Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yalçın Özbey'i tanımayan polis!

Enis BERBEROĞLU

Sanki kendilerini devlet sanan bazı memurlar Abdi İpekçi davasının çözülmesi konusunda tüm umutların sönmesini arzuluyor...

Olayı herhalde dünkü gazetelerde okudunuz.

İpekçi davasına bakan mahkeme suikast olayındaki kilit isimlerden Yalçın Özbey'in Almanya'da tutuklu bulunduğu sırada iki MİT mensubu ile Emniyet'in irtibat görevlisine yaptığı açıklamaları istedi.

Emniyet mahkemeye tarihe geçecek bir yanıt gönderdi. Bu yanıta göre;

1) Özbey'le görüşmenin ses bantları imha edildi.

2) Görüşmenin yazılı tutanağı bulunmuyor.

3) Emniyet'in elinde ‘‘mevcut dosyalarda ve basında yer alandan farklı bilgi yok.’’

* * *

Duyan da sanacak ki, MİT ve polis Almanya'da tutuklu bulunan Yalçın Özbey'le kahve sohbeti yapmaya gitmiş!

Oysa bakın 1994 veya 1995 yılında yapıldığı tahmin edilen bu görüşmeden önce Türk devleti Yalçın Özbey'le ilgili hangi bilgilere sahipti:

1) Yalçın Özbey, Mehmet Ali Ağca'nın banka hesabına Abdi İpekçi cinayetinden hemen önce para yatırdı. Ağca'nın kaçırılmasında Özbey'in eski otomobili kullanıldı.

2) Almanya'ya kaçarak siyasi mülteci olan Özbey, bu ülkede 16 Kasım 1983 günü tutuklandı. Bochum kentinde işlettiği lokalde gözaltına alınan Özbey'le birlikte iki sahte pasaport, bir konsolosluk mührü, Türkiye'deki çeşitli kuruluşlara ait mühürler ve bir tabanca yakalandı.

3) Anlaşıldığı kadarıyla Özbey Alman Gizli Servisi'nin onayıyla serbest bırakılarak o tarihte Papa suikastı davasına adları karışmış olan Abdullah Çatlı ve Oral Çelik'in peşine düştü.

Nitekim Çatlı, Roma'daki mahkemede verdiği ifadeyle Oral Çelik'i kurtardığı duruşmada, Yalçın Özbey'in Alman Gizli Servisi için çalıştığı imasında bulundu. Mahkeme salonunda bulunan Özbey, Almanlar'ın isteği üzerine Çatlı ve Çelik'le görüşmek istediğini doğruladı. Çatlı'nın ağır ithamına itiraz etmedi.

* * *

Yalçın Özbey, yabancı gizli servislerin kendisini kullanmak istediğini Sabah'tan Nurdan Bernard'la yaptığı görüşmede de doğruladı:

- Kullanma terimi biraz ters geliyor ama ilişkiler oldu. Bu ilişkilerde olumlu ya da olumsuz gelişmeler de oldu tabii. Verdikleri sözü tutmadılar. Biz her şeyi vatanımız milletimiz için yaptık...

10 Kasım 1997 tarihli söyleşide, Özbey Türk resmi makamları ile görüşmesini şöyle aktardı:

- Türk İçişleri Bakanlığı'ndan gelen bazı yetkililerle görüşmemiz oldu. Bu görüşmemizde devletimizin ve vatanımızın çıkarı için istişare oldu. Şahsi çıkar söz konusu değildi. Aslında bu görüşme Almanya-Türkiye nezdinde resmi bir görüşmeydi...

* * *

Tüm bu açık bilgilere rağmen Türk Emniyeti Yalçın Özbey'i tanımıyor, önemsemiyor. Almanya'nın vesayetinde yapılan görüşmenin ses bandını imha edip, tutanağını tutmuyor.

O zaman geriye tek çare kalıyor:

Mahkeme Yalçın Özbey'i Almanya'dan sorsun...

Zaten İpakçi suikastında veya Susurluk Çetesi'nde uluslararası irtibatları yakalamadan çözüme ulaşmak mümkün gözükmüyor.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI