"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: İnsancıl sol

Yalçın BAYER

CHP, olağanüstü kurutayına, ülkemizin yaşamakta olduğu 'olağandışı' güç koşullarda giriyor.

Partinin özgörevi Cumhuriyet'e ve demokrasiye sahip çıkmak, bilimin ışığında toplumla birlikte ülkenin yolunu açmaktır.

CHP'nin yokluğunda TBMM türban şovlarıyla açılmış, 'törenin' hukuku koridorlarına serilmiş; kulislerde sabıka ve şaibe dosyaları dolaşıp durmuştur.

O arada hükümet, demokratikleşmede mehter takımı ile yarışırken, bir yandan da mürteciler kendi içtihatlarını oluşturmaya yönelebilmiştir.

Bugün Türkiye ekonomisi gerilemekte, tarımda yabancıların kırbacı şaklamakta, eğitimde yüz kızartıcı 'bağışlar' ilk basamakta başlamakta, hastaneler fakire kırmızı kart göstermekte, çocuk işçiliğine mahkûm sanayi ile yağmalanan kentler birlikte çökmektedir.

Sosyal devlet kerelerce infaz edilmiş, hayat pahalılaşmasının prangası çalışanlara vurulmuş, kitle örgütlerinden güvenlik karşılığı özgürlüklerinden vazgeçmeleri buyurulmuştur.

Hükümet, Çankaya ile bürokrasi ile çekişmekte, özelleştirme başta kendi hedefleriyle çelişmekte, işveren ve işçi örgütleri ile çatışmaktadır.

Türkiye 'uyum' adına soydurulmuş, 'istikrar' uğruna bastırılmış insanların ülkesi haline getirilmiştir.

İşte böyle bir ortamda sosyal demokrasiye; CHP'ye olan gereksinim giderek büyümektedir.

CHP; üretken, bilime dayalı ve hakça bir gelişmeyi gözeten, sosyal devlet-demokratik toplum ilkelerine sahip çıkan anlayışla kitleselleşmelidir.

CHP, vergi yükünü sendikaların, kaynak kullanımını sivil toplum örgütlerinin denetlediği bir yerinden yönetimi savunmalıdır.

CHP, insanların ailelerine daha çok zaman ayırabilecekleri ve eşit işe eşit ücret alabilecekleri yeni bir üretim denklemi, maliyetlerin paylaşıldığı yeni bir tüketim denklemi ve KOBİ'lerin, kooperatiflerin desteklendiği yeni bir sermaye oluşum denklemini de tartışmaya açmalıdır.

CHP çevreye saygılı, rekabetin ve vatandaşlık haklarının kurumsallaştığı bir yapılanmayı öngörmeye devam etmelidir.

Öte yandan ülkemizin uluslararası ekonik ilişkilerinde 'yardım' değil 'ticaret', 'teknik destek' değil teknoloji aktarımı üzerinde durulacağı vurgulanmalıdır.

Böylelikle CHP, Türkiye'yi yoksullaşan ve yalnızlaşan bir ülke olmaktan kurtarıp, önce halkının yaşam kalitesi yükselteceğini ve dünyaya da Türkiye kadar bir uygarlık katacağını belirtmelidir.

Biz 'durdurun dünyayı' değil, 'durdurun bu sömürüyü, savaşları, ayrımcılığı' demeliyiz. Birey merkezli-toplum odaklı insancıl sol bir anlayışın ulusal ve evrensel iktidarını sağlamalıyız.

Bülent KIRMACI-ANKARA

Delegelere çağrı

‘YALOVALI CHP'liler' adına bir not düşen Tevfik Erdoğan Yılmaz, bugünkü kurultay delegelerine, parti tüzüğünün 4. maddesini hatırlatıyor.

‘‘CHP ve üyeleri için siyasal yaşamda görev almak, onurlu bir toplum hizmetidir. Siyasi çıkarlar, özel çıkarlar için kullanılamaz. Siyasal yaşamda etkinlik kazanmak için kimseye kişisel yarar sağlanamaz. Toplum ve siyasal yaşamda erdemli olmak, erdemliliği savunmak, korumak ve gerçekleştirmek CHP'li olmanın ön koşuludur.’’

Evet delegeler kendi kendine sormalılar; ne kadar CHP'liyiz diye...

Basın Konseyi'ne açık sitem

BİZ gazetecilerin asli görevi haber yapmaktır. Haber olmak değil. Ama maalesef bugün (dün) ben haber olmuştum. AA bültenlerinde Basın Konseyi'nin hakkımda ‘uyarı’ kararı aldığı haber olarak yer almıştı. Size ‘‘Uyarılan’’ bu haberimi nasıl bir gazetecilik yöntemi izleyerek yaptığımı aktarmak istiyorum.

Elime, Silifke Cezaevi'ndeki olayla ilgili çok çarpıcı bir ihbar mektubu geçmişti. Özetle, ‘‘Cezaevi 1. Müdürü'nün ve savcısının Hizbullahçıları koruyup kolladığı ve cezaevinde inanılmaz olaylar yaşandığı’’ öne sürülüyordu. Bu mektuptaki iddiaları, Ankara ve Silifke'deki haber kaynaklarından tek tek araştırdım, çok sayıda bilgi ve belgeye ulaştım. Belgelerime dayanarak, bunları haber yapabilirdim. Ama, haberimi ikinci kez teyit etmek istiyordum. Haberin 1. derecedeki kaynağı durumundaki, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Sayın Ali Suat Ertosun'la görüştüm. Sayın Ertosun, bu iddiaların tümü ile ilgili soruşturma açıldığını açıkladı. Ardından da 7.3.2000 tarihli bu haberi yaptım.

Basın Konseyi'nin hakkımda oyçokluğu ile ‘Uyarı’ kararı verdiğini öğrendim. Uyarı kararının ‘‘Haksız’’ olduğuna inanıyorum. Peki şimdi ben Basın Konseyi'ni nereye şikáyet edeceğim? Kanımca, bu gidişle Basın Konseyi'nin ‘‘Haksız’’ kararlarını şikayet edecek ‘‘Üst Basın Konseyi’’ ya da bir ‘‘Basın Ombudsmanı’’ oluşturulması gerekecek.

Oya ARMUTÇU-Hürriyet Yargı Muhabiri-ANKARA

Erken seçim

öneriyorum

MECLİS'teki siyasi partiler ve mevcut milletvekillerinden oluşan TC hükümetinin son derece zor durumdaki vatandaşın sorunlarını çözemeyeceği anlaşılmış olup, Seçim Yasası'nın milletvekili adayları ve sıralamasını liderlerin değil seçmenin inisiyatif kullanacağı şekilde değiştirilerek derhal 'erken seçim'e gidilmesini öneriyorum.

Musa BAHADIR

Ayazağa-İSTANBUL

Ecevit'in büyük

yanılgısı

ÜÇ kamu bankasının özelleştirilmesini öngören KHK tasarısını Cumhurbaşkanı'nın hukuka aykırı görerek imzalayıp geri göndermesi ile ilgili kamuoyunda gelişen eleştiriler üzerine Ankara'dan avukat okurumuz Vedat Karadeli, ‘‘Bu ağır ve haksız eleştiriler bizleri üzüyor’’ diyor.

Karadeli, öncelikle bir kanun tasarısının hazırlanması için bu yasa ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alındıktan sonra, onların hazırladığı taslağın Adalet Bakanlığı Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'ne gönderildiğini, buradan ilgili bakanlıklardan görüş istendiğini, bu işlemlerden sonra Adalet Bakanı'nın tasarıya son şeklini verip, TBMM'ye ve Başbakanlığa göndermesi gerekliliğini hatırlatıyor.

‘‘Ama’’ diyor: ‘‘Önce kanunu çıkartalım, eğer eksiklikleri varsa bunu da ek yasa tasarısıyla veya KHK'lerle düzeltelim düşüncesi, hukukçu olmayan bir Cumhurbaşkanı yönünden geçerli olabilir ancak Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmış bir hukukçunun böylesine eksik bir KHK'yi onaylamasının, onun hukukçu vasfına gölge düşüreceği açıktır. Sayın Bülent Ecevit hukukçu değildir. Hukukçu bir Adalet Bakanı vardır. Bakan'ın, Başbakanı'na sağlam bilgiler vermesi, onu bu yönde aydınlatması gerekirken biz Sayın Adalet Bakanı'nın maalesef, her iki KHK'de olduğu gibi gerekli görevi yapmadığı görüşündeyiz. Zira bir KHK'nin... vergiye ilişkin konuları düzenlemeyeceğini, 2499 sayılı SPK'nın 28 maddesinin ancak kanunla yeniden düzenleneceğini ve banka genel kurullarının yönetmelik çıkaramayacağını... bilmesi gerekmiyor mu?’’

Sayın H. Sami Türk, okurumuz haklı mı, haksız mı?

1971'de M. Ali Kışlalı yönetiminde yayın hayatına başlayan YANKI bugün 30 yaşında... Yankı Dergisi'nin yeni yayın hazırlık çalışmaları sürerken, bir yandan da internet sitesi oluşturuldu. yankidergisi.com.tr'ye öneri ve eleştiriler bekleniyor.

X