"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Fethullahçı ve sempatizanı 200 milletvekili var

Yalçın BAYER

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve Yazarı Hikmet Çetinkaya, irticacı grupları yıllardır izliyor; özellikle de Fethullah Gülen'i... Şeriatçı takımının boy hedefi olan Çetinkaya ile o günlerden bugüne gelen süreci konuşuyoruz:

Milliyet'ten Hikmet Bila dün sizin için ‘Adam gibi gazeteci. Şu günlerde dünyanın en mutlu insanı herhalde Çetinkaya olmalı. Dile kolay 24 yıldır Fethullahçılar hakkında gerçekleri yazdıktan sonra haklı çıkma duygusu, kendisinin bile kolay açıklayamayacağı bir şey olsa gerek.’ diyor. Devleti yıkmak için irticacı kadrolara karşı ne zamandan beri yazmaya başladınız?

- 1969'lardan 1976'lara kadar 'Nur kampları', 'Akyazılılar Vakfı', 'Akevler Kooperatifi', 'Geliyorum Diyen İrtica' ve 'Yeşil Sancak Yürüyüşü' adlı dizilerle irticanın gerçek yüzünü ortaya koymaya çalıştım; daha sonra Gülen'in faaliyetleri ile ilgili olarak 400'e yakın makale yazdım.

Hakkınızda Gülen'in avukatları davalar açtı...

- 100'ünü dava ettiler. Çoğundan aklandım; 10-15 kadarından da hapis ve para cezasına mahkûm oldum. Bunlar hiç şaşırtıcı olmamalı, çünkü bugün o kasetlerde söylenen tehlikeler yıllarca önce kalemimden çıkmıştı.

Başta Nurcular ve Süleymancılar vardı.

- Süleymancılar'ın Demirci ve Gördes yöresinde 'yeşil sancak yürüyüşleri' vardı; bu çelişmeler Türkiye'nin hemen her yerinde görülüyordu. Asıl tehlikeli örgütlenme bu zaman başlamıştı.

1970'lerden sonra siyasilerden güç alıyorlardı.

- AP'li yıllar... Gördüm ki, özellikle yasadışı Nurcular, Süleymancılar ve Nakşiler'in arkasındaki güç, Demirel'in liderliğindeki bu parti idi... Örneğin, Nur kampları 1976'da dönemin Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem'in ilçesi Kemalpaşa yakınında da kurulmuştu; Ören Köyü'nde de... Sanırım, bu bir rastlantı değildi, Fethullahçılar için bir güvenceydi. Kampı finanse edenler de, AP'li belediyeler ve eşraf takımıydı. Isparta yöresinde de çok sayıda Nur kampı vardı.

MC VE TOPLU NAMAZLAR

Toplu namazlar da bir sıra gündemdeydi.

- Mehmet Şevki Eygi, toplu namazlar kıldırarak, Şule Yüksel Şenler sıkmabaşı ile vaazlar vererek, irticai örgütlenmeye ivme kazandırıyorlardı. 1976'da ise Gülen'i 'keşfettim. 'Yeni Asya'Mehmet Kutlular'la arası açılmış, İzmir Kestanepazarı cemaatini çoktan kurmuştu. Laik Cumhuriyet'te yuvalanmak için sinsice bir çalışma başlatılmıştı.

1975'lerin ortasında Demirel'in başbakanlığında MC hükümetleri döneminde şeriatçı örgütlenmeler hız alıyor.

- 1 ve 2. MC döneminde ilginç gelişmeler oldu; önce Nur kampları, ardından Akıncılar ve buna paralel olarak da Komando kampları açıldı. Kamplar, maalesef devlet erkinin desteğindeydi. Komando kamplarının ilki, yine 1976'da MBK'nın dışlanmış bazı üyeleri ile Murat Bayrak'ın, Ayvalık Sarımsaklı'da açılmıştı. Bu kamplardan Çatlı'lar, Kırcı'lar yetiştirildi. (Ki bunlar daha sonra Fethullahçı olduklarını söylemişlerdi.) Silahlı eğitim yapan komandoların Ecevit'in mitinglerini bastıklarını yazdığımı hatırlıyorum. Yazıyordum ama devletin güvenlik güçleri uyuyor; siyasetçiler seslerini çıkarmıyordu.

Peki kimler koruyor bu örgütleri...

- Önce Demirel, 1980'den sonra da Özal, şimdilerde bir ölçüde Çiller, Yılmaz ve Ecevit... Hikmet Çetin'i de unutmamak gerekiyor. (Demirel'in Dışişleri Bakanı'yken, Türk Cumhuriyetleri'nde okuyanlara, yatay geçiş olanağı sağladı.) Zaten çoğu lider, Fethullahçılar'ın oylarını almak için Gülen'den bırakın icazeti neredeyse 'emir' aldılar. Kurban derileri toplanmasında susuldu. Ekonomik ayrıcalıklarla dev İslami sermaye şirketleri oluşmasına neden olundu. Medya etkilendi. Ne yazık ki, Silahlı Kuvvetler dışında, devleti yıkmak isteyenlere karşı duyarlık gösteren kimse çıkmadı. Ve bu tablo ortaya çıktı.

ECEVİT BANTLARI BİLİYORDU

Ecevit'in tavrı...

- Bilindiği kadarıyla askerler, Fethullahçılar'ın devleti ele geçirme planlarını MGK toplantısında, ayrıca Genelkurmay'daki özel brifinglerde sık sık kendisine aktardılar. Her seferinde daha çok bilgi ve belge sundular Ecevit'e. Şimdi TV'lerde gösterilen ve sayıları 40'ı bulan kasetleri anlattılar. Ancak, Ecevit'in 'Sizinle aynı düşünmüyorum' dediğini öğreniyoruz. Hálá son demeçlerinde, Gülen'e toz kondurmaması anlaşılır gibi değildir.

Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları için ne diyorsunuz?

- Demirel'in bütün bu gelişmelerden haberdar olmaması mümkün değil. TRT'deki konuşmasında Gülen'i gayet iyi anlamış gözüküyor; 'konuşma siyasidir, suçtur' diyor. Ama, yine gelişmelerin kenarından dolaşıyor, içine girmiyor. Bir yandan askere göz kırpıyor, bir yandan da önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili hesapları düşünüyor.

Neden?

- Çünkü Meclis'te Fethullahçı ve sempatizanları dahil olmak üzere 200'e yakın milletvekili var.



X