Yan gelip yatmak bitti cesur girişimci kazanacak

YENİ yılın ilk gününe sanatçı penceresinden bakalım istedik ve Mehmet Aslantuğ'la konuştuk.

İşletme eğitimini tiyatro için yarıda bırakan Mehmet Aslantuğ, 4 milyon dolarlık bir plato yatırımına hazırlanıyor. Aslantuğ, ‘‘Artık Türkiye'de yan gelip yatmak bitti, cesur girişimci kazanır’’ diyor.

SANATÇI Mehmet Aslantuğ, sanatçıların da artık geleceğine yatırım yapmayı bilmesi gerektiğini vurgulayarak, ‘‘Sağlıklı dönemlerinde çalışan insanları, 20 yıl sonra bir odada tek başına görüyoruz. Bu sektörün insanları ağlak bir tavırda olmamalı’’ dedi. İşletme eğitimini tiyatro oyunculuğu için yarıda bırakan Mehmet Aslantuğ, ekonomik koşulların düzelmesi halinde 4 milyon dolarlık bir yatırımla bir yapım platosu kurmayı hedefliyor. 2004 yılını Türkiye açısından iyi gördüğünü söyleyen Aslantuğ, ‘‘Halkımız artık yan gelip yatmak yerine, üretmenin gereğini görecek’’ diye konuştu. 20 yılını sanat camiasında geçiren Mehmet Aslantuğ ile ekonomiden geleceğe dönük planlarına uzanan bir konuşma yaptık.

2004 yılında Türkiye'nin ekonomisini nasıl görüyorsunuz?

- Artık iyi görüyorum. Devlet borçlanarak ülkesine bakamaz. Devletin borçlanması üzerine hevesli olanlar varsa bu çok kolay bir bankacılık. Önümüzdeki 10 yılda bölge bizi ipotek altına almazsa ve bölgede gereksiz siyasi maceralar yaşamazsak Türkiye şu son 30 yılın borç ipoteğinden kademe kademe çıkacak diye düşünüyorum. Tarımda sübvansiyonların yerinde kullanılamadığını düşünüyorum. Bıçak kemiğe dayandı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bundan sonrasının daha farklı olacağına inanıyorum. Halkımız yan gelip yatmak yerine, üretmenin gereğini görecek.

Türkiye'de sanatçıların sosyal güvenliği konusunda atılan adımları yeterli buluyor musunuz?

- Ülkenin sosyal güvenlik konusundaki zaaflarından bizim camiamız da payını aldı. Ama yakın zamanda birtakım düzenlemeler sözkonusu, gecikmişlikler de var tabii. Ancak sanatçılar geleceğine de yatırım yapmayı bilmeli. Sağlıklı dönemlerinde çalışan insanları, 20 yıl sonra bir odada tek başına görüyoruz. Bu sektörün insanları ağlak bir tavırda olmamalı. Geri dönüp geçmiş 20 yılda ürettiğin ve tükettiğin nedir diye sorarlar adama. Cahide Sonku örneğinden bir tek ders çıkar: Biraz daha dikkatli olmak ve hayatı biraz daha farklı yaklaşımla karşılamak.

Siz geleceğinizi nasıl güvence altına alıyorsunuz?

- Ailem ve kendim için sağlık poliçesi, çocuğum için eğitim sigortasını ihmal etmiyorum. Bireysel emeklilik sistemine de katıldım. Bunu kendi adıma yapmıyorum, aile olduysam bunun gereklerini yerine getirmem gerekiyor. Ben buraya ayıracağım bütçeyle hovardalık yapamam.

Yapımcılığa da gelecek endişesiyle mi adım attınız?

- 1992'li yıllarda başladım. Sinemaya başlangıcım sadece oyuncu olarak olmadı. Sinemayı tanırken iki yıl da sektörün alt yapısını parayı temsil eden insanların birikimini, niteliğini de tanıdım. Yapımcılığa yönelmem de ikinci asıl neden şu, bu ülkede sadece oyuncu olmak, yaratıcı çabanızın beslenmesi için yeterli değil.

Peki geçmişte yaşanan kriz dönemlerini nasıl geçirdiniz?

- 1998'deki ilk krize yakalandık. Kendi ölçeğimizde biraz malzeme satın aldığımız ve atölye ortamına geçiş yaptığımız bir dönemdi. Mesleki birikimimizi kullanmaya hazırlandığımız, orta ölçekli bir platoda üretim yapmayı planladığımız bir dönemdi. Yatırımlarıma devam edemedim. 4 miyon dolarlık bir yatırımla, 8-10 dönüm arazi üzerine çok şık ve fonksiyonel bir plato kurmak istiyordum. Bu hedefim hálá geçerli ama proje biraz soğudu.

Ekonomiye ilginiz ne zaman başladı?

- İşletme okudum, okulu bitirmedim ama ekonomiyi kısmen biliyorum. Bu eğitimim oyunculuk nedeniyle yarım kalsa da, bugün çok işime yarıyor. İş hayatında ve hayatın bütününü algılamada yardımcı oluyor. Öğrenciyken tiyatroyla tanıştım, oyunculuk 20 yıldır aralıksız yaptığım bir iş. İkinci on yılda işin yapımcılık yönünü, bunların kaynak yaratma yanını da tanıdım ve hayata geçirdim. Ekonominin dengelerini biraz bilirim.

Türkiye'deki işadamlarına bakınca neler görüyorsunuz?

- Büyük grupların ilk jenerasyonları yüksek teknolojiden uzaktı. Bu tür yatırımlarda tereddüt ettiklerine tanıklık ettik. Onların çocukları öyle davranmıyor. GSM pazarında büyük gruplar yatırımda korktu ve gecikti, ama ikinci jenerasyon bu konuda daha cesur. Babalarına ve dedelerine göre çok daha iyiler, bugünün ihtiyaçlarını daha kolay deşifre ediyorlar.

Türkiye'deki işadamı portresini nasıl çizebilirsiniz?

- Geçmişte, gümrük duvarlarının arkasına saklanarak iç pazara yönelik ürün geliştirmek ve onun sanayiciliğini yapmak çok matrah birşey değildi. Ama son 30 yılda Türkiye ürettiği ürünün kalitesini, çapını, ihracat yaptığı ülkeleri planlamak zorunda. Bugün Türkiye'de farklı bir işadamı formasyonu sözkonusu. Sadece içerde herhangi bir ürün satan değil, dışarıyla rekabet eden bir işadamı... Umarız bundan sonra, rantiyelerin ve rantçıların ortalarda cirit atmadığı, kredi faizlerinin olağanüstü düştüğü bir dönemde daha farklı, daha cesur, daha orta ve uzun vadeli plan yapabilen girişimci anlayışı oturacaktır. Rantçıların değil, girişimcilerin kazanacağı bir dönem başlıyor.

Bu ülkede patron olmak kolay değil

Büyük bir şirketi yönetmek zorunda olsaydınız nasıl davranırdınız?

- Ülkemiz arka arkaya krizler geçirdi. Ondan önceki süreçte de önünü görememe sözkonusuydu. Paranın rantıyla meşgul olanlar için herşey daha kolaydı, fabrika kurmak, istihdam etmek önünü görmeyi elzem hale getiriyor. Gerçek hayatta esprili, rahat, kendinden emin bir yönetici olamazdım. Türkiye'de 40'lı yaşlarda büyük şirketin başında olmak her babayiğidin harcı değil diye düşünüyorum. Bu ülkede patron olmak kolay değil.

Borsaya ilgim var dövizi hiç sevmedim

Şahsi yatırımlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Borsa enstrümanlarımdan biri oldu. Ama spekülatif tavırların rüzgarıyla hareket etmedim. 1988'lerden beri iyi şirketlerin hisseleriyle ilgilendim. Dövizle hiç işim olmadı. Psikolojik olarak sevmem, hep ihtiyacım ölçüsünde aldım.

MEHMET ASLANTUĞ

Sanatçı ve yapımcı Mehmet Aslantuğ, 1961 yılında Samsun'da doğdu. Kafkasya göçmeni çiftçi bir ailenin 5'inci çocuğu olan Aslantuğ, öğrencilik yıllarında amatörce tiyatro ile uğraştı. 1986 yılında İzmir 9 Eylül Üniversitesi'nde işletme eğitimini yarım bırakarak, profesyonel oyunculuğa geçti. 1992 yılında kendi yapım şirketini kurdu. Son sekiz yıl özel televizyon kanalları için seri dramalar hazırladı, yapımcı ve oyuncu olarak çalıştı.
Yazarın Tüm Yazıları