Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yamyamla röportaj

İlk cinayetini 16 yaşında işliyor. Öldürdüğü köpeğin leşini iyice didikleyip zevkini çıkardıktan sonra, zavallı hayvanın kemiklerini çamaşırsuyunda ağartıp yeniden iskelet haline getirerek satıyor. 18'inde eşcinsel bir ilişki kurmak için yanıp tutuşurken, fantezisini gerçekleştirmek üzere otostopçu bir genci arabasına alıyor. Eve götürdüğü ilk avı eşcinsel çıkmayınca, kafasına bir halter indirdiği gibi, insan nesline yönelik ilk cinayetini işliyor. Bunu mastürbasyonla kutluyor. İlk kurbanının vücudundan kopardığı her parçadan sonra aynı seremoniyi tekrarlıyor.Bunları, seri katillerin ortak davranışlarını inceleyen ünlü FBI biriminin eski şefi Robert K.Ressler'in yazdığı son kitapta yer alan yamyam röportajından öğreniyoruz. Yamyam, ünlü seri katil Jeffrey Dahmer'in ta kendisi. Hani şu 17 kişiyi kesip biçerek yiyen ve sonra da hapiste şişlenip öldürülen Dahmer. Amerika'nın, 33 kişiyi katleden John Wayne Gacy'den sonra gördüğü en korkunç seri katil Dahmer'le yapılan bu röportaj kesinlikle bir sorgulama değil. Suçlular itiraf faslından sonra, Kuzuların Sessizliği filminden tanıdığımız bu birimin ellerine teslim ediliyor. Yamyam Dahmer de işte bunların en azılılarından biri. Amerika'daki paranoyak ve şizofren seri katil ve yamyamların ortak karakter özelliklerini ve onları harekete geçiren motifleri tespit etmek için çalışan bu birim, her yeni vak'ada suçlu tipinin karakter özelliklerine yeni detaylar ekliyor. Böylelikle yeni vak'alarda iz sürerken, uzun sorgular sonucu ortaya çıkmış suçlu profili rehberlik ediyor. İşte bu birimin eski şefi olan Ressler, aynı zamanda ‘‘seri katil’’ kavramının da mucidi. Meslek anılarını çeşitli kitaplarda derleyen Ressler son olarak da ‘‘Canavarın İçinde Yaşadım’’ adlı kitabı yayınladı. Bu kitabın en önemli özelliği, Amerika'nın en kanlı iki seri katili, 1994'te zehirli iğneyle idam edilen Gacy ve Dahmer'le yapılan röportajları içermesi. Ressler'in kitabın genelinde asıl söylemek istediği ise, seri katillerin Amerika'ya özgü yaratıklar olmadığı. Ressler emekliliğini çeşitli cinayet vak'alarında özel danışmanlık yaparak geçiriyor ve faaliyet alanı sadece Amerika'yla sınırlı bulunmuyor. İngiltere, Japonya ve Güney Afrika'daki seri cinayet vak'alarını çözemeyen polis teşkilatları, Ressler'i yardıma çağırıyorlar. Örneğin 1993 yılında Scotland Yard'ın yardım talebi üzerine Londra'ya gidip, beş eşcinseli öldüren Colin Ireland adlı psikopatı yakalatıyor. Önce cinayetleri inceleyip suçlunun muhtemel eşkalini çıkarıyor. Sonra da maktullerin ortak uğrak yeri olan Coleherne adlı pub'a en yakın metro istasyonundaki güvenlik kameralarının saptadığı görüntüler inceleniyor. Kurbanların yanında, Ressler'in verdiği eşgale uygun kişi tespit ediliyor. Böylelikle seri katil yakalanıyor. Seri katil tipinin, geçmişi 100 yıl öncesine dayanan global bir fenomen olduğunu ileri süren Ressler, seri katilleri yaratan toplumsal koşulları şöyle sıralıyor: Geleneksel aile yapısının çöküşü, şehirleşme (seri katiller hep büyük şehirlerden çıkıyor), bireylerin yalnızlaşması, bütün dünyada aynı sinema filmleri ve TV programlarının yayınlanması, birbiri içinde eriyen kültürlerin aynı pornografik malzemeleri kullanması ve uluslararası modern pop kültürünün, çeşitli filmler, TV, video oyunları ve çizgi diziler aracılığıyla şiddet ve bedensel saldırıyı övmesi. Ressler teşhisi doğru koyuyor ama, bir tek şeyi; uluslararası dediği pop kültürünün Amerikan kökenli olduğunu es geçiyor. Bu nedenle de seri katiller artık global birer fenomen olsa da, seri cinayet fikri kesinlikle Amerika'dan çıkıyor. Ayrıca Ressler'in izini bulmakla övündüğü, beş kişiyi katleden İngiliz manyak, Ressler'in daha önce yayınlanan kitaplarından birini okuduktan sonra seri katil olmaya karar verip, bunun için de beş kişilik kontenjanı doldurması gerektiğini düşünmüş. Çünkü Ressler'e göre bir katilin seri katil olabilmesi için en azından beş leşi olması gerekiyormuş. Bu arada ben Andrew Cunanan'ın da Ressler'in ‘‘öğütlerine’’ kulak verdiğini düşünüyorum, çünkü o da sonuncu kurbanı Gianni Versace olmak üzere tam beş kişiyi öldürüp, seri cinayet hayatını bir yüzenevde intihar ederek noktaladı.
X