"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Bu parti önce yüzünü halka dönmelidir

Yalçın BAYER

BAHÇEŞEHİR Üniversitesi'ne oğlunu kaydetmeye gelen Cüneyt Canver, Esenyurt Belediye Başkanı Dr. Gürbüz Çapan'ı ziyareti sırasında içeriye Baykalcı olarak bilinen Mehmet Sevigen ve İstanbul eski İl Başkanı M. Ali Özpolat giriyor.

Çapan'ın, Baykal'ı desteklediği haberleri üzerine kendisiyle konuşmaya gelmişler. Bu arada Çapan'ın cep telefonu susmuyor. ‘‘Bakın size bir fıkra anlatayım’’ diyor:

‘‘Yaşlı bir boğa rahat durmaz, etrafındaki ineklere saldırmak istermiş...

- Yahu ne yapıyorsun, artık vaktin geçti, bir şey yapamazsın, demişler.

O da şu karşılığı vermiş:

- Eğer böyle yapmazsam, genç boğalar beni karıştırır diye korkuyorum. Hálá gücümün olduğunu göstermem lazım.’’

Çapan ne demek istediğini daha da açıyor:

‘‘CHP'de genel başkanın kim olacağı önemli değildir. Asıl sorun genel başkan nasıl bir kadro oluşturacak, kimlerle ne yapacaktır? CHP, Türkiye'nin omurgasıdır. Gerçek anlamda CHP hálá vardır. Ama Türkiye'de ne kadar sıkıntı varsa, partiye sirayet etmiş durumdadır. Türkiye'de adil bir eşitlik duyusu yoktur. Devletin karşısında yurttaşlar kendilerini eşit görmüyorlar. Çözüm, barış, birlik ve kardeşlik içinde ortak yaşamın koşullarını bulmaktır, partinin kıblesini değiştirmektir.

BUDANIP YEŞERELİM

Eline kalem káğıt alıp 118 İstanbul delegesinden Baykal'ın 15 dolayında oy alabileceğini öne sürüyor. Özpolat ise, ‘‘En az 35 oy alacağız’’ diyor.

Çapan, çözümü şöyle anlatıyor:

‘‘CHP'ye, Kuvayı Milliye'nin ruhunu egemen kılacağız. Bütün enerjimizi iç kavgalarda harcamayacağız.’’

- Kim yapacak bunları?

- Çalışkan, akıllı, birikimli aydın kadroların işbaşına gelmesiyle CHP çıkış yolu bulacaktır. Bugün bir ayakkabıyı bile 18 sektör üretiyor. Bizim de çağdaşlaşmamız için budanıp yeniden yeşermemiz gerekiyor.

Menderes'in 'Yeter Söz Milletin'le demokratlık, Demirel'in 'Benim köylüm, benim çiftçim' diyerek adalet, Erbakan'ın 'Adil Düzen' diye refah vaatleriyle yoksulluğa karşı geldiklerini ancak her şeyin geriye gittiğini anlatan Çapan, ‘‘Bu dönemlerde adalet ve eşitlik duygusu hep yakıcı halde kaldı. Ne kapitalist burjuva demokrasisi geldi, ne de feodal ilişkiler çözümlendi. Partiler sorun sahiplerini sürece katarak, onlarla birlikte sorunları çözmeyi örgütleyebilir. Bunun adresi de CHP'dir ve bunu yapmalıdır.’’ diyor.

Kim nerede yer alıyor?

Altan Öymen'in genel başkan seçildiği 1999 mayıs kurultayında saflar şöyleydi: Deniz Baykal yanlıları, Öymen'e tam destek vermişlerdi. Onun karşısında Murat Karayalçın, Ertuğrul Günay ve Hasan Fehmi Güneş ayrı ayrı aday olmuşlardı.

İkinci turda Güneş ile Karayalçın ekipleri, 'Baykal'ın emanetçisi' diye Öymen'e karşı birleşmiş, üçüncü turda Günay yarıştan çekilmişti.

Sonuçta Öymen, Güneş karşısında 13 oyla genel başkan seçilmişti.

Bugün ise... Öymen, İçel'deki naylon üye yazımı yapıldığını belirten çıkışından sonra olağanüstü kurultay çağrısı yaparken, şimdi tüm dengeler değişmiş durumda...

Hasan Fehmi Güneş yine aday... Daha önce ortak hareket ettikleri Ercan Karakaş ve Abdülkadir Ateş gibi isimler yine yanında... Sağlar'ın ise önceleri Öymen'e yakın durup yeniden Güneş'in safına geçtiği gözleniyor.

Geçmişte Güneş'i destekleyen Mehmet Moğultay, Ethem Cankurtaran, Nurettin Sözen ile Ali Özcan bu kez Öymen'in yanında delegeleri örgütlüyor.

Prof. Hurşit Güneş genç kadrolara 'soluk' olmayı amaçlıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, delegelere güvenmeyip, belediyesinin gücünden yararlanıp, ‘‘Halk beni istiyor’’ diyor. Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan, Baykal'ın adaylığını eleştirirken, Sirmen'i sahneye sürdüğü konuşuluyor.

Aday olmadığını açıklayan Ertuğrul Günay önümüzdeki olağan kurultaya hazırlanacağının işaretlerini veriyor.

Bugün İstanbul'da adaylığını açıklayacak olan Deniz Baykal, cumartesi günkü kurultayı kavga değil çıkış kurultayı olarak nitelendiriyor. Geçen süreçte dinlenmiş, öz eleştirisini yapmış gibi görünüyor. Yandaşları diyor ki:

‘‘Baykal, geçen kurultay salonuna gelmediği halde kendisine karşı birleşen tüm gruplara rağmen Öymen'i seçtirebilmişti. Şimdi kendisi ortaya çıktığına göre, haydi haydi kazanacak ve muhalefetsiz kalan Türkiye'ye eylemli gücüyle soluk olacaktır.’’

Bugüne kadar partiyi ayağa kaldıramadığı eleştirileriyle karşılaşan Öymen ise kendisine fırsat verilmesini istiyor. Ancak kendisini destekleyenlerin ortak bir görüşü var:

‘‘Öymen, abiliğe devam etsin ancak parti içi hukukunu egemen kılsın.’’

Son söz; CHP her zaman kendi kendini yer.

3 GÖRÜŞ

Solu yıkmak için oyun oynanıyor

YAZAR Yıldız Sertel, CHP'de 1970'li yılların sonlarından beri süregelen çalkantıları Türk solunu bölüp yok etmeye çalışan iç ve dış güçlerin oyunu olarak görüyor ve solu yok etme operasyonlarının 12 Mart darbesiyle başlayıp 12 Eylül'den sonra bütün hızıyla devam ettiğini yazıyor. 'Bizim Gazete'deki yazısında Sertel, Türk solunun uyanık ve bilinçli olması gerektiğini belirterek ‘‘CHP olayını sadece parti içinde bir kavga olarak görmeyelim. Arkadan oynatılan iplerin bilinçcnde olalım. Atatürkçü, laik, devletçi, bağımsız Türkiye'nin bekçisi CHP'nin... yani Altan Öymen'in arkasında duralım. Parti içinde birtakım olumsuz olaylar, sıkıntılar olabilir, ancak partinin siyasal çizgisi bunların hepsinin önünde gelir. Parti kongresinde ve genel seçimlerde oy verirken solu yıkmak için oynanan oyunları göz ardı etmeyelim.’’

CHP=FB

TANIL Bora, Radikal'deki ‘‘Fenerbahçe'nin hali'yle rekabet edecek kadar trajik bir tek 'CHP'nin hali’’ var, dediği yazısında, partideki isimlerin programlar ve siyasal tercihlerden çok imajları temsil ettiklerini belirtiyor. ‘‘Altan Öymen, kayyımlık hüviyetinden hizip başı hüviyetine yaklaşıyor’’ diyor.

CHP'de Deniz Baykal olmasa bile 'Baykalcılık' yapılabildiğine dikkat çekerek şöyle yazıyor:

‘‘Deniz Baykal çok açık, CHP'de 'güç istemini' temsil ediyor ve bunu galiba hálá en iyi o temsil ediyor!’’

Yeni CHP

CHP'nin 1980'den sonra açılışında geçici genel başkanlığını yapan Erol Tuncer, toplumsal muhalefete önderlik edecek bir CHP'ye her zamankinden fazla ihtiyaç olduğunu belirterek şunları yazıyor Radikal'deki köşesinde:

‘‘Bu işlevi, ancak iç sorunlarını çözmüş, hiziplerden arınmış -örgütlenme, yapılanma ve siyaset anlayışıyla- kendini yenileyebilmiş bir CHP yerine getirebilir. Bu hedefe ulaşmada bütün CHP'lilere düşen sorumluluklar var. Ancak öncelikle sorumluluk CHP'nin olağanüstü kurultay delegelerinin omzundadır.’’

X