişkin protokolün durumu hakkındaki bir soruya Bayazıt, “Varlıkların satışı ile ilgili İMKB’ye de açıklama yaptık. Bu mal varlıklarının oluşturduğu portföyün satışı için bir kuruluşla anlaştık. Satış süreci planlandığı gibi devam ediyor.Çukurova kredilerinin ödenmesinde ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde de bir sorun yok” yanıtını verdi.

    İtalyan ortak Unicredit’in YKB’deki Koç Grubu hisselerini satın alacağı yolunda basında çıkan haberlerle ilgili soruya ise Tayfun Bayazıt, “Ortaklık devri gibi konularda aramızda kesinlikle hiçbir görüşme ya da konu olmamıştır. Biz de İtalyan ortağımız Unicredit de çok mutluyuz”açıklamasında bulundu.

    HALKA AÇIKLIK ORANI

    YKB’nin piyasa değeri, halka açıklık oranı ve yabancı yatırımcının banka hisselerine yönelik talebi konusunda görüşleri sorulması üzerine Genel Müdür Bayazıt, “Ben 25 yıldır bankacıyım ve piyasa değerlemesini hiç bir zaman yeterli bulmadım. O yüzden YKB’nin piyasa değerini de yeterli bulmadığımı söylemeliyim. Benim görevim YKB’nin değerini daha da yükseltmek. Tüm vaktimizi bunun için harcıyoruz, yatırımcı kuruluşları YKB ile ilgili daha fazla aydınlatmaya çalışıyoruz. Ayrıca iyi kurumların piyasa değeri de hemen yükselir diye bir şey de yok. Bu bir süreçtir. Halka açıklık oranımızın hissedarlarımızın sermaye artışı sonrasında yüzde 19’lara düştüğü doğrudur. YKB’nin yüzde 80 hissesine sahip olan Koç Finansal Hizmetler A.Ş.’nin, bankanın halka açıklık oranını yüzde19’larda tutmak ya da daha yükseklere taşımak gibi bir hedefi olmadığını söylemeliyim” açıklamasını yaptı.

    FAİZLER AYNI KALABİLİR

    Tayfun Bayazıt, seçim sonrası senaryoları ve faiz oranlarının izleyeceği muhtemel seyir hakkında da şunları söyledi:

    “Nisan-Mayıs 2006’da yaşanan dalgalama enflasyonda uzun süreli etki bıraktı. Bu yüzden de faiz oranları hala yüksek seyrediyor. Seçim atmosferi, bütçe dengelerindeki bozulma gibi ilave unsurları da dikkate aldığımızda faizlerde ben önemli bir aşağı çekilme beklemiyorum. Merkez Bankası’nın da bu eğilimde olduğu anlaşılıyor. Merkez Bankası'nın esas ve öncelikli görevi enflasyonla mücadele etmek ve elindeki tek araç da faizler. Bu nedenle faizler konusunda çok dikkatli davranıyor. Yıl sonunda belki yarım puanlık br düşme beklenebilir. Seçimler için bir tahmin yapmıyoruz. Araştırma şirketi de kullanmıyoruz bir tahminde bulunmak için.Tek parti ya da kuvvetli bir koalisyon çıkabilir.Ekonomideki kazanımları daha ileriye götürecek bir hükümet beklentimiz var tabii ki.Bizim YKB olarak taşıdığımız bir piyasa riskimiz de yok. O yüzden büyüme planlarımızı değiştirecek bir neden de görmüyoruz. Zaten ekonominin iç hareketlerini artık sıcak para değil, içerdeki oyuncular belirliyor.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı