Yalova: "Bakanların kellesini istemek hiç kimsenin haddi değildir"

Hürriyet Haber
25.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı Yüksel Yalova, son günlerde bazı bakanların görevden alınması isteklerine karşılık olarak, "İşbaşına gelmiş cumhuriyet hükümeti bakanlarının kellesini istemek hiç bir kurum ve kuruluşun haddi de değildir, yetkisi de değildir" dedi.

Bakan Yalova, özelleştirme uygulamalarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Petkim ve Tüpraş özelleştirmesinde nasıl bir yöntem izleneceği sorusu üzerine Yalova, bu iki kuruluşun özelleştirme programının önemli kalemlerini oluşturacağını belirterek, hangi modelle satışın yapılacağına, ilgili danışmanlık firması ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) yetkililerinin yapacağı toplantı sonucunda karar verileceğini söyledi.

Eti Holding'in 4 kuruluşu kapsama alındı

Eti Holding'in özelleştirilmesinin 2840 sayılı kanuna aykırı olduğu yönünde eleştiriler olduğunun hatırlatılması üzerine de Yalova, Eti Holding'e ait 4 kuruluşun kapsama alındığını belirterek, böylece holdingin, zararlarının ÖİB tarafından üstlenildiğini ifade etti.

Yalova, 6 aylık sürede hazırlık işlemlerinin gerçekleştirileceğini anlatırken de Eti Holding yetkilileri, ilgili Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel ve ÖİB'nin bir çalışma yapacağını söyledi.

Yalova, "Bu çalışma yapılırken, hazırlık çalışması olduğu için, daha sonra kapsamdan programa alınacak Eti Holding'le ilgili, varsa yasal mevzuatta değiştirmemiz gereken hususlar, o çalışmaları da bu 6 ay içinde birlikte el almak durumundayız" diye konuştu.

Bir başka soru üzerine de Yalova, kendisinin bir anayasa hukukçusu olduğunu hatırlatarak, "Anayasa ile ilgili milyarda bir kuşku duyarsam ben şahsen bilimsel ahlakın, namusun gereği olarak, ne ilgili bakana, ne Bakanlar Kurulu'na, ne TBMM'ye sunarım, ne de Cumhurbaşkanımız'a"diye konuştu.

TÜSİAD'a cevap

Devlet Bakanı yalova, bir süre önce TÜSİAD tarafından yapılan eleştirilerin ve 3 bakanın "kellesinin" istendiğinin hatırlatılması üzerine de, Bakanlar Kurulu'nun göreve geliş ve ayrılış usullerinin Anayasa'da belirlendiğini ve Hükümetin kimin onayına tabi olduğunun belli olduğu belirterek, şu karşılığı verdi:

"Anayasa ile işbaşına gelmiş, yüce Parlamento'nun güven oyunu almış ve Cumhurbaşkanı imzası ile göreve başlamış cumhuriyet hükümetlerinin bakanlarının kellesini istemek Türkiye'de hiç bir kurum ve kuruluşun haddi de değildir yetkisi de değildir. Onunla ilgili yetkili organlar bellidir. Ama (şu bakan, bu bakan) diyorsa o da benim yetkimi aşar. Herkes kendi değerlendirmesini yapar."

Özelleştirmenin 2001'de Türkiye'nin kaderi ile ilgili önem taşıdığını düşündüklerini söyleyen Yalova, "Özelleştirme hiç bir dönemde olmadığı kadar ekonomide, ekonomik programın başarıya ulaşmasında, ama daha önemlisi devletin yeniden yapılandırılmasında rol üstlenecek konuma gelmiştir. Böyle bir noktada da ben kendi adıma söylüyorum, sorun çıkartmak gibi bir lüksümüz yok" diye konuştu.

Özelleştirmeye vakit ayrılmalı

Yalova, şöyle devam etti: "Türkiye ilk olarak bu yıl, geçen 15-16 yıllık sürede elde edilen özelleştirme gelirini aşar duruma geldiyse ve toplumda ilk kez özelleştirmenin ne kadar gerekli olduğu hususunda meşruiyet kavramında bu denli güçlenme olduysa, Türkiye artık ne yapıp edip 2001 yılında özelleştirme problemini geride bırakıp, artık özelleştirme nimetleriyle ekonomosini sağlıklı bir yapıya kavuşturmak zorundadır diye düşünüyorum.

Cezaevlerinin 10 yıldır çözülemeyişinin Türkiye'yi getirdiği nokta ortadadır. Ben de diyorum ki kamuoyuna; 10 tane cezaevine ayrılan vaktin 10'da 1'i, 1.5 yıldır konuşulan affa ait vaktin yüzde 1'i artık özelleştirmeye ayrılmalıdır. Türkiye gerçek gündemine dönmelidir."

Telekom özelleştirilmesi

Cumhurbaşkanı'nın Türk Telekom'un özelleştirilmesine ilişkin kararnamede İcra Komitesi konusunda bazı çekincelerinin olduğunun belirtilmesine "hayır" karşılığını veren Yalova, iki hususa Cumhurbaşkanı tarafından çekince getirildiği şeklindeki düşüncelerin bir kere Anayasa hukukuna aykırı olduğunu söyledi. Yalova, herkesin 2. maddeden çıkartılan iki fıkrayı dile getirdiğini kaydederek "Oysa birinci maddede idari haklar konusunda Cumhurbaşkanı'nın onay verdiğini dile getirmeyerek en başta Cumhurbaşkanımız'a haksızlık edilegeldi" diye konuştu.

IMF'ye verilen taahhütler

IMF'ye verilen özelleştirme takvimine ilişkin taahhütlerin gerçekleşeceğine inanıp inanmadığı sorusuna da Yalova, "İnanmıyorum. Çünkü o sürelerden önce bu işler gerçekleştirilecektir" karşılığını verdi.

"Bu taahhütler yasama organının iradesine bir ipotek koymak değil midir?" sorusu üzerine de Yalova, yasama organının üzerine ipotek koymaya milli mücadele dönemindeki işgal kuvvetlerinin bile cesaret edemediğini kaydederek, sonuçta hükümetin neyi yapıp yapmayacağı konusunda karar verdiğini, sürelerin de buna göre tespit edildiğini kaydetti.

Yalova, "Eğer Türkiye bu süreleri daha öne çekemezse, bu noktada daha radikal davaranamazsa , sonuçta ekonomik programın başarısını da kendisi engellemiş olacaktır" diye konuştu. (aa)

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı