"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Kibiroğlu'nun gözüyle Eminönü

Yalçın BAYER

EMİNÖNÜ Belediye Başkanı FP'li Lütfü Kibaroğlu ile uzun uzun konuştuk; ‘‘Yazdıklarınızı haketmiyorum’’ diyerek dert yanıyor.

Ücretsiz 'danışmanı' İbrahim Ayçiçek'in Sokullu Mehmet Paşa Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı olduğunu doğruluyor. Üzerindeki 'emanet' nedeniyle bu yıl Umre'ye gidememiş; ancak Ayçiçek bu fırsatı bulabilmiş. Yakın arkadaşına toz kondurmuyor; ‘‘Kur'an kursu hocası değildir, Eminönü'nde 40 yıllık birikimi ile partimizin hizmet anlayışını ve siyasi misyonunu en iyi temsil eden insanların başında gelmektedir. Son derece değerli katkıları olmaktadır. En az benim kadar yorulmakta, sağlığını tehlikeye dahi atmaktadır. Yaptığı işlerin sorumluluğunu taşıyorum. Yasalara aykırı bir durum tespit edilirse, zaten İçişleri Bakanlığı müfettişleri sürekli belediyemizden eksik olmuyorlar, onlar gereğini yaparlar.’’

Çetinsaya'nın görevden ayrılmadan önce çöp işini yapan TEMAY şirketiyle aylık 70 milyara anlaştığını, geldiklerinde yeniden yapılan ihale sonucu bu bedeli 58 milyara indirdiklerini söyleyen Kibiroğlu, ‘‘Bu kadar indirim yapması ilginç değil mi? Peki yeniden neden verdiniz?’’sorusuna şöyle dedi:

‘‘18 çöp kamyonu ve Eminönü'nü bilen 130 çalışanı var. Nefsime kalsaydı içeri sokmazdım ama ehven fiyat verdikleri için Eminönü'nün menfaatlerini düşündüm’’

Kibiroğlu, 18 otomobili Sarılar Ltd. Şti'nden kiraladıklarını söylüyor. Başkan yardımcılarının 7 değil, 5 olduğunu, bunlardan Metin Şayir'in de performansı ile kendisinden ve halktan büyük takdir gördüğünü belirterek ‘‘Lise mezunu olması, bu göreve atanmasına engel değildir. Yanlış yapsaydık, vilayet geri gönderir, ipimi de çekerlerdi’’

Kibiroğlu, sevgili dostu Ayçiçek'in yönettiği Sultanahmet'deki çadırda verdikleri ve maliyeti 2.2 milyar tutan iftar yemeklerine esnafın yoğun bir talep gösterdiğini belirterek, ‘‘Eminönülü'nün eli cömerttir’’ diyor.

<ı>İKAZ EDİN

Kibiroğlu'na ''hiç yanlış yapmıyor musunuz?''diye soruyoruz:

- Olabilir, ikaz edin, yazın. Kızmam. Ancak bizi başkalarıyla kıyaslamayın.

- Eminönü'nün meşhur otoparkları kime çalışıyor?

- Ahmet Çetinsaya'nın, belediyenin otoparklarını kiraladığı Hizmet Vakfı'ndan her ay 10 milyor 250 milyon alıyordum. Yargı kararıyla geri aldığımız yerlerden bugün ayda 130 milyar lira gelir geliyor. Bu gelirlerin önüne başka bir kasa koymayacağım. Bu benim namusundur. 53 yaşından sonra han hamam sahibi olamam. Ben mali müşavirlikten hayatımı kazanıyorum.

Belediye'nden kopup götürülen Eminönü Hizmet Vakfı bugün hizmet veriyor mu?

‘‘Maalesef hayır’’ diye yanıtlıyor Kibiroğlu. Ayrıntısına girmediği konularda vakıfla mahkemelik olmuşlar. ‘‘Araçları alıp götürdüklerinden kira yoluna gittik. Onlar kalsaydı, kiralamazdık’’ diyor. 17 arabadan Passat'lara ayda 680, Renault Clio'lara da 350 milyon ödediklerini söylüyor. İller Bankası'ndan her ay 14 -bu ay 33- milyar gelmiş. Sıkıntılara rağmen işçilere bayram öncesinde 265 milyar ödemiş. ‘‘Mevla bir yerden getirdi bugün de (dün) 90 milyar ödedik’’ diyor.

Anladığımız kadarıyla açık 'örgülü ödenek'ten karşılanıyor. Otopark gelirlerinden başka ne var diye soracak olursanız; bunlar ecrimisil, işgaliye ve kaçak inşaat'tan gelenler olabilir. Çünkü Eminönü'ndeki yüzlerce otelin mutlaka bir 'kaçağı' var. Bunlar bir belediyeyi idare etmeye yeter de artar bile.

Başkan soruları açık yüreklilikle yanıtlasa da, Eminönü'ye hizmet vermek istiyorsa ilkokul mezunu danışmanlardan çok yerel yönetimi bilen uzmanlarla çalışması gerekmiyor mu?

<ı>Benim menüm!

TANSU Hanım'ın Laila'da 'mozzarella' mı ne yediyse gazeteler yazdı. Çoğunun adlarını bilmiyorum.

32 yılını ülkenin dağında bayırında yaşamış ve gençliğini vermiş bir emekliyim. Erzurum, Sarıkamış ve Ardahan'ın dağlarında -38 derecede çadır kurduğumuz, uyku tulumları içinde sabahladığımız geceleri düşünüyorum. Sonra da iftardaki yemek menüme bakıyorum: Şehriyeli bulgur pilavı, yanında ayran, bahçemden topladığımız taze soğan ve yine bahçe marulu ile yaptığımız salata.

Şükürler olsun diye kalktık sofradan, çünkü bu ülkede bu menüyü bulamayan çok sofralar var. Ama Çiller'in menüsünü düşündüğümüzde ülkenin geldiği nokta üzerinde hayıflandık ve üzüldük.

Kemeri yalnız ve yalnız emeklilere sıktırır, çalışan kesimin dışında, ki bir avuç kimseye kesenin ağzını alabildiğine açarsanız, menüler arasındaki bu uçurumu da asla kapatamazsınız. Eğer birgün soframda havyar bulunursa; o zaman ülke açısından enflasyon gerçeği daha iyi anlaşılmış olur.

Nejat TAŞKIN-İSTANBUL

<ı>Gemici: % 5 daha indirim aldık

DEVLET Bakanı Hasan Gemici, ‘‘Yetim hakkı yenmesin’’ (22.12.2000) yazısını yanıtlıyor: 1.6 trilyon keşif bedelli Kocaeli-Kuzeydoğu (Gündoğdu) Afetzede Yerleşim Alanında yapılacak olan anne ve çocuk ağırlıklı toplum merkezi inşaatı işinin ihalesi 20.11.2000'de Türk-Alman Sağlık Vakfı'nın iki gözlemcisi ve proje müelliflerinin de iştirakiyle gerçekleştirilmiştir. Gazetelerde ve Resmi Gazete'de ilanları yapılmıştır. '2000 yılında girişilecek yapım ihalelerinde uygun bedelin tercihinde kullanılacak kriterler hakkındaki tebliğ' hükümlerine göre 187 firma katılmış, 66 firmaya yeterlik almış, yapılan hesaplama neticesinde %15.45 tenzilatla Mevlut Hamzaoğlu (Feza İnş.müt.) firmasına ihale edilmiştir''

SHÇEK tarafından onaylanan ihaleye Maliye'nin vize verdiğini bildiren Gemici konuşmamızda ‘‘Bu ihalede herhangi bir şey yoktur.’’ dedi. Yapılacak işin özelliğinin göz önünde bulundurularak ihaleyi alan firmadan %5 ilave tenzilat (toplam 20.45) istenerek kabul edildiğini bildiren Bakan şöyle devam etti:

‘‘Ancak, ihale ile ilgili itirazlar dikkate alınarak Başbakanlık Teftiş Kurulu'ndan soruşturma istenmiştir. Şayet yazıda iddia edildiği gibi bir haksızlık yapıldıysa gereği yapılacaktır. Çok sorumluluk taşıyan bir işi yürüttüğümüzün bilincinde olarak, 'yetim hakkı' konusunda duyarlılıkla görev yaptığımın bilinmesini dilerim’’

Teşekkürler Gemici...

<ı>Büyüklerimizi kim affedecek?

CUMHURİYET döneminde çıkarılan aflar topluma hiçbir fayda getirmemişken, bundan ders almayan siyasiler böylesine hassas bir konuda oy hesabına göre hareket etmektedirler.

Vicdanlar sızlamakta, gönüller kırılmakta, toplumsal barış zedelenmekte ama bunlar kimsenin umurunda değildir. Öyle bir noktaya geldik ki, bu af toplumun çok büyük kesimi istemese de kör topal çıkacaktır.

Madem çıkacak, bu yasaya bir madde koyalım, aftan yararlananlar tekrar suç işlediğinde önceki cezasını çekmek zorunda bırakılsınlar. Aksi halde yeni suçlar için toplumun arasına salıvermiş oluruz.

Büyüklerimiz affeder ama büyüklerimizi kim affedecek?

Emin EĞRİ-KASTAMONU

<ı>Hakları yok

HIRSIZLARA, yobazlara ve bölücülere peşkeş çekenleri hiç affetmeyeceğiz. Ecevit'ler, Bahçeli'ler ve Yılmaz'lar ne hakla kimi affediyorlar, kanunsuzluklara yol gösteriyorlar? Bazı kurumlar ülke düşmanlığı yapıyor. Niye bunlara dur denmiyor. Bir Savaş Vural çıkıp konuşuyordu, o da Cumhurbaşkanı tarafından susturuldu. Şimdi bütün yobaz ve bölücüler bayram ediyor. Demek ki, ülkeyi sevmek suç oluyor.

Ahmet ÇAĞATAY-ANKARA

<ı>Otorite boşluğu

ALMANYA'da üç yıl hapis yatan kişi ya astım olur ya da verem. Havasızlıktan ve rutubetten adamın hayatı kayar. Almanya'da mahkûmlar saat ücreti 25 feniğe günde 8 saat çalıştırılır. Bu para biriktirilir, mahkûmiyet sona erince mahkûma dışarı çıkınca mağdur olmasın diye verilir.

Almanya'da cezaevleri koğuş değil, oda ve hücre şeklindedir. Türkiye'de ise; adam cezaevinde 'Ordugah' kurar, örgüt yönetir, çete yönetir, savaş açar. Bir de üstelik devlete baskı yaparak istediğini yaptırır. Son operasyon iyi oldu da; bütün bunlar devleti yönetenlerin acizliğini ve devletteki otorite boşluğunu kanıtlamıyor mu?

Şevki UYANIK-Betzdorf-ALMANYA

<ı>Noel yemeği

ERMENİ Kilisesi Patriği Mutafyan'ın müslümanlara verdiği iftar yemeğinden sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da, 24 Aralık gecesi 1000 yıllık ortak ‘hoşgörülü’ yaşanmış kardeşliğimizin sonucu olarak, bir Noel Yemeği düzenlemesini beklemek, çok mu şaşırtıcı olur? Yoksa Osmanlı İmparatorları, Hristiyan kardeşlerimize hep Noel yemekleri veregelmişlerdir de, bizim mi haberimiz yok? Bu soruyu, Sayın Murat Bardakçı'ya mı sorsak acaba? Metin ÖZÇELİK-AYDIN

<ı>MESAJ

KARAYOLLARI Genel Müdürü Dinçer Yiğit, bayramda yola çıkacakları uyarıyor, dikkatli olunmasını istiyor: Sürücülerimiz yola çıkmadan önce yol durumu hakkında; -0312- 425 47 12 ve 415 88 00 nolu telefonlardan veya www.Kgm.Gov.tr adresinden bilgi alabilirler.

AKSARAY'daki 15. Noter Başkatibi Nurettin Usanmaz, ‘‘Dünkü yazınızda okurunuz Şehri Reyhan, tarafımı ve noterliğimizi karalayıcı beyanda bulunmuştur. Beyanların gerçekle ilgisi yoktur. İlgili hakkında Savcılığa iftira, hakaret ve suç tasnii, suçlarından dolayı şikayetçi olunmuştur’’

X