"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Gürültünün sınırı nerede?

OKUR HATTI

Ben İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyelerindenim ve araştırma konularımın önemli bir kısmı da çevre ve endüstriyel gürültü üzerinedir. Türk Akustik Derneği'nin kurucu üyesi ve geçmiş dönem yönetim kurulu başkanıydım.

Son günlerde, gürültü konusu ve denetlenmesi hakkında ilgili bakanların verdiği demeçler yazılı ve görsel medyaya da yansıdı. Tartışmalar da genellikle eğlence sektöründe müzik yayınının günün hangi saatlerinde açık ve kapalı tutulması üzerine yoğunlaştı ve yine genellike 90 desibellik (db) gürültü sınırından bahsedildi.

Gürültünün ölçülmesi genelde iki kriter üzerine yapılır.

- İNSANDA İşitme Kaybı Hasarları: Uluslararası Standartlar ve Türkiye'de Çevre Bakanlığı, Gürültü Kontrol Yönetmeliği'nin belirlediği sınır değerleri aşan, gürültülü bir ortamda kalan insanın işitme mekanizmasında, tedavisi mümkün olmayan işitme hasarları oluşur. Bu konuda sınır değer 90 db'dir. Ancak bu sınır değer, günde 8 saat veya haftada 40 saat bu gürültü ortamında kalan insan için verilmiştir. Örneğin, 90 db veya daha yüksek seviyede gürültülü bir diskoteğe giden müşteri, birkaç saat sonra çıktığında, kulaklarında çınlama, uğuldama hissedebilir. Ancak bu geçici bir rahatsızlıktır ve bir süre sonra etkisini kaybeder. Fakat aynı distoteğin personeli için işitme kaybı riski vardır.

- KAYNAKTAN Çıkan Gürültünün Çevreye ve İnsana Verdiği Diğer Rahatsızlıklar: Gürültünün insan üzerindeki etkisi, sadece işitme kaybı değil, kulak ağrısı, uyku bozuklukları, stres, hipertansiyon, dolaşım bozuklukları, yorgunluk, bulantı gibi çok değişik etkileri de vardır. Bu sınır değerler de günün değişik bölümlerinde farklıdır. Örneğin:

Şehir merkezlerindeki konut bölgesinde, açık alanda, bu sınır değerler; gündüz (06.00-19.00) 50 db, akşam (19.00-22.00) 45 db ve gece (22.00-07.00) 40 db'dir.

Konut içine iletilen gürültülerde belirlenen sınır değerler ise, yatak odalarında 35 db, oturma odalarında 45-60 db, dershanelerde 45 db, sağlık tesislerinde 35 db şeklindedir.

İZOLASYONUN ÖNEMİ

Dolayısıyla eğlence sektörünün çalışma saatlerini kısıtlarken, önemli olan, çevreye günün değişik saatlerinde iletilen gürültü seviyeleri olmalıdır. Yani iç mekánını çok iyi tasarlayıp, izole eden bir diskotekten çevreye yayılan gürültü, yukarıda belirtilen sınır değerleri aşmıyorsa, bu diskotek 24 saat de açık kalabilir. Ancak aşıyorsa gece 24.00'e kadar değil, günün hiçbir saatinde izin vermemek gerekir. Dolayısıyla çevre gürültüsü bakımından 90 db sınırı söz konusu değildir. Çevreye ilettiği gürültü esas alınır.

Bu konularda en önemli nokta, denetleyebilme ve yaptırım gücüdür. Acaba, ilgili ve yetkili kuruluşlar bu denetim ve yaptırımı uygulayabilecek fiziksel kapasiteye sahip midir? Trafik gürültüsü için araçların egzoz kontrolünü yaptıran yetkililer, belediye otobüsleri ve diğer kamu araçları için de bu kuralları uyguluyorlar mı?

Eğlence sektörüne çalışma izni verirken, örneğin, daracık sokakları olan Levent Mahallesi'nde, konutların arasına bu tip eğlence yerlerine turizm ruhsatı verirken, işletmenin çevreye getireceği gürültü vs. gibi sıkıntıları hiç düşünmüyorlar mı? Böyle bir konut bölgesinde bir diskoteğin, gürültü bakımından yukarıda belirtilen sınır değerleri sağlaması teknik yönden mümkün değildir. 21. yüzyıla girdiğimiz ve AB için savaş verdiğimiz günlerde, yetki tartışmaları yerine, çevre konusunda Batılı ülkelerin kriterlerini minimum da olsa uygulama yolları aranmalıdır ve gerçekleştirilmelidir.

Prof. Dr. Tuncer TOPRAK-İTÜ Makine Fakültesi-İSTANBUL

1 milyon ağaç diken adam

ANKARA'nın ünlü emlak müşaviri Salim Taşçı'dan bir bilgi notu aldık. Siz de kendisini tanımak ister misiniz?

‘‘İnsanoğlu, beşik beziyle gelir, kefen beziyle gider. Bir çorap bile götüremediğin malı-serveti neyleyim. Önemli olan kalıcı miras bırakmaktır.

Atalarımızın bizlere bıraktığı ormanları yok ettik. Geçmiş ve gelecek kuşaklar bizleri rahmetle anmayacaklardır. Kestik, yaktık, çok şükür bitirdik! Ben kendi hesabıma sevinçliyim. Karınca kararınca şu ana kadar yaptığım orman sayısı 18'dir. Bu rakamı, şu anda 55 yaşındayım, 55'e çıkartacağım. Her yıl için bir orman hedefimdir.

Vatan sevgisi kuru kuruya olmaz. Vatan sevgisi borç ödemekle olur. Yeşillik harekettir, servettir, medeniyettir. Bu sözler önderimiz Atatürk'ündür.

Şu ana kadar diktiğimiz fide 1 milyonu geçmiştir. Alan olarak 500 bin metrekareden fazladır.

Yozgat'ın Sorgun İlçesi'ne yaptığımız orman, dünyada ilk ve tektir. 85 dönüm içerisinde Türkiye haritası yapılmış -35.500 metrekare-, ortasına bayrağımız -4.400 metrekare- (harita ve bayrak) çam fideleriyle -41 bin sarı çam- motiflenmiş olup, 4750 sedir ağacıyla hudut çizgisi çizilmiştir. Bayrağın zeminini kırmızı erik; ayla-yıldız iğde ağacıdır. Türkiye ormanı; dünyanın en büyük yer haritasıdır.’’

Orman yağmacılarına ders olsun!

Norm kadro sıkıntısı

BİZLER Doğu ve Günydoğu'da 15-25 yıl çok zor şartlarda görev yapıp, mesleğimizin son yıllarını İstanbul'da geçiren sınıf ve branş öğretmenleriyiz. Yıllarımızı yurdumuzun her bakımdan geri kalmış bölgesinde geçirdiğimiz için, İstanbul'da çalıştığımız okullarda son gelen durumundayız.

Hangi mantıkla ve kimler için yayımlandığını bilmediğimiz yeni yönetmelik gereği görevlendirmelerde bize piyango vurmaktadır. İstanbul dışında bir gün bile görev yapmayan, tüm yıllarını İstanbul'un seçkin semtlerindeki sayılı okullarda geçiren öğretmenler önce geldikleri için okuldan ayrılmamaktadır.

Bizim Doğu ve Güneydoğu'da görev yapmamız suç muydu ki, burada da cezalandırılır gibi okulumuzdan başka okullarda çalıştırılıyoruz. Bu durum, öğretmenlik aşkı ile yetişmiş olan bizleri emekli olmaya zorlamaktadır.

Yönetmeliğin yeniden adilane yayımlanarak haksızlığın giderilmesini bekliyoruz.

83 öğretmen adına Rıza ÇİÇEK-İSTANBUL

GÜNÜN SÖZÜ

‘‘Doğalgaz santralları kısa vadede kárlı olabilir, fakat Türkiye'ye, su ve rüzgár gücü gibi yenilenebilir, alternatif enerji kaynaklarını kullanmasını tavsiye ettik. Çünkü bunlar uzun vadeli ve sağlam çözümlerdir.’’

(Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ajay Chhibber).

CUMHURİYET çalışanlarının geleneksel ‘‘Kuruluş Yıldönümü’’ yemeği yarın saat 19.00'da Armada Oteli'nde.

VEFA Lisesi'nin geleneksel ‘‘Boza Günü’’ ve 128. kuruluş yıldönümü bugün saat 14.00'te Vefa Lisesi okul bahçesinde kutlanıyor.

ANKARA Eryaman'dan okurlarımız soruyor: Büyükşehir Belediyesi, Eryaman'la aynı uzaklıkta olmasına rağmen Sincan, Etimesgut, Fatih bölgelerine daha sık otobüs koyarken, bizler saatlerce duraklarda bekliyoruz. Acaba bunun nedeni İ.Melih Gökçek'e Eryaman'dan fazla oy çıkmaması mı?

X