Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yakup MTV’de

Yakup’un tüm yapım masraflarını üstlendiği ikinci albümü "KAOS"u, müzik şirketini aradan çıkartarak web üzerinden ücretsiz dağıttığından; hatta bunu bir sanal albüm projesi haline getirdiğinden, albüm kapağıyla, video’suyla, tanıtımıyla bu anlamda bir ilki denediğinden söz etmiştim bir süre önce.

KAOS son dönemin en çok dikkat çeken rock albümlerinden biri. Kendi imkánları ile çektikleri çıkış videoları "Bilmece"nin müzik televizyonlarında gördüğü ilginin onları listelerde üst sıralara çıkarması akabinde, videonun yüksek rotasyon kategorisinde gösterilmesi sonucunda daha geniş kitlelere ulaşması derken; "albümsüz" Yakup, sessiz ama emin adımlarla kendi yolunda yürüyor. "Bilmece"nin ardından ikinci video olarak izlediğimiz "Platonik" ise Yakup’un yerini sağlamlaştıracağa benziyor. Aynı zamanda bir kısa film olan videosunda hiç görünmüyor belki ama filmin meselesi ile "Platonik"in meselesi o kadar örtüşmüş ki, bu filmin bu şarkı için çekildiğine inanmanız işten bile değil. "Platonik"in videosunun Youtube üzerinden yaklaşık 150.000 kere izlendiği de unutmayalım. Eğer bugüne dek "Platonik" izleme şansınız olmadıysa en azından Youtube üzerinden seyredin derim.

Gelelim asıl meselemize... Bu yıl MTV Avrupa Müzik Ödülleri’ne yeni bir kategori eklendi; "Avrupa’nın Yeni Sesleri" kategorisi. Bu kategoride birinci olmak için; Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İtalya, Letonya, Lituanya, Norveç, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, İspanya, İsveç ve İngiltere’nin önce ülke birincileri seçildi. Şimdiyse bu birinciler "Avrupa’nın En İyi Yeni Sesi" olmak için internet oylaması yöntemiyle birbirleriyle kıyasıya bir mücadele halindeler.

Tahmin edin bakalım en çok oy alarak 1 Kasım’da MTVEMA’da Türkiye’yi temsil etmeye hak kazanan grup hangisi...

Yakup’a Türkiye’yi temsil etme şansını getiren "Bilmece"; melodik yapısı ve sound’u itibariyle MTV seyircisinin seveceği türden bir parça; bu bir avantaj. Bir de sizin, üşenmeyip biraz sonra vereceğim web adresine giderek oy vereceğiniz düşünülürse neden Avrupa’nın en iyi yenisi Yakup olmasın... http://ema.mtv.com.tr/nsoe/voteNow#

İstanbul In Blue

Birçok kişinin, özellikle de Sezen Aksu ile yaptığı çalışmalar ve efsane belgesellere yaptığı müzikler vesilesiyle tanıdığı bir isim Fahir Atakoğlu. Hani ben burada bazen sevdiğim caz albümlerinden, gittiğim caz festivallerinden falan söz ediyorum ama bizim memlekette "fazla caz yapma" tabiri "kafa ütüleme" manasında kullanılıyor biliyorsunuz. Bu nedenle Atakoğlu’nun şu sıralar bir caz piyanisti, kompozitörü ve yapımcısı olarak Amerika ve Avrupa’da yaptığı işleri iştahla takip eden kaç kişi vardır aramızda, onu da kestirmekte güçlük çekiyorum. Eğer şu birkaç satırı okuyup da "ne yapıyormuş ki Fahir Atakoğlu" diye heyecanlanan birileri olursa kendimi şanslı sayacağım ve kendilerine derhal "İstanbul In Blue" adlı albümü almalarını önereceğim.

Apayrı bir gurur vesilesi olan; Bob Franceschini, Horacio El Negro Hernandez, Anthony Jackson, Wayne Krantz ve Mike Stern’li kadrosuyla "İstanbul In Blue" albümü; Fahir Atakoğlu gibi bir müzik adamını yetiştirmiş olması sebebiyle bu ülkeye ve o ülkenin zor koşullarında caz yapmaya çalışan tüm değerli müzisyenlere bir teşekkür etmemiz gerektiğini hatırlattı. "İstanbul In Blue", Türk ezgileri de içeren bir jazz-rock fusion albümü olmanın ötesinde kadrosu, kompozisyonları, kaydı itibariyle de dünya standartlarında bir albüm.
X