"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: ‘Takdir bekliyordum’

Yalçın BAYER

‘Hizbullah ve Diyarbakır' yazısı üzerine Diyarbakırlı işadamı ve 'gazeteci' M. Ali Altındağ dün bir açıklama gönderdi... ‘‘Mesnetsiz, 'çamur at tutmazsa izi kalır' mantığından öteye hiçbir kanıta dayanmamaktadır’’ diyor.

Bazı çevrelere dayanılarak sıralanan iddialarla 'suçlu' gibi gösterilmesinin Diyarbakır halkını derinden yaraladığını, bazı gazetelerde çıkan yazılar nedeniyle bunları yazanların yargı önünde cezai ve maddi tazminata mahkûm olduğunu söyleyen Altındağ şöyle diyor:

‘‘Öncelikle şu iyi bilinmelidir, 'Diyarbakır Söz' gazetesi ve Altındağ şirketleri ile yasal hiçbir bağ ve ilişkim yoktur. Yakınlarıma aittir. Mevcut kuruluşlarda yaklaşık 2000 insan geçimini sağlamaktadır. Diyarbakır'a, ekonomik alanda yatırımlar gerçekleştirilen, sermayeyi batıya değil, doğuya yöneltmeyi kendilerine ilke edinmiş yakınlarıma ait kuruluşlar haklı bir şekilde sizler gibi aydın ülkenin geleceğine yön veren kişiler olma hesabıyla takdir beklerken bu tür yazıların yazılması beni ve yakınlarımı yıpratmaktadır.’’

YANLIŞ BİLGİLENDİRME

Ünal Erkan, Abdülkadir Aksu gibi bölgeye faydası olan insanlarla, her işadamı, her gazeteci ve sokaktaki vatandaş gibi diyaloğu olduğunu savunan Altındağ'ın, ‘‘Bu diyaloğumu bir suçmuş gibi göstermeniz, sizce bir çelişki değil midir?’’ diye sorduğu açıklama şöyle devam ediyor:

‘‘Yazınızda 'Diyarbakır'da çeşitli ilköğretim ve lise inşaatlarıyla birlikte merkez Adliye Sarayı'nın, 290 polis lojmanının inşaatını yapmış'; 'PKK ile mücadele ortamında büyük servet sahibi olmuş' cümleleri sizleri kimlerin ve hangi çevrelerin yanlış bilgilendirdiğini küçük bir titizlikle ortaya çıkardı. Zaten yazınızın son cümlesinde yer alan 'öyle olaylar yaşanır ki, gerçeği de yalanı da olağanüstüdür.'

İFTİRA BUNLAR

TOKİ eski Başkanı Yiğit Gülöksüz'e gazete aracılığıyla hakaret edildiği söyleniyor. Takdir edersiniz ki Hürriyet, Gülöksüz'ün o dönemdeki usulsüz, yasalara aykırı işlemler yaptığını manşetine taşımıştı. Eğer böyle bir haberden dolayı gazeteniz tetikçi ise o zaman 'Diyarbakır Söz' de tetikçi olur.

Cumhuriyet'in hakkımdaki haberi üzerine Diyarbakır Bürosu'nu basarak Ziya Aksoy'u tehdit ettiğim iddiası ise 'suçu örtmek'ten öteye gitmiyor ve bir iftiradır. Altındağ Dinlenme Tesisleri'nde Hizbullah Kampı olduğu iddiası ise tam bir rezalet... Kamp diye bir şey yok. Ancak, DİESAV Vakfı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayı ile yasal faaliyet gösteren öğrenci yurdudur.

Yasadışı bölücü Hizbullah terör örgütünü destekleyen işadamı olduğum yönündeki ifade ise hedef gösterici ve karalamadan ibarettir. Yıllardır bölgede kan döken bölücü terör örgütlerine -PKK, Hizbullah vb.- karşı mücadele vermiş biriyim, bu örgütlerin ölüm listelerinde adım geçerken bunları desteklediğimin iddia edilmesine söz bulamıyorum.’’

DEVLET KORUDU

'İşadamı-gazeteci' M. Ali Altındağ, bu örgütlerin zaman zaman kendisine ve yakınlarına yönelik suikast girişiminde bulunduklarını ve işyerlerine saldırılar düzenlediğini, kendisine İçişleri Bakanlığı'ndan koruma verildiğini, 'Diyarbakır Söz' ve Söz TV'deki haber bültenlerinde bölücü terör örgütlerinin iğrenç yüzlerinin sürekli gündeme getirildiğini anlattı. Dönemin RP'li Belediye Başkanı Ahmet Bilgin'in gerek icraatlarını, gerek usulsüz işlerinini manşete taşıdıklarını belirten Altındağ, ‘‘Bilgin şu an bir sanık konumunda; çocuğunun sünnet düğününde yemek masraflarını ödemediği için icralık ve mahkemelik olmuştur. Habercilik anlayışıyla bu yazılmışsa tetikçilik mi oluyor?’’ dedi.

Altındağ, Hizbullah'a yönelik operasyonlar sırasında şahsına ait tek bir iddia ve bilgi edinilmediğini, olmayanı varmış gibi göstermenin de 'yargısız infaz' olduğunu bildirdi.

Sağır sultan bile duymuş

Altındağ'ın açıklaması böyle... Ancak, Altındağ ile ilgili bu yazıya bağlı olarak birçok iddianın gelmesine hiç şaşırmadık. Köylerde dolaşarak para ve zekát karşılığı imamlıktan çakmak-dolmakalem tamirciliğine, ardından gözlükçülüğe son 15 yıl içinde de 'holding'vari müteahhitliğe kadar yükseldiğini... Deniz Kuvvetleri'nin Marmaris Aksaz Deniz Üssü'nün müteahhitlerinden olduğunu... Ankara ve Diyarbakır'da 5 benzinlikleri bulunduğunu... Özelleştirmeden aldıkları Abant Oteli, Diyarbakır Sümerbank ihalelerinin sonradan iptal edildiğini... M. Ali Altındağ'ın hisselerini çocukları Emin ve Selahattin Altındağ'ın ve kadınlarının üzerine toplattığını... Bu iki genç işadamının geçen yıl PKK'ya bağış yaptıkları iddiasıyla asılsız bir belgeyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldıklarını... 'Diyarbakır Söz'de, geçmişte 'Allah'ın askerleri sokak ortasında pislikleri temizliyor', şimdi de 'Hizbul-vahşet' gibi manşetlerini... Aynı gazetedeki ‘PKK’nın önü ancak sakallı, tespihli ve şalvarlı insanlarla önlenebilir' sözünü kimin söylediğini... de neden yazmadığımızı soruyorlar... Biz bunları Diyarbakır'da herkesin bildiğini nereden bilelim! Birilerinin bilgisayarına basılırsa bunlar öğrenilebilirmiş... 'Devletin adamı' olmak zordur, sonra adamı suçlarlar. Şimdi başka bir dönem yaşanıyor. Baksanıza Diyarbakırspor'un maçlarını 25-30 bin kişi izliyor.

Çöpe giden dolarlar!

FUTBOLDA yabancı transferleri yanlışlıklarla dolu ve Türkiye'nin enflasyon ile mücadelesine de hiç uymuyor!

Kulüplerde yıllardır süren savurganlık hálá devam ediyor...

Hazine dış borç ararken, yabancı futbolcular için milyon dolarların çöpe gitmesi... Çok yazık.

Transferde 25 yaş altına 10 kez milli, 25 yaş üstüne de 20 kez milli olmak şartı getirilirse;

Ülkemiz yabancı futbolcu çiftliği olmaktan kurtulur...

Yabancıların sağlık muayeneleri de Futbol Federasyonu'nca yapılır...

1. Lig kulüplerine de; futbolcu başına 100 bin dolar, çilekeş ve sahipsiz amatör futbolu katkı fonu koyulur...

Futbol Federasyonu araştırma ve sağlık denetimine girmeyerek, fon vermeden, yapılan yabancı futbolcu transferlerindeki zararları kulüpler yerine, yönetimler karşılar ise!..

O zaman; ülkemiz yabancı futbolcu çiftliği olmaktan kurtulur mu?

Federasyon Başkanı ve Spor Bakanı Sayın Fikret Ünlü, ne dersiniz?

Hasan Fehmi BAYRAKTAR- İSTANBUL

BİLEN SEVER

Sevgi mutluluktur, sevgi barıştır, kardeşliktir. Gurbettir, sıladır, umuttur sevgi... Sevgi yaşamın temel direğidir.

Sevgisiz kalmayın, sevginiz asla solmasın.

'DOKTORUMUZA kıydılar' yazısında ADD Terme Başkanı Dr. Bora Mutlu gibi bizim de ADD üyemiz Türkiye'de muz konusunda en iyi yetişmiş teknik eleman olan ve 'Muz Yetiştiriciliği' adlı ilk muz kitabının yazarı, Ziraat Yük. Müh. Bünyamin Kozak'a da aynı şekilde kıydılar. İçel'e 'ihtiyaca' binaen tayin ettiler, 40 gün sonra iptal etti, bu sefer yeniden il müdürlüğü emrine süresiz olarak geçici görevlendirdiler. Aradan üç ay geçti, hálá bir işi yok. Anamur muz üreticilerinin sıkça bilgisinden yararlandığı Kozak'a neden görev verilmiyor?

İbrahim YALIN-Ziraat Mühendisleri Odası İçel Şubesi Başkanı

X