"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Mumcu suikastı ve komşu İran

Yalçın BAYER

Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi Yrd. Doç. Emin Gürses'e, Uğur Mumcu cinayetinde 'İran parmağı' olayını soruyoruz.

Gürses şöyle bir bakış açısı getiriyor:

‘‘Dikkat edin; burada İran Devleti'nin değil, İran gladyosunun parmağı düşünülmelidir. Bu gladyo ki İran'da her şeye hákimdir. Bu ortamda Cumhurbaşkanı Hatemi'ye yardım edilmelidir ki, İran'daki gelişmelerin önü açılsın... Aksi halde Hatemi'yi çok çabuk tasfiye ederler. Mumcu cinayetinde aracı olanlar, Türk düşmanlığı üzerine kurulmuş, Yunanistan'daki 17 Kasım örgütü benzeri, İran gladyosudur.’’

- İran Türkiye'den korkuyor mu?

- İran'daki radikaller, Türkiye'den rejim ihracı olur diye çekiniyorlar. Onun için Türkiye'ye kendi rejimlerini ihraç etmek için çok uğraştılar. Fakat 28 Şubat'ta bu engellendi. Şimdi İran'daki radikaller, İran'da rejimin değişmesinden korkuyorlar. Çünkü, rejim değişirse kendilerinin bütün gücü kaybolacaktır. Bu nedenle Türkiye'deki karışıklık Türkiye'nin elini solunu bağlar ve İran için örnek olmasını engeller.

- Ama bu cinayet 7 yıl önce oldu...

- Şimdi yeni yakalananlar zaten biliniyordu. Fakat bir halka eksikti. Bu halka bir yerden geldi. Hatemi tarafından gelmiş olabilir, çünkü radikallere karşı kendisini korumak için bunu yapmış olabilir. Zaten Hatemi, geçen martta saldırıya uğrayıp felç olan yakın çalışma arkadaşı Hacaryan'ı ziyaretinde 'Reformlar için ödenen bedeldir bu' demişti. Yani Hatemi de bir iç çatışmanın olduğunu kabul ediyor. Radikallerin sözcüsü Rafsancani ise, 31 Nisan'daki cuma hutbesinde 'Bugünkü durum devrim öncesi günlere benziyor' diyordu. O da böyle bir mücadeleyi kabul ediyor. Şimdi bu mücadelede hangi tarafın galibiyeti kimin işine yarar, ona bakmak lazım.

- İsrail veya ABD'nin bu gelişmelerle ilgisi olabilir mi?

- Uluslararası boyutunu görmeden olayı anlamak mümkün değildir. Sadece katilleri bulursunuz. Her istihbarat örgütü bu tür ideolojik örgütleri eylemlerinde kullanabilir. Silahın girdiği her yere istihbarat birimi girer. İran'daki bazı Yahudiler'in, İsrail ajanı olarak suçlanması, İsrail Eğitim Bakanı'nın hiç yokken, Ermeni soykırımı meselesini ortaya atıp, Türkiye ile arasında gerginlik yaratması gibi gelişmeleri de bu olayların çerçevesinde düşünmek lazım. Eğer bu halka İsrail-ABD ekseni tarafından tamamlanmışsa birileri Türkiye'nin İran'la çatışma durumuna girmesinden medet ummaktadır. Bu oyun daha önce Irak konusunda denenmiştir fakat Genelkurmay Başkanı Torumtay'ın istifasıyla bu oyun tutmamıştır. Eğer böyle bir oyun varsa, tutmayacağını umuyorum.

BİLGİ NEREDEN GELDİ?

- İran nereye gidiyor?

- İran, ayaklarının üstüne basacak ama bir süre alacak. Bu arada radikaller bu süreci durdurmaya çalışıyorlar. Bu mümkün değildir. Fakat iç savaş çıkarabilirler. Eğer bu olursa İran bölünür. İran'da Azeriler'in, Kürtler'in ve Araplar'ın nüfusu, Farsileri geçiyor. ABD özellikle Azeriler üzerinde oynuyor. Fakat bu tür oyunlar İran'a ve bölgeye felaket getirir. İran'daki radikaller, istihbarat biriminin Hatemi'ye bilgi vermesine bile dayanamıyorlar. Bir cumhurbaşkanına istihbaratın bilgi vermesini engelleyebiliyorlarsa, bu bunların gücünü gösterir. Fakat anladığımız kadarıyla bazı İran istihbaratçıları, İran istihbarat birimlerinin ve terör örgütlerinin yurtdışında adam öldürme girişimlerini Hatemi'ye bildirdiler. Radikaller bundan rahatsız oldu. Bize de bu yoldan bilgi gelmiş olabilir.

- Türkiye, bu işte neden bu kadar gecikti?

- Türkiye gibi bir ülkenin geleceği namuslu bireylerin elindedir. Şimdiye kadar göreve gelmiş kişiler bir bahane ile bu işi savsakladılar. Ancak Sadettin Tantan gibi ulusal güvenlik konusunda son derece duyarlı ve namuslu kişilerin bir ekip çalışmasıyla buraya gelinmiştir. Bu Türkiye için bir şanstır.

Gençler

yürüyor

ÜNİVERSİTELERİN 'Atatürkçü Düşünce Kulüpleri, Atatürkçü Düşünce Toplulukları ve bazı Atatürkçü Düşünce Dernekleri üyeleri gençler, 17 Mayıs'ta 'Tam bağımsız Türkiye için Samsun-Ankara yürüyüşüne' başlayacak.

İstanbul'daki gençler, bir imza kampanyası açtılar.

‘‘Ulusal çapta gençliği kucaklamak ve bunun ulusal örgütünü yaratmak zorunludur. Bu amaçla 19 Mayıs 2000 tarihinde Samsun'dan Ankara'ya 'Tam Bağımsız Türkiye' yürüyüşü düzenlenecektir. Yürüyüş 17 Mayıs günü Samsun'da başlayacak ve iki gün sürecektir.

Yürüyüşçüler tek pankartla 'Tam Bağımsız Türkiye', ulusal bayrağımızla ve ortak sloganlarla yürüyeceklerdir.’’

19 Mayıs günü 12.00'de Anıtkabir ziyaret edilecek, daha sonra Haluk Levent'in konseri izlenecek.

Turizmde sıçrama

TURİZM Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nden, 'Günün Sözü'ne (3.5.2000) açıklama:

‘‘2000 yılı tanıtım kampanyamız şubat ayında başlamış ve pazar ülkelerimizde olumlu izlenimlere neden olmuştur. SKY TV'nin en iyi reklam ödülünü alan filmimizi en son olarak Hollanda'da bir eğitim kurumu olan Training Presentation Institute, izleyici üzerinde çarpıcı etki yarattığı gerekçesiyle ve iyi hazırlanmış film örneği olarak eğitimlerinde ve hazırlayacakları fuar ve sergilerde kullanmak üzere talep etmiştir.

Bu ve bunun gibi göstergeleri, 2000 yılı tanıtım kampanyamızla iyi bir başlangıç yapıldığının ve sene sonunda iyi bir kampanya yılına imza atılacağının bir işareti olarak görüyoruz.

Bununla ‘‘Ülkemize gelen yabancılar’’ tablosunda da özellikle nisan ayında görülen sıçrama, tanıtım kampanyamızın performansı konusunda önemli ipuçları vermekte ve gelecek aylara ilişkin yükselen trendi ortaya koymaktadır.

Erozyona çare

ANADOLU çölleşmesin diye herkes konuşuyor ama bu işin nasıl halledileceğini kimse söylemiyor. Söylese de meseleyi çözmek için para lazımdır. Para da olmayınca susmaktan başka çare kalmıyor.

Ben şuna inanıyorum ki, bu milleti tanıyan idarecilerimiz olsa, üstesinden gelinmeyecek hiçbir sorunumuz kalmaz.

Erozyon... Üstesinden gelmek çok kolay, para filan istemez...

Vali ve kaymakamlara büyük görev düşüyor. Köylülere bir selam gönderseler, karşılıksız kalmaz. Her köylü, gölge yaratmayacak şekilde tarlasının uygun bir yerine ya da dere ve ırmak boylarına fidan diksin deseler, bakın Türkiye nasıl yemyeşil olur... Bu erozyona karşı büyük bir çare olacaktır. Sınır kavgaları olmayacaktır. Ve köylülerimiz de kendi aralarında barışık olacaklardır.

Adana, deneme için en uygun ilimizdir.

Bahri KASAPOĞLU ADANA

CEM Vakfı tarafından düzenlenen '2. Anadolu İnanç Önderleri Toplantısı' bugün AKM'de Prof. İzzettin Doğan'ın konuşmasıyla başlıyor. Bulgaristan, Almanya, Fransa, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Hollanda, İngiltere, Yunanistan ve Arnavutluk'un yanı sıra Kanada ve Avustralya'dan 2000'i aşkın Alevi-Mevlevi liderleri, Bektaşi Babaları, Anadolu Halk ozanları, Aşıklar, Zakirler katılıyor. Üç gün süreyle gerçekleştirilecek 12 oturuma Alevilik konusundaki araştırmalarıyla tanınan bilim adamları tebliğler sunacaklar. (0212-451 84 13)

X