"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Aranıyorsam buradayım

Yalçın BAYER

Antalya Manavgat 1960 doğumluyum. Annem Afrika asıllı, ben de siyah ırkın belli özelliklerini taşıyan bir Türkiye Cumhuriyeti evladıyım. 1981'de Bursa İşletme Fakültesi'ni bitirdim. 1983 yılında askerliğimi yaparken, 1978 yılında fakültedeki bazı olaylara katıldığım gerekçesiyle iki yıl hapis cezası aldığım tebliğ edildi. 13 ay cezaevinde yattım. Bu ceza olayı beni burada ‘komünist’ diye şöhret yaptı. Bu yörede yapacağım her türlü iş girişimim bu kimliğim yüzünden sonuçsuz kaldı. 1991 yılında Alman bir bayanla tanışarak evlendim. 1997 yılında da Alman hükümetine müracaat ederek ‘çifte vatandaşlık’ hakkı istedim. Alman hükümeti başvurumu olumlu karşıladı, gerekli girişimler ülkeler arasında yapıldı. Almanya, ‘‘Sen Türkiye'de bir suçtan dolayı aranıyormuşsun, bu nedenle senin vatandaşlığını kabul edemeyiz, Türkiye izin vermiyor’’ dedi. Hemen Manavgat'a geldim. Manavgat Cumhuriyet Savcılığı'na ‘‘Beni arıyormuşsunuz, bir suç işlemişim’’ dedim. Cumhuriyet Savcılığı tüm araştırmalara rağmen benim neden arandığımı bulamadı ve bana ‘Aranmıyor’ diye belge verdi. Ben bu belge ile İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları'na başvurdum; fakat bu hatayı düzeltmediler. Avukatım ilgili yerlere telefon açtı; ‘Eğer bu kişiyi arıyorsanız gelin alın, benim yanımda’ dedi. Fakat kimse gelmedi. Şimdi arandığım için Almanya'da iş bulamıyorum. Çünkü vatandaşlığım yok. Evliliğim tehlikeye girdi.

Eğer bir suçum varsa buradayım; istedikleri zaman gelirim,

Eğer suçum yoksa, aranmıyorsam neden beni ‘Aranıyor’ diye gösteriyorlar?

İçişleri Bakanı Sayın Tantan'dan kurumundaki bu vurdumduymazlığı düzeltmesini istiyorum. Suçum varsa ya beni tutuklayın; ya da Almanya'ya yapmış olduğum başvurumun yeniden devamını sağlayın.

Bari 40 yaşından sonra kendime bir yol çizeyim.

Yener ÇEKER- Sarılar Köyü

Manavgat/ANTALYA

Yatak 15 bin gelen 242 kişi

ÜRGÜP Belediye Başkanı Bekir Ödemiş haklı bir konuda dikkatimizi çekiyor. ‘‘Turizm krizi denilince gerek hükümet, gerek sektör, gerekse basın sürekli Ege ve Akdeniz'den bahsetmekte. Halbuki krizin en yoğunu Kapadokya'da yaşanmaktadır. 21.7.1999 tarihinde tüm bölgeye toplam 242 kişi giriş yaptı. Yatak sayımız ise 15 bin. Bu rakamlar durumun vahametini ortaya koymuyor mu?

Biz belediyelerin imkánları ortada, yapabileceğim çok fazla bir şey yok.’’

Sıra Kabadayı'da

SİVİL havacılıkla ilgili tartışmalara bu kez de bu kurumun eski Genel Müdürü ve Turgay Ciner'in Park Holdıng'inin şimdiki yönetim kurulu üyesi A. Kayıhan Kabadayı da katıldı. Kabadayı yönetmeliği kendisinin değiştirmediğini savunarak şunları söylüyor: ‘‘Devletin resmi belgelerinde kayıt altındaki imzalara eylem ve sorumluluk sahiplerini belirlemişken, söz konusu yönetmeliğin değiştirilmesinde imza sahibi bugünün genel müdürünün değil, dünkü genel müdürün sorumluluğuna hükmetmeniz 'gündem'i 'dündem' ederken, gerçek eylem sahibi yerine şahsım sanal fail olarak sunulmuştur. Memuriyet hayatımda iki kez istifa ettiğim doğrudur. Ancak eylemi güya benimsemeyen günün yöneticisinin haysiyeti için bir kez dahi istifa etmek opsiyonu varken, imzasıyla üstlendiği sorumluluğu niçin inkár ve başkasına yıkma çabasında olduğunu anlayabilmiş değilim.

Bir profesyonel olarak Ağustos 1998'den beri hizmetinde olmaktan onur duyduğum Park Holdıng veya iştiraklerinin bu yönetmelik değişikliğinden yarar sağlaması söz konusu değildir. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü görevim süresince Havaş'ın özelleştirilmesi nedeniyle Sayın Turgay Ciner'le hiçbir ‘işbirliğim'olmamıştır. Havaş'ın özelleştirilmesi koşulları tamamiyle Başbakanlığa bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca belirlenmiştir. Görevden alınmam 16.9.1997 tarihinde verdiğim istifa dilekçem üzerine 13.10.1997 tarihinde gerçekleşmiştir.

Sayın Kileci görevine 1997 başında, tarafımdan değil üçlü kararname ile atanmaştır. Hizmetlerini halen takdir ile yadettiğim bu zat, onun bunun adamı sıfatına müstahak olacağı bir tarafgirliği malumum olmamakla, nazarımda muteber devlet adamıdır.’’

ÜLKEMİZİN en önemli kuş üretme alanlarından biri olan birinci derece sit alanı Bafa Gölü tabiat parkı içinde avlanma yapılarak tahrip ediliyor. Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin inşa ettiği kuş gözlemevi ve tabiat parkı ilgisizlikten atış poligonu haline geldi.

Hüseyin TANMAN-AYDIN



X