Gündem Haberleri

GÜNDEM

    "Yalanı 1 YTL'ye satıyorlar"

    A.A
    10.07.2007 - 14:26 | Son Güncelleme: 10.07.2007 - 15:07

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2 türlü vuruş bulunduğunu, bunlardan birinin kavgacı üslup, terörist, anarşist olanların vuruşu, diğerinin de demokratik vuruş olduğunu belirterek, “Benim halkım demokratik vuruşunu sandıkta 22 Temmuzda yapacak” dedi.

    Uşak Cumhuriyet Meydanı'nda partisince düzenlenen mitinge, eşi Emine Erdoğan ile katılan Erdoğan, vatandaşları karanfil atarak selamladı.

    Erdoğan burada yaptığı konuşmada, halkın sevgisinin, muhabbetinin, meydanlara taşındığını kaydederek, “Sizlerle aramızdaki muhabbet ve gönül bağı ebediyete kadar devam etsin, daim olsun” dedi. Halkın, Türkiye'nin hem aklı, hem de vicdanı olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

    “Sizler Türkiye'nin kalbisiniz, ruhusunuz. Bizim kalbimiz size ayarlıdır. AK Parti olarak her şey Türkiye için diye yola çıkarken, sizi kastettik. Beraber yürüdük biz yollarda derken, sizinle birlikteliğimizi sizinle beraberliğimizi kastettik. Daha yolun başındayken söz verdik. Ve dedik ki, AK Parti Türkiye'nin hem aklı hem de vicdanı olacak. Allah'a şükürler olsun ki, bugüne kadar bu iddiamızın arkasında durduk. Türkiye'yi bizden öncekiler gibi zaafa düşürmedik, aksine ülkemizin itibarını, vatandaşımızın itibarını yükselttik. Bundan sonra da bir tek geri adım atmadan milletimizle beraber yürümeye, milletimizle beraber koşmaya devam edeceğiz. 4 yıl 8 ay boyunca Türkiye'de, özellikle halkımızın tüm dünyadaki aklını, vicdanını ve şerefini kendine layık olmuş şekilde temsil etmenin gururunu yaşadık.”

    “ANKARA'YA MAHKUM HÜKÜMET DEĞİLİZ”

    Ankara'ya mahkum bir hükümet olmadıklarını, olmayacaklarını ifade eden Erdoğan, 22 Temmuz seçimlerinden sonra da aynı kararlılıkla yola devam edeceklerini söyledi. Türkiye'nin 81 vilayetinde mekik dokuduklarını ifade eden Erdoğan, “Emanetinize sadakatle sahip çıktık, başınızı öne eğdirmedik. Başardık ve Allah'a şükürler olsun ki mahcup da olmadık” dedi.

    Uşak'a Başbakan olarak 5. kez geldiğini ve her seferinde bir çok açılış gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, “Ama bizim açılış törenlerimiz bizden öncekilere benzemez. Onlar geldikleri zaman bir çeşme, okul açar giderlerdi. Biz artık bunlara yetişemiyoruz. Geldiğimizde 20-30-50-100-200 tane toplu açılışlar yapıyoruz. Tüm şehirlerimizde bir değişim yaşanıyor. Allah aşkına 5 sene öncesine dönün. 5 sene öncesinin Uşak'ı ile bugünün Uşak'ı aynı mı? Halep oradaysa, arşın burada” diye konuştu.

    Bugüne kadar hiç mazeret üretmediklerini, mazeret üretmeyi de düşünmediklerini dile getiren Erdoğan, bundan önceki DSP, MHP, ANAP koalisyon hükümeti döneminde, gecelik faizlerin yüzde 8 binleri bulduğunu, faize gecede 2.5 katrilyon lira gittiğini ifade etti.

    Milli Gelirin 79 senede 180 milyar dolar olduğunu, AK Parti iktidarıyla birlikte 4 yılda 220 milyar dolarlık artış sağlanarak, milli gelirin 400 milyar dolara çıktığını vurgulayan Erdoğan, milli gelirin kişi başına 2 bin 500 dolardan 5 bin 500 dolara tırmandığını söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:

    “Biz matematik ortaya koyuyoruz. Rakamları ortaya koyuyoruz. Hesapla konuşuyoruz, kitapla konuşuyoruz, kuru sıkı atmıyoruz. Bizim dışımızdakiler bu meydanda, gelecek zamanla konuşuyor. 'Cek, cak.' Şimdi şu CHP'ye sorun. Sen bu ülkede yıllar yılı iktidarda bulundun ama tek başına iktidar olmadın, olamazsın da, olamayacaksın da. Benim milletim CHP'ye tek başına iktidar vermez, vermez. Niye? Halkının değerlerine saygısı yoktur. Sadece partisinin tabelasında cumhuriyet ve halk ifadelerinin olmasına aldanmayın. Ben CHP'ye oy veren kardeşlerime, vatandaşlarıma da sesleniyorum. Bakınız isminde cumhuriyet olması, isminde halk olması, onun cumhuriyetçi veya halkçı olmasını sağlamıyor. Cumhura saygısı olmayandan cumhuriyetçi olur mu, halkına saygısı olmayandan halkçı olur mu? Egemenlik kayıtsız, şartsın milletindir, buna inanıyor muyuz? Niye o zaman milletten kaçıyorsun, neden? İşte buyurun, 22 Temmuzda millete gidiyoruz. Gel cumhurbaşkanını millet seçsin dedik, onu da millet seçsin. Hiç bir zaman bu ülkede CHP'nin bir dikili ağacı olmamıştır, olmaz. Sadece affedersiniz, hep belli felaket tellallığı yaparak oradan nemalanmak ister, derdi budur. Ya arkadaş bir de yaptığını söyle. Ne yaptın bu ülkede?”

    Partililerin, “Vur vur inlesin, Deniz Baykal dinlesin” sloganı atmaları üzerine Erdoğan, “2 türlü vuruş vardır. Biri kavgacı üslup, terörist, anarşist onların vuruşu, bir de demokratik vuruş vardır. Benim halkım demokratik vuruşunu sandıkta 22 Temmuzda yapacak. Siz bunu yapacaksınız, demokratik vuruş. Buna hazır mıyız? Bundan önce bazılarını nasıl sandığa gömdüyse benim milletim, inşallah bunları da 22 Temmuzda sandığa gömecek” diye konuştu.

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu mallarını “arpalık” haline getirenlerin yaptığını yapmadıklarını belirterek, “Yapmış olsaydık, Uşak Çin ile tanışamazdı” dedi.

    Partisinin Uşak mitinginde konuşan Erdoğan, 3 Kasım seçimlerinde “siyaseti küçük düşüren” partilerin aradıklarını bulamadıklarını, 22 Temmuzda da vatandaşın bu siyasi anlayışa geçit vermeyeceğine inandığını söyledi. Uşak'ın, seçim döneminde kendisinin miting yaptığı 35. il olduğunu ve 55 ile gideceğini kaydeden Erdoğan, “Onlar bölge mitingi yapıyor, biz il mitingi yapıyoruz farkımız bu” dedi.

    “Benim çiftçim, köylüm, Hatçem, Fatmam, demokrasinin önüne takoz koyanları, 'Milli egemenlik hakkı halkın olamaz' diyenleri 22 Temmuzda evvelallah tasfiye edecek” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunlar havanda su dövüyorlar. Biz diyoruz ki yola devam, istikrara devam, büyümeye devam, kalkınmaya devam. Borsada yüzde 50'yi yakalayacağız dediğimde, birileri beni eleştirdi. 'Bir Başbakan böyle konuşmaz' dedi. Niye? Ülkenin büyümesi, güçlenmesi için bir hedef koyuyoruz, bunu aşacağız diyoruz, 'Olmaz' dediler. 'Mümkün değil' dediler. Buyur kardeşim, bak biz göreve geldiğimizde 10 bindeydi endeks, ama dün 51 bin 200'ü aştı. Hani çok iyi biliyordunuz bu işleri? Niye buraları yakalayamadınız? Niye tespit edemediniz? Biz yola çıkarken ne dedik, kişi başına milli gelir 5 bin dolar olacak dedik. Biz şu an 6 bin doları yakaladık. Yıl sonuna kadar bu daha da iyi bir noktaya gelecek. Hedeflerimizi nasıl tutturduğumuzu anlatıyoruz, içi boş konuşmuyoruz.”

    Hükümetleri döneminde, kamu mallarını birer “arpalık” haline getirenlerin yaptığını yapmadıklarını kaydeden Erdoğan, “Yapmış olsaydık Uşak, Çin ile tanışamazdı. Belçika'dan yatırımcı Uşak'a gelmezdi. Eşme'ye, Banaz'a gelmezdi. Şimdi geldi” dedi.

    “YALANI 1 YTL'YE SATIYORLAR”

    Mazotun 1 YTL'ye olacağına yönelik vaatleri de eleştiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunlar yalanı 1 YTL'ye satıyorlar. Ne yapayım. Hatta seçim kampanyalarını 1 YTL üzerine inşa ettiler. Başka söyledikleri bir şey var mı? Yok. Biz birçok farklı politikaları ülke gündemine getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Bize bunlar ne diyor? 'IMF'ci' diyor. IMF'ye AK Parti iktidarıyla mı girdik? 1959 senesinde girdik. O günden bu güne en büyük borçlanma bizden önceki hükümet döneminde olmuştur. İki tane stand-by anlaşması yaptılar, 33 milyar dolar borçlandılar. Bunun 10 milyar doları ödendi. O dönemde bize 23 milyar dolar devretti. Peki şimdi Türkiye'nin IMF'ye borcu ne, 8.5 milyar dolar. Buyurun Halep oradaysa, arşın Uşak'ta.”

    Göreve geldiklerinde Merkez Bankasının kasasında yarıdan fazlası yurt dışındaki işçilerin dövizinin oluşturduğu 26 milyar doların olduğunu, şimdiyse Merkez Bankası kasasında 66 milyar dolar bulunduğunu kaydeden Erdoğan, “Eğer bu olmasaydı 90'lı yılların krizini yine yaşardık. 2000-2001 krizlerini yine yaşardık. Eğer Mayıs-Haziran krizlerinden Türkiye ciddi manada etkilenmediyse, ekonomide ayaklarımızı sağlam yere basıyoruz da onun için. Ve işte bu 'Milliyetçiyiz' diyenlerin, bu ülkeye yaptıkları. Bu MHP'ye gönül veren, CHP'ye gönül veren kardeşlerim, bak iktidar oldukları dönemde bizi pula mahkum ettiler. Dünyada itibarımızı yok ettiler” şeklinde konuştu.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, yurtdışı gezileriyle ilgili kendisini eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, bir başbakanın görevinin Ankara'ya kapanmak olmadığını ifade etti. Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Sayın Bahçeli, bak sana öğreteyim. Benim milletim sana böyle bir imkan vermez de bak eğer bu yola çıktıysan, önce dünyayla barışık olmasını bilmelisin. Dünya liderleriyle görüşmesini bilmelisin. Sen de gideceksin, onları da buraya getireceksin. Devlet adamlığı, liderlik budur. Bunu bilmelisin, yoksa Ankara'ya kapansam, böyle devlet yönetilmez. Değerli kardeşlerim, eğer biz Ankara'ya kapalı kalsaydık, 79 senede ihracatımız 36 milyar dolardı. Ama bakın 4.5 senede bunun üzerine 59 milyar dolar koyduk. Şimdi 95 milyar dolar ihracatımız var. Niye? Dünyayı, iş adamlarını kattık kolumuza dolaştık. Bütün dünya liderleriyle ülkemizin pazarlığını yaptık. Şu anda Uşak'ın her şeyi, halısı, ürettiği tüm ürünleri, dünya pazarlarında yer buluyorsa, pazarlamasını biz yaptık da onun için öyle bulduk. El ele iş adamlarımızla beraber buraya girdik. Durup dururken olsaydı, kusura bakmayın 79 senede geldiği gibi ihracat 36 milyar dolarda kalırdı.”

    “NİFAK TOHUMU EKMEK İSTEYENLER VAR”

    Uşak'ta dün gece AK Parti afişlerinin yırtılması konusuna da değinen Erdoğan, herkesin siyasi tercihine saygı duyduğunu belirtti. Ancak ayrılık ve nifak tohumu ekmek isteyen kişiler bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Herkesin siyasi tercihine saygı duyarım. Ama bir siyaset arenasında, bir siyaset kampanyasında, eğer milletvekili adayları yanlarına mafya tohumlarını alır da diğer bir siyasi parti mensuplarının bayraklarını, afişlerini keser atarsa, bunun adı demokratik bir yarış olmaz. Demokratik yarış olmaz. 'Ben terörü önlerim' mantığıyla yola çıkamazsın. Terörün tohumlarını atıyorsun. Dikkat et, bununadı siyasi terördür. Onun için de diyoruz ki ayrılık tohumlarını, kin, nefret tohumlarını atmak isteyenlere biz Uşak'tan sesleniyoruz. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu yola böyle gideceğiz, durmak yok, yola devam”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı