"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Vergiler, memur maaşının ancak % 5'ini karşılıyor

Yalçın BAYER

Siirt'in 'aydınlanması' için özellikle genç kızlar için okuma-yazma kurslarından yöresel el sanatlarına kadar bir sürü projeyi devreye sokan Osman Acar'dan sonra göreve gelen Vali Erol Arıkan, bunlara yenilerini katmış; seracılık, hayvancılık ve merkez köy projesi gibi... Arıkan, ‘‘15 yılın tahribatı var. Sermayenin ve nitelikli beyin ve işgücünün ilimizi terki ekonomik, sosyal ve kültürel çoraklığa sebep olmuştur. Dolayısıyla sermaye yok, pazar da kısıtlı’’ diyor.

Ne denilirse denilsin kamunun bölgeye öncülük etmesi gerektiğini söylüyor. Siirt'in merkezinde 150, tümünde 262 bin kişi yaşıyor. Sözleşmeli, işçi ve memur dahil 8 bin kişi devletten maaş alıyor. Toplanan vergi yıllık 4 trilyon, yani kamu görevlilerinin maaş tutarının ancak % 5'i kadar... Türkiye ortalaması 929 iken Siirt'te doktor başına 3.800 kişi düşüyor. Liselerden 3 bin öğrenci mezun oluyor. Bu nedenle Vali, Siirt için üniversite kenti projesini gündeme getiriyor.

Ne yazık ki, Siirt'te hiçbir sanayi kuruluşu yok... Bırakın, 1986'larda teşviklerle kurulmaya çalışılan atıl kalan 90 hayvan çiftliğini, yem ve un fabrikaları bile kapanmış... (Özelleştirmeden 32 milyon dolara alınan Kurtalan Çimento Fabrikası üç kez el değişmesine rağmen çalışıyor, 7 milyon dolarlık yatırım yapmış, çevresini ağaçlıyor.) Bir kablo tel atölyesini kurmak isteyen Bahattin Mergen, ‘‘Etin ucu gösteriliyor ama koklatılmıyor. 7 yıldır küçük bir teşvikten yararlanamıyorum’’ diye feryat ediyor bize...

Bölge şefkatli ellerden uzak...

İşsizlik, yüzde 40'ları aşmış durumda... 120 kahvehane ve 50'ye yakın internet kafe bulunuyor kentte...

Vali Arıkan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı eski Müsteşarı... ‘‘Siirt'e ne düşünüyorsunuz?’’ sorusuna ‘‘Devlet yatırım yapsın da, hangi yatırımı yaparsa yapsın...’’ yanıtını veriyor.

Sanayi Kalkınma Bankası ile bir fizibilite çalışmasından söz ediyor ama 'Türkiye'de ses getirecek bu proje'nin ne olduğunu açıklamıyor.

Geziye katılan, Güneydoğu ile ilgili geçmişte birçok projede imzası bulunan DPT eski uzmanlarından Güngör Uras 'çözüm'e başka gözle bakıyor.

‘‘Doğuyu bir tek şey kalkındırabilir; o da süt hayvancılığıdır. Erkekler hayvan bakacak, kadınlar da mahalli el işleri üretecektir. Üniversite Fen-Edebiyat'la olmaz. Önce Ziraat ve Gıda bölümleri açılmalı’’

‘‘Sanayi...’’ diyoruz. ‘‘Kurulamaz, hiç hayal edilmesin. Ayrıca hayvancılık ölünce mi PKK çıkmıştır, yoksa PKK çıkınca mı hayvancılık ölmüştür. Bu olgu hiç tartışılmadı.’’

GÜNÜN SÖZÜ

‘‘Anlarsa uzağım yakınımdır,

Anlamazsa yakınım uzağımdır’’

(Siirt'in Aydınlar (Tillo) İlçesi'nde yatan İbrahim Hakkı Erzurumlu'nun hocası İsmail Fakirullah /1677-1734)

Hilmi Yavuz, 47 yıl sonra Siirt'te

Felsefe dersi vermek isterim

SİİRTLİ şair ve yazar Hilmi Yavuz, 1953'te ayrıldığı Siirt'i 47 yıl sonra gördü. Siirt değişmiş miydi? Anlatıyor:

‘‘Benim ilk gençliğimin Siirt'i, bir 'beyaz kentt'ti; kendine özgü, tipik bir kent... Belki bir 'kent' bile değildi Siirt. Bir caddesi olan, hükümet konağı ile başlayıp Mahfel'le biten o caddesiyle; bildik yüzler, aşina sokaklarıyla sakin, munis, sevimli...

Büyükbabamın konağının yerinde yeller esiyordu, otopark olmuş şimdi. Konağın tam karşısındaki dükkánda genç Muhammed Şerif yaşlı gövdesi ama gözleriyle kucakladı beni. Muhammed Salih de öyle...

Eski caddenin yerini, benim hiçbir bilmediğim bir yeni cadde (caddeler?) almış. Kalabalık, kimliğini yitirmiş, yabancı bir kent...

Eski evler, eski insanları aradım boşuna. Onlar yoktular. Ama o aşina gökyüzü, o aşina gelincikler, Botan çayı (çocukken dinamitle balık avlardık), ürkütücü kayalar, onlar öylece duruyorlardı 47 yıl önceki gibi..

Çocuk gecelerimde damdaki yatağımdan seyrettiğim o aşina yıldızlar da...’’

Yavuz'a ‘‘Siirt'e üniversite açılırsa gelir misin?’’ diye sorduk.

‘‘Niye gelmeyeyim, Siirt benim memleketim. Özellikle felsefe dersleri vermek isterim.’’

Siirt'in acı gerçeği

SİİRTLİLİĞİ her şeyin üzerinde tutan Siirtliler Derneği Başkanı Başar Akyürek ve tarihçi Fahri Aral, ‘‘Haydi Siirt'e gidiyoruz’’ dediler.

Yıllardır olumsuz koşullar nedeniyle bunalan bölgede sosyal ve kültürel değerlerini güç de olsa yaşatabilen, bunları kamuoyu ile paylaşmak isteyen 'taşralı' Siirtliler'i kim kırabilir ki...

Uçağımız Siirt yerine Batman'a inebildi.

Gökyüzünde ağır bir toz bulutu vardı.

Güneydoğu kritik günler geçiriyor. PKK'nın yenilgisi ve arkasında bıraktığı yıkımdan sonra her şey eksik ve güçsüz. Ekonomik ve sosyal dengelerin bozulması nedeniyle bölge kendisine yetmiyor.

Ancak kimse geçmişle hesaplaşmayı istemiyor.

Yeni üretim, kardeşlik, eşitlik ve demokrasi kavramlarına müdahaleler bekleniyor. Toplumsal bütünleşmeye dönük karşılıklı güvenin sağlanması için Ankara'dakilere ciddi görevler düşüyor.

Ancak bu adım henüz atılmadı. İnsan belirsizliği sevmez, sonunda feryat eder.

Ama önce ekonomi...

Siirt'te fıstıkla, 'bıttım' (Menengiç) ağacı yağından üretilen sabunla ve 2-3 bin ton balla ekonomi yürümüyor.

İnsanlar aç ve perişan; tamamen tüketici konumunda...

Nüfusun yüzde 70'i genç... Bize söylendiğine göre 150 kahvehane ve de 40'a yakın internet kafe var.

Siirt sosyo-ekonomik erozyona uğramış adeta...

Bütün bunlara rağmen gene de iyi ki devlet var.

Meg, Catherine'nin rolünü kaptı

HOLLYWOOD'un en çok kazanan oyuncularından Meg Ryan, Catherine Zeta Jones'un rolünü kaptı. Ryan, ünlü yönetmen Oliver Stone'un Beyond Borders filminde Kevin Costner ile başrolü paylaşacak.

Romantik komedi filmlerinin bebek yüzlü oyuncusu Meg Ryan, filmde felaket bölgelerine yardıma koşan bir örgütte çalışan bir kadını canlandıracak.

Bu rol için önce Catherine Zeta Jones düşünülmüştü. Ancak güzel yıldız çeşitli nedenlerle filme konsantre olamayınca rol Meg Ryan'a verildi. Çekimlerine ekim ayında başlanacak olan film için mekan olarak İngiltere, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya kullanılacak.

Cevdet Kudret Ödülü öykülere

ÜNLÜ edebiyatçı Cevdet Kudret anısına düzenlenen edebiyat ödülü bu yıl öykü dalında verilecek. Ödüle, Aralık 1999 ile Kasım 2000 tarihleri arasında yayımlanmış kitaplar aday olabilecek.

Yarışmaya katılmak isteyenlerin kitaplarını 6 nüsha olarak, yaşam öyküsü özeti ve yazılı adaylık başvuruları ile birlikte Cevdet Kudret Ödülleri, Amiral Fahri Ergin Sokak. Vaizoğlu Apt. No: 8/5 Rumelihisarı/İstanbul adresine en geç 1 Aralık tarihine kadar ulaştırmaları gerekiyor.

Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nün seçici kurulu, Feride Çiçekoğlu, Nursel Duruel, Konur Ertop, Selim İleri ve Osman Şahin'den oluşuyor.

X