"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Cumhuriyet tarihinin en büyük incelemesi

Yalçın BAYER

Orhan Aslıtürk'ün hayali ihracatından çok kişi yanacak

İSTANBUL'dan, Hesap Uzmanları Kurulu'na yakın bir isimle konuşuyoruz. Daha doğrusu bu kişi eski bir hesap uzmanı... Türkiye'nin en büyük ‘‘hayalicisi ve naylon faturacısı’’ Orhan Aslıtürk hakkında yapılan teftiş raporunu değerlendiriyor.

Ana rapor 499, ekleriyle 2.400 sayfa tutuyor; tam beş cilt.

Aslıtürk'ten hayali ihracat faturası alan 300 firmayla ilgili olarak da ek raporlar yazılıyor. Bunların iki ay içinde tamamlanması bekleniyor.

Bu konu hiç gündemden inmeyecek; yeter ki zamanaşımına uğramasın.

Hesap uzmanı, Aslıtürk'ün hayali ihracat incelemesinin basit bir inceleme sayılmaması gerektiğini belirterek ‘‘Bu, cumhuriyet tarihinin en büyük incelemesidir. Ayrıca da bir sektör incelemesidir. Banka soygunlarından daha başka ve geniş boyutludur’’ diyor.

Kendisine soruyoruz:

- Peki boyutu nedir?

NAYLON FATURAYA KREDİ VERİLDİ

- Bize, 'raporun neden iki yılda hazırlandığı' konusunda kızıyorsunuz, ama bu şimdiye kadar yapılan en geniş soruşturmadır. Önce olayın nasıl şekillendirildiği kavranmaya çalışılmış ve delillendirilmiştir. Olayın gümrük, bankacılık ve ihracat teşvikleri boyutu ortaya çıkmıştır. En önemlisi de, bu naylon faturalarla batık bankalardan alınmış pek çok kredi vardır. 5.500 kişinin çalıştığı firmaların evrakının üzerindeki çalışmanın ne kadar sürebileceğini bir düşünün... Bunlar, belki üç kamyona sığabilecek 594 adet şeker çuvalını kapsayan mühürlü evrak üzerindeki çalışmalar sonucunda açığa çıkarılmıştır.

- Hangi aşamalardan geçiyor bu süreç...

- Üç aşamalı... Gerçekten bir hukuk savaşı veriliyor. Bu hayalici firmayı arıyorsunuz, yetkilisi kimse buluyorsunuz. Yani delilleri topluyor, iddianameyi yazıyor ve ceza şudur diyorsunuz sonunda. Çok komplike bir süreçtir. Bu da yargının bir kararı sayılamaz mı?

RAPOR NE OLDU?

- Ana suç raporunun akıbeti ne durumda?

- Bakırköy Savcılığı'na verdik. O da firmaların bağlı oldukları ilçe savcılıklarına gönderdi ilgili bölümleri. Bizim işimiz buraya kadardır. Bizim rapor tutanaklarımız kesin delildir. Yargının yapacağı da başka bir şey yoktur. Hüküm ne olursa olsun, ilgili vergi dairesine gider; suçluya ceza, gecikme cezası ve gerekirse haciz uygulanır. Şimdi vergiler salınırken, bir yanda da sahte fatura kullanmaktan suç duyurusunda bulunuluyor.

1.7 milyar doları geri alacağız

ESKİ Hesap Uzmanı'na sorularımız sürüyor:

- Hayalicilerin Hazine'den götürdükleri paralar ne olacak?

- Parayı geri alacağız, en aşağı 1.7 milyar dolardır bunun tutarı... Yaklaşık 300 firmanın yıllara göre gecikme zamlarıyla hesaplanıyor. Kendilerine ‘‘ver bakalım’’ denilecek, vermezse işletmesi, fabrikası haczedilecek. Bunlar Türkiye'nin makbul firmalarıdır, ödeyecekler bunları.

- Kaçarlarsa...

- 300'ünün de, Orhan Aslıtürk gibi vınlayacak hali yok. İşleri burada. Çoğu kelli felli adamlar.

- GS Kulübü Başkanı Faruk Süren, adı ortaya çıkınca bu işlemleri ciddiye almaz gibi bir hali var... İşlemleri de başkasının üzerine atıyor.

- İşi hafifletmeye çalışıyor, başka ne desin ki?

Hayalicilere hangi yasa uygulanacak?

- Hayali ihracat yapanların durumu yalnız vergi cezası boyutunda mı kalacak? Tantan'ın çıkardığı 4422 sayılı organize suç yasası burada uygulanmayacak mı?

- Evet, 1998'e kadar yasalarda çeşitli boşluklar ve eksiklikler vardı. Sayın Tantan 4422 sayılı çıkar amaçlı suç örgütü yasasını çıkarttı. Bakın bu yasanın 1. maddesi, çıkar amaçlı suç işlenmesi için cebir ve şiddet unsurunu arıyor. Tam Çakıcı'nın Türkbank olayını tarif ediyor. Ama bu olayda cebir ve şiddet olayı olmadığı için yargıdan ne çıkacağı henüz belli değil. TCK'nın 313 sayılı cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak mı, 4422 sayılı çıkar amaçlı örgüt kurmak mı? Buna yargı karar verecek. 4422'ye göre DGM'ye sevk mi eder, etmez mi bilemeyiz. Yineliyorum, bizim asli görevimiz vergi, yani kamu alacağıdır.

- Çözüm...

- Yasanın bu maddesinin açıklığa kavuşturulmasında yarar görüyorum. Hukukta bir prensip vardır; kanunsuz suç olmaz. Her suçun açık tarifinin olması lazım. Diyelim ki, size ait bir malı çalarsam, bu hırsızlıktır. Ama büronuza tabancayla gelip 'bu kalemi bana vereceksin' dediğimde yağma olur. Cebir ve şiddettir bu... Ama bu hayali ihracat olayında cebir ve şiddet yoktur. Hile ve desise vardır... Bankalarda olduğu gibi muhasebe oyunları vardır. Dolayısıyla Hazine soygunudur bunlar. Yasada bu tarifin yapılması lazımdır.

- Organize bir suç yok mu bu koca soygunda?..

- Var tabii. Savcılara verdiğimiz suç duyurularında bunları belirtiyoruz zaten. Görünen köy kılavuz istemez.

- Zamanaşımına uğrama tehlikesi...

- Hayalici 300 şirketle ilgili raporların yazımı sürüyor. Bugün de 20 tanesi tamamlandı, savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

‘Hesap uzmanı ortaya çıkmaz’

- Bu çalışmalarınız neden kamuoyunca bilinmez?

- Hesap Uzmanları Kurulu, Türkiye'nin en seçkin denetim kurumudur. Prensip olarak hep ‘‘saklanır’’ uzmanları... Özellikle son zamanlarda çok ciddi işler yapmaktadırlar. Ömer Lütfü Topal'ın 1.5 milyar dolarlık kumar parasını maliye lehine kazandık. Turkcell ve Telsim'den, 500'er milyon dolarlık satışın KDV’si, bizim incelememiz sonunda Hazine’ye rapor edildi.

İşin özeti

1994'te döviz riski vardı.

2000'de de faiz riski vardı.

İki olayda da bankalar çarpıldı.

Eskiden Merkez Bankası, Hazine'yi finanse ediyordu, şimdi de bankaları..

Son gelişmelerin yanıtı yukarıdaki sözcükler içinde aranmalıdır.

‘‘BAŞBAKANLIĞA kes faturayı’’ (6.12.2000) tarihli yazımızda okurumuz Bahri Özbay, Renault servisinde 06 DM 346 plakalı aracın onarım faturasını Başbakanlık Mali ve İdari İşler Başkanlığı'na fatura eden gencin kim olduğunu soruyordu. Bu aracın, okurumuzun tespit ettiği gibi Başbakanlığa ait bu aracın eski Deniz Kuvvetleri komutanlarından ve başbakanlardan Bülent Ulusu'ya tahsis edildiği, şoförünün de deniz eri Volkan Küçükbaş olduğu öğrenilmiştir. Gereken lüzum üzerine açıklarız.

X