Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Yağmur yağsa sorumlusu CHP'

    Elif DEMİRCİ / İZMİR (DHA)
    22.10.2011 - 16:39 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, terör konusunda Başbakan’ın muhalefeti eleştirmesine tepki göstererek, “Muhalefet olarak işimiz çok zor. Eskiden muhalefete, muhalefet edilmezdi, iktidara muhalefet edilirdi. Şimdi iktidar muhalefete muhalefet ediyor. Yağmur yağsa sorumlusu CHP" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından Hilton Oteli’nde düzenlenen 28. Yüksek İstişare Konseyi’nde ''Türkiye’nin bugünü, ekonomi politikaları, iç ve dış sorunları'' konulu konuşma yaptı.

     

    ''BEYEFENDİ SANKİ MUHALEFET PARTİSİ''

     

    Kılıçdaroğlu, 24 şehit haberinin ardından partisinin Merkez Yönetim Kurulu’nu toplarken, Başbakan’ın yaptığı ilk konuşmada muhalefete yüklendiğini belirterek, ''Başbakan basın toplantısı yapıyor. Terörle ilgili ek bilgiler verecek sanıyoruz. Başbakan ağzını açtı başladı muhalefeti suçlamaya. Sanki biz iktidarız ve teröre karşı sessiz kalmışız. Beyefendi sanki muhafelet partisi. Arkadaş sen iktidar mısın, muhalefet misin? İktidarsan sorumluluk sana ait. Bu iktidar iktidarı devralırken sıfır terörle devralmadı mı? Nasıl oluyor da ülke bu hale geliyor? Muhalefet nasıl oluyor da bundan sorumlu oluyor. Terörü bitirmek mi istiyorsun getir çözümünü kardeşim sonuna kadar destekleşeceğiz. Bir çözüm geldi mi? Hayır. Çözümü bilen var mı? Hayır. Kapalı oturumlar yapıldı. Neden kapalı oturum? Vatandaş muhalefetin ne söylediğini duymasın diye'' dedi.

     

    KİMSE BANA ''BEN ÖZGÜR BİREYİM" DİYEMEZ

     

    Kılıçdaroğlu, ''Ulusal bütünlüğümüzü sağlayabilecek her şeyi yapmaya hazırız. Çünkü biz CHP’yiz. Çünkü biz bu ülkeye bugüne kadar üç büyük devrimin imzasını attık dördüncü devrime imza atmak için oy istedik ancak vatandaşlar oy vermedi, saygılıyız. Cumhuriyet ilk devrim, çok partili hayat ikinci devrim, sosyal devlet ve sosyal demokrasi üçüncü devrim. Dördüncü devrim özgürlükler demokrasisidir. Bu ülkede kimse bana kalkıp 'ben özgür bireyim' diyemez özgürlük yoktur'' dedi.

     

    ''MEDYA ZİRVESİ TEHDİT VE ŞANTAJDIR''

     

    Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın medya patronları ile terör zirvesi yapmasını eleştirerek, ''Medya patronları ile genel yayın yönetmenlerini çağırıyor. Patronlarını neden çağırıyorsunuz? 'Patronlarınıza söylüyorum ey genel yayın yönetmenleri sizde duyun' diyor. Bu tehdit ve şantajdır. Böyle bir olayın olduğu bir örnek ülke gösterin. Demokrasi özgürlükten beslenir. Medyanın özgürlüğü yoksa toplumun özgürlüğü yoktur'' dedi.

     

    ''AKP’NİN TERÖRE ÇÖZÜM KONUSUNDAKİ GÖRÜŞÜNÜ BİLEN VARSA ANLATSIN''

     

    Kılıçdaroğlu, terör sorununun çözümü için tüm siyasi partilerin katkı koyması gerektiğini belirterek, şunları söyledi,

    ''Tüm siyasi partiler bu borunu çözmek için katkı vermek zorundadır. Parlamentoda her siyasal parti iki milletvekili görevlendirsin nasıl Anayasa Komisyonu kuruyorsak terör komisyonu da kuralım. O komisyona paralel akil adamlar heyeti oluşturalım. Eğitimli deneyimli araştırma yapmış kişiler eşzamanlı çalışsınlar ve çözüm üretsinler. Toplumsal destek sağlayarak bu sorunu çözelim. Bizim görüşlerimize kulaklarımızı kapatırsanız, duymazsınız. ‘Görüşünüz eksiktir yanlıştır dersiniz’ saygı duyarız. Ama benim merak ettiğim olay şu. AKP’nin görüşü nedir bilen var mı? Bir Allah’ın kulu çıkıp bana anlatsın. AKP terörü şu yöntemle sonlandıracaktır biz de anlayalım.''

     

    ''SEÇİME ENDESKLİ OLARAK TERÖR ÖRGÜTÜNE SİLAH BIRAKTIRDILAR''

     

    Kılıçdaroğlu, Oslo görüşmelerini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''O görüşmelerin içeriğine çok fazla girmek istemiyorum ortaya çıkan tablo, Erdoğan- PKK görüşmesidir. Seçime endeksli olarak terör örgütüne silah bıraktırdılar. Seçim bitti terör arttı. Bunun hesabını kahveci Mehmet efendiden mi soracağım, iktidardan mı. Mehmet efendi 'kahvecilik yapıyorum' diyor. Öbürü ülkeyi yönetiyor. Böyle vahim olaylarda siyasi iktidar istifa seçeneğini düşünür. Sana bu millet oyu var olan sorunları çöz diye verdi. Oya talip oldun sorun çözemezse sorumlusu iktidardır. Biz muhalefet olarak 'destek vereceğiz' diyoruz ama çözüm de gelmiyor.''

     

    ''KİM FIRSATÇI?''

     

    Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri Davası sanıklarının serbest kalmasına tepki göstererek, ''Bize 'fırsatçılık yapıyor' diyor bu hükümet. Bakın ülke kan gölüne dönmüş, millet ayakta onlar apar topar Deniz Feneri sanıklarını serbest bıraktılar. Kim fırsatçı? Konu başka onların yaptığı başka'' dedi.

     

    ''KENDİSİNİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÜZERİNDE GÖREN BİR BAŞBAKAN GÖRÜYORSUNUZ''

     

    Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın Kızılcahamam’da yaptığı konuşmada 'Ak Parti sadece Türkiye’nin değil dünyanın partisidir' diyerek dünyanın çeşitli ülkelerini saydığını hatırlattı ve ''Türkiye Cumhuriyeti nerede? Böyle bir anlayış olabilir mi? Beyefendi sanıyor ki Başbakan olarak değil de AKP Genel Başkanı olarak gittiğinde de böyle karşılanacak. O kadar gözü dönmüş ki hırsları büyümüş ki o kadar ki her şeyi kendisi yaptı sanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmasan öyle karşılanır mısın? Kendisini Türkiye Cumhuriyeti üzerinde gören bir Başbakan görüyorsunuz. Böyle bir anlayışla bir ülke yönetilemez parçalanır. Biz belli konularda sesimizi çıkarmıyorsak ülkenin selameti için çıkarmıyoruz. Bağrımıza taş basıp sesimizi çıkarmıyoruz. Ama onlar sabah akşam istismar ediyor'' dedi.

     

    ''ANKARA’DA ADLİYENİN ÖNÜNDEN GEÇERSENİZ TUZ KOKUSU SİZİ RAHATSIZ EDER''

     

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidarın yargıya müdahale ederek kendisine bağlı hale getirdiğini öne sürdü ve ''Ankara’ya giderseniz adliye binasının önünden geçerken tuz kokusu sizi rahatsız eder. Tuzun koktuğu yerde özgürlük demokrasi ve vicdan olmaz. Eskiden 'Ankara’da yargıçlar var' denirdi bir güvence vardı. Şimdi Ankara’da yargıçlar yok. Siyasi otoritenin emrinde yargıçlar var. Bir Yargıtay düşünün 160 üyesi blok oy kullanıyor. Böyle olması için beynin tek taraflı düşünmesi lazım. Anayasa mahkemesi hülle ile yargıç tayin ediyor. Hülle ile yargıcın atandığı bir mahkemede etik kurallar ve yargılama olabilir mi?'' dedi.

     

    ''MUHALEFETE MUHALEFET EDİLİYOR''

     

    Kılıçdaroğlu, iktidarın en son terör konusunda eleştirdiği muhalefetin işinin çok zor olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

    ''Muhaleflet olarak işimiz çok zor. Eskiden muhalefete muhalefet edilmezdi iktidara muhalefet edilirdi. Şimdi iktidar muhalefete muhalefet ediyor. Yağmur yağsa sorumlusu CHP. Bir şey mi söylediniz aynı akşam yandaş medyada aynı tipler eleştiriyor. 'Doğal Yaşam Parkı çok güzel. Aziz Kocaoğlu’nu yürekten kutluyorum' diyerek, doğal yaşam parkından söz edeceğiz. Onlar aslandan girerler aslanlar iktidar, oluyor muhalefeti suçlarlar. İşçi sendikaları nerede? Ensesine vur ağzından lokmayı al. Oturuyorlar. ABD’de, Fransa ve İngiltere’de kişi başına gelir 35- 40 bin dolar ama sosyal devlet istiyorlar bizde yoksulluk almış diz boyu gidiyor. Herkes halinden çok memnun. Neden? Özgürlük ve demokrasi yok, insan hakları algısı yok.''

     

    ''ANAYASADAN ÖNCE SİYASETTE ZİHNİYET DEĞİŞMELİ''

     

    Kılıçdaroğlu, anaya değişikliğinden önce ülkede siyaset zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ''Anayasa çıksa bütün sorunlar çözülecek sanki. Yok öyle bir şey birbirimizi kandırmayacağız. Bu sözler, yeni bir anayasaya ihtiyaç yok anlamına gelmesin. Toplunun demokratikleşmesi ayrı bir olay bunların gereklerinin yerine getirilmesi ayrı bir olay. Siyasetin zihniyeti değişmedikçe siyasetin işlevi olmaz. Anayasa madde 90 der ki uluslar arası sözleşmeler iç hukukun üstündedir. İç hukukla uluslararası sözleşmeler arasında çelişki olursa uluslar arası sözleşmeler esas alınır. Tutuklu milletvekilleri hangi yasaya göre tutuklu. Hangi uluslararası sözleşme milletvekillerinin tutukluluğunu öngörüyor. BM ve Avrupa insan Hakları Sözleşmelerini imzaladık. Her ikisi de 'milletvekilleri tutukluluğu söz konusu olamaz' diyor. Bu sözleşmeleri biz imzaladık. Bunlara uyacağız diye taahhütte bulunduk. Neden uymuyoruz. Anayasadan önce kafaları zihniyeti değiştirmemiz lazım. Kafamızda insan sevgisi olması lazım'' dedi.

     

    ''EKONOMİYİ SICAK PARA YÖNETİYOR''

     

    CHP lideri, üç ayda bir toplanması gereken Ekonomik ve Sosyal Konsey’in üç yıldır toplanmadığını belirterek, ''Türkiye’nin geniş kitlelerini ilgilendiren kararlar önce bu konseyde görüşülür. Bana bir Allah’ın kulu çıkıp bu Hükümetin ekonomi politikası şudur, diye anlatmış değil. Bu Hükümetin ekonomi politikası sıcak paranın yönettiği bir ekonomidir. Ekonomik Sosyal Konsey üç yada bir toplanacak ama en son 5 şubat 2009 tarihinde toplanmış. Bunu bir devlet memuru yapsaydı görevi kötüye kullanmaktan dava açılırdı. Bu ülkenin işadamları, baroları sendikal yok mu? 'Bırak üç ayı üç yıl geçti neden toplanmıyoruz' diye sorması lazım değil mi? Lazım. Muhalefetin ne söylediğini dinleme erdemi gösterecek bir iktidar olması lazım'' dedi.

     

    ''REKOR BÜYÜYORUZ AMA İŞSİZLİĞİ ÇÖZEMİYORUZ''

     

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu., Türkiye’de istihdam yaratmayan bir büyüme olduğunu dile getirerek, ''Lider ülke Türkiye deniyor. Eyvallah. 'Çok hızlı büyüdük' diyorlar. Büyüme rakamlarını görmeden olmaz arkadaş. 1923’ten 2002’ye kadar ortalama büyüme kaç? 2002- 2011 arasındaki büyümeye bak. Bakın 'rekor büyüme sağladık' dediği zaman alkışlıyoruz. Eksiden yukarıya çıkıyoruz. Rekor büyüme sağlıyoruz ama işsizliği çözemiyoruz. İstihdam yaratmayan bir büyüme var. İstihdam yaratmayan büyüme modeli var. Ara üretimi tamamen öldürdüler. Cumhurbaşkanı’nın bir lafı var. 1 dolarlık ihracatın içinde 82 sentlik ithalat var. Övünüyoruz ya 82 senti zaten ithal ediyoruz. Ekonomide üç temel sorunu var. Büyüme ve cari açık arasındaki dengesizlik. Enflasyon tehlikesi var. Uzun süredir ilk kez çekirdek enflasyon yüzde 7’ye ulaştı. Önümüzdeki süreç bir enflasyon sorunu yaşayacağız'' dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı