Gündem Haberleri

    Yahu bu neyin nesidir diye merak ettim, operaya gittim

    Hürriyet Haber
    26.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hacettepe Üniversitesi'nin kitaplara meraklı, siyasetten uzak maliye doçenti 1990'ların başında Necmettin Erbakan'ın peşinden siyasete girmişti. Adı, 1996'da 42 yaşında Erbakan Hükümeti'nin Maliye Bakanlığı'na atanınca duyuldu. Fakat yıldızı beş yıl sonra AKP'de parladı. 58'inci hükümetin sözcüsü ve Özelleştirmeden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı döneminde kardeşini Erdemir yönetimine atayıp, ardından özelleştirmeyle ilgili vahim bir taktik hatası yapmasa yıldızı daha da parlayacaktı. Yine de Erdoğan Hükümeti'nde Başbakan Yardımcılığı'nı korudu. Dahası İMKB, SPK gibi en önemli ekonomik kurumlar ona teslim edildi. Son ikihaftada Sivasspor ve Serpil Çakmaklı nedeniyle yine adından çok söz edildi. Şener'le siyaset, sanat, hortumculuğa karşı mücadeleyi konuştuk.Sizin için kabinenin gizemli, en az konuşan bakanı diyorlar?- İnsanların bu tür kanaatleri oluyor. Ama tanışmaya, konuşmaya başladıktan sonra algıladığından daha sıcak bulduğunu ifade edenler olmuştur.Siyaset ve bürokratik görevlerin dışında neler yaparsınız?- Lise yıllarından beri okumaya müthiş ilgi duyarım. Öğretim görevlisi olarak çalıştım uzun yıllar. 1990'da doçent oldum. 1991'de milletvekili olunca okumaya ara vermek zorunda kaldım. Baktım ki bu fasıla daha fazla gitmeyecek, yeniden kitaplara döndüm.Yeni bir okuma dönemine mi girdiniz? - Gece yarılarına kadar bitmeyen mesai arasında zamanı makaslayıp kendime vakit ayırıyordum. Kitaplarla yaşamaya, sinemaya, tiyatroya gitmeye çalışırım. Pazar günleri bile erken saatlerde toplantı yaptığınız konuşuluyor. Ailenize hiç vakit ayırmıyor musunuz?- Mesaiye başlamadan evvel çocukları kaldırıyorum. Birlikte havuza gidiyoruz. Tatil yaparken Server Tanilli'nin Uygarlık Tarihi'ni okurken görülmüşsünüz.- Neden şaşırdınız?Gezginler tatillerde ağır mevzular içeren kitaplar okumayın, diyor...- Ben sol literatüre uzak değilim. Üniversite yıllarında Marksizm’e ilgi duydum, birçok kitap okudum. Sorgulamalar sesli hale gelince ‘‘aman sen bunları bu kadar dillendirme’’ diye tepki aldım. İslami değerleri de sorguladınız mı?- Sorgulamadan kabullenme dönemi vardır her insanın hayatında. Bir de her şeyi yoğun şekilde sorguladığı dönem. 1973 ile 1980 arası her şeyi sorguladığım yıllardı. İslam'ı, Marksizm'i, diğer fikir ve akımları sorgulama dönemim fakülte yıllarımdı.YALÇIN KÜÇÜK TEZ JÜRİMDEYDİOkumanın dışında sol çevrelerle tartışma, fikir alışverişi yapma gereği duydunuz mu?- Her zaman farklılığı, diyaloğu aradım. Asistanlıktaki tez jürimde Yalçın Küçük vardı. Doktora tezi hocam Oğuz Oyan'dır. Arkadaş halkamda çok değişik insanlar oldu. O dönemde elde ettiklerim, hayatım boyunca elde ettiklerimin en önemlileridir. Şu anda siyasete bakış tarzım o dönemde yaşadığım süreçle doğrudan ilgilidir.Günümüz siyasetindeki tartışma kültürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?- İnsanlar farkında değil: Türkiye'de toplumsal kültürü oluşturan en etkili faktör siyasettir. Her siyasi bu sorumluluğu hissederek konuşmak zorundadır. Bu nedenle mi az konuşuyorsunuz?- 3 Kasım seçimlerinden önce hiçbir partinin adını ağzıma almadım; kimseyi karalamadım, eleştirmedim. Yetki isterken sadece partimin yapacaklarını açıkladım. Siyasetçi konuşacaksa eğer bu duygularla konuşmalı. Herkesin birbirine karşı saygılı üslup kullandığı ortamda olumsuz toplumsal alışkanlıklar düzelir. AKP bu üslubun neresinde sizce?- Geçmiş dönemlerdeki siyasi üsluba baktığımda bir hayli değişmiş olduğunu görüyorum. Ama benim istediğim kıvama geldiğini söyleyemem.En son hangi filmi izlediniz?- Derviş ve Abdülhamit Düşerken'i izledim. Operaya gittim. Tiyatroda Şeyh Bedrettin'i anlatan bir oyun seyrettim.Operaya ilgi nereden?- İşin doğrusu ben hiç operaya gitmemiştim. Yahu bu neyin nesidir, diye merak ettim ve hanımla beraber gittik. Bu yıl yine operaya gitmeyi düşünüyorum. Şöyle klasik bir eser seyretmek istiyorum. 'Saraydan Kız Kaçırma' olabilir. İnsanlar bilmediklerinin düşmanı oluyorlar. Öğrenince yakınlık duymaya başlıyorlar. BİLARDO SEVERİMİyi tavla oynuyormuşsunuz.- Fırsat buldukça oynuyorum. Bilardoyu da seviyorum. İMKB'nin Sivasspor'a yardım kararı alınmasında etkiniz oldu mu?- Benim zorlamamla olan bir şey değil bu. İMKB öteden beri Sarıyerspor, İTÜ spor ve adını hatırlayamadığım birçok kulübe destek vermiş. Sivasspor'a destek vermez misiniz, diye teklif götürdüm. Karar almışlar. İMKB Sarıyer'e hangi gerekçeyle destek olursa Sivas'a aynı gerekçeyle destek oluyor. Hayrünisa Gül, Emine Erdoğan ve diğer bakan eşleri her gün farklı bir aktivitede görünüyorlar. Eşinizin ne adını biliyoruz, ne de fotoğrafını gördük.- İtiraf edeyim biz ailece siyasete meftun kişiler değiliz. Koşullar bizi siyasetin içine çekti. Eşim grupların içine girmeyi istemez. Sayın Baykal'ın eşini de fazla ön planda göremezsiniz. Bu konuda yalnız değiliz.Cumhurbaşkanı’nın resepsiyona partinize mensup milletvekillerini eşsiz çağırmasına ne diyorsunuz?- 28 Şubat günleriydi. Sayın Demirel cumhurbaşkanıydı. Bana eşli davet geldi. ‘‘Başörtülü eşle resepsiyona gitmenin bir mahzuru var mı’’ diye sordurttum. O zaman Cumhurbaşkanlığı'ndan ‘‘Kendi takdirleridir. Nasıl arzu ediyorlarsa öyle gelebilirler’’ cevabını aldım. Ben o resepsiyona gidememiştim. Ama eşleriyle gidenler oldu. Bu resepsiyona gidecek misiniz?- Fırsat bulacağımı sanmıyorum. AKP'nin son kongresi nasıl geçti?- Genel başkanın ismiyle siyaset yapmış, onun ismiyle oy almış. Bu anlamda sayın Başbakan'ın büyük bir ağırlığı ve karizması var. Bu yapı içinde gerçekleştirilen kongreden böyle bir sonuç çıkardı. Nasıl bir çizgi tutturmak istiyorsunuz?- Anlaşılır olmaya, doğruları söylemeye, seçmeni iyi temsil etmeye çalışıyorum. Benim yüzümden vatandaşların moralinin bozulması beni çok üzecek bir şeydir. Buna meydan vermemeye çalışıyorum. Sözlerimin gerçekleşebilecek olmasına dikkat ediyorum.TÜRKİYE BÜYÜK FATURA ÖDÜYOR Sadece iki somut kalem söyleyeyim: İmar Bankası'nda resmi kayıtlarda gözüken mevduat 750 trilyon lira civarında. Ama bu bankaya sigorta kapsamında 7.8 katrilyon mevduat yatırmış vatandaş. Resmi kayıtlarda gösterilmeyen ve mevzuata aykırı çekilen 7 katrilyon var. Banka elinde devlet iç borçlanma senedi olmadığı halde 1 katrilyonluk boşa satış yapıyor. Bu anlamsız mı?BANKA BOŞALTANLARDaha önce fona devredilen 20 bankanın maliyeti 17,3 milyar dolar. Son bankanın ortaya çıkardığı faturayı az önce ifade ettim. Siz kıyaslayın. Kurumlar görevini yapmıştır. Banka boşaltanlara kızılacak yerde kurumlara kızmak doğru değil. Nasrettin Hoca'nın dediği gibi ‘‘Hırsızın hiç mi suçu yok?’’ Yüzlerce dava açılmış. 17.3 milyar dolar açılan davaların sonucunda ortaya çıkan bir rakam. Yargının ticari ve ekonomik konularda karar vermesinde zorluklar var. Partiler adam gibi siyaset yapacak, banka sahipleri de adam gibi bankacılık yapacak. ADAMLAR SİSTEMİ İYİ KURMUŞİlginç bir olayla karşı karşıyayız. Bütün hesaplar merkezi sistemde tutuluyor. Şubeler, Damga Vergisi Defteri hariç kayıt da tutmuyor. Merkezdeki programın bir düğmesine basınca resmi kayıtlar, öbüründe özel kayıtlar çıkıyor. Şubelere merkez, aylık hesabınız şudur, diye bilgi gönderiyor. Gerçek işlemler yerine şubeler merkezin bildirdiği işlemleri yapmış hale geliyor. Müfettişler bankaya gidip, getirin şu hesapları, dediği zaman resmi hesaplar çıkıyor. Diğerleri gizleniyor. Adamlar kendi sistemlerini o kadar düzgün kurmuşlar ki tespit etmek mümkün değil. Bunu bozmak için 169 banka şubesine aynı anda baskın yapıp merkezle karşılaştırmanız lazım. Operasyondan sonra altüst edilmiş hesaplarla yüz yüze gelindi. SERPİL ÇAKMALI'YI DAVET ETTİMO gün uzun bir aradan sonra Sivas'a ilk kez uçak seferi düzenlenmişti. Biz VIP salonuna geldiğimizde içerisi vatandaşlarla dolup taşmıştı. Mahalli bir öyküyü konu alan film çalışması için Serpil Çakmaklı da aynı uçakla Sivas'a gelmişti. Kendisini VIP'e davet ettim. Çünkü İstanbul-Sivas arası 3 saatlik bir yol. Bir sanatçının Sivas'a gelmesi de uçak seferlerinin Sivas'a ne getirdiğinin en canlı örneğiydi.Milletvekili olana kadar hiç oy vermedimAnkara'da üniversitede okuduğum yıllarda beraber aynı evi paylaştığımız arkadaşlarımın Milli Selamet Partisi ve Milli Türk Talebe Birliği ile irtibatları vardı. Bense Fransız Kültür'e gider kitap okurdum. Fakat evde o atmosfer vardı. 1980'den, milletvekili olana kadar hiç oy vermedim.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı