Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yabancılar oynuyor Türkler seyrediyor

Bu sene Beko Basketbol Ligi’nde zirve mücadelesinin çok çekişmeli geçeceğini hep söylüyoruz.

Ama Spor Toto Kupası maçları bize sadece zirve mücadelesinin değil bütün lig maçlarının inanılmaz bir savaş içerisinde geçeceğini gösterdi. Ligde play-off’lara kalmak için bütün kulüp takımlarımız iddialı. Böyle olunca da kümede kalmak savaşının da (play-out) ne kadar can yakıcı olacağını şimdiden görebiliyoruz. Kimin kimi yeneceği belli olmayan bir lig bizi bekliyor. Kupa maçlarını yayınlayan Sports Tv yeni bir yayın kuruluşu. Yayıncı kuruluşların basketbol sevgisi merakı giderek artıyor. Sports Tv maçları başarıyla yayınladı. Ama buna bir yenilik eklediler. Maçların sonunda günün sonuçlarını analiz ettikleri bir saat süren (Basketbol Merkezi) adlı bir yayında basketbol konuşuyorlar. Ve basketbol sevgisini, bilgisini seyircilerle paylaştılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Bu saydıklarımız basketbolun olumlu yönleri. Ama bir gelişme daha var ki o bizi düşündürüyor. Her takımda devşirme oyuncularla birlikte en az 4 yabancı oynuyor. Bu da tabii Türk gençlerinin gelişmesinin önünü tıkıyor. Türk basketbolunun simgesinin milli takımın olduğunu düşünürsek önümüzdeki dönemde bizi Avrupa’da zirveye taşıyacak bir kadro kurulması bu yabancı oyuncu bolluğundan dolayı giderek zorlaşıyor. Koçlarımız maçlarda hatta antrenmanlarda bile yabancı oyuncularla iletişim kurmak için İngilizce konuşuyorlar. Önümüzdeki milli takımımız için Enes Kanter’in ve Furkan’ın uzun oyuncular açısından önemli bir temel taşı olacaklarını yazmıştık. Bunlara bu turnuvada gene bir Karşıyakalı İlkan Karaman eklendi. Uzun oyuncu sıkıntısı çekmeyebiliriz. Ama esas dert kısa oyuncularda daha doğrusu oyun kurucularımızda. Bütün lig takımlarımızda oyun kurucular yabancı oyuncular. Onlar ancak yoruldukları zaman Türkler oyuna girebiliyorlar. Sadece kulüp takımları değil ülkelerin basketbol seviyeleri artık yetiştirdikleri oyun kurucular kadar ses getiriyor. Bugün ikinci milli ligde de çoğu takımın oyun kurucuları siyah Amerikalılar. Bu yüzden Türk oyun kurucularının derdi her geçen gün artıyor. Gerçeği konuşmak gerekirse biz Türk basketbolu için kulüp takımlarımızda ilk 5’te Türk oyun kurucular ön planda olduğu zaman basketbolumuz gerçekten güçlendi diyebiliriz. Bizim basketbolumuzun temeli set (kurulu düzen) oyunlarına bağlı olduğu için zaten sadece oyun kurucular değil diğer uzunlar da yeteneklerinin tümünü kullanacakları fundamental, temel bilgiye sahip değiller. Buna her birlikte çare aramalıyız. Önce genç takımlarımızda en kısa oyuncularımızı değil, en yetenekli oyuncularımızı oyun kurucu yaparak işe başlamalıyız. Eğer Cenk Akyol, Serkan Erdoğan ve benzerlerinin oynadıkları genç takımlarda skorer yerine oyun kurucu olsalardı bugün oynadıkları takımlara katkıları ne olurdu diye düşünmek zorundayız. Türk çocuğunun basketbola yetenekli olduğuna inanıyoruz. Ama biz Türk çocuğunun içindeki yeteneğinin tümünü sergilemesini sağlayamıyoruz. Bunu kabul edip çare aramalıyız. Bugün Amerika’da oyuncu yeteneğini kısıtlayan en önemli faktörün tebeşir olduğu artık tartışılmıyor bile. Biz de taktik çizimlerde sınırsız kullanılan tebeşire bir de yabancı oyuncu eklendi. Artık çizilen oyunun değil oyuncunun önemli olduğunu anlama zamanı. Oyuncu geliştirmesinin çaresini Amerika’da yarı sahada 3’e 3 oynanan antrenmanlarda bulduklarını söylüyorlar.

Sahalarda yan taraflarda da pota olduğu zaman oynanan 3’e 3’lerde oyun kuruculara yer verilmiyor. İzzet, Furkan ve İlkan’dan oluşan bir 3’lünün birlikte oynadıkları antrenman maçlarında oyun kurucu görevi kendilerine düştüğü için fundamentallarının gelişmesi kaçınılmaz oluyor. Bu üçlü maçlarda oyuncu geliştirmekle görevli asistan koçlar kenarda hep not tutuyorlar ve antrenmanda filme çekiyorlar. Ve 15 dakikalık çift kale maçtan sonra oyuncuların yetersiz fundamentallerini en az 30 dakika özel çalışmayla geliştiriyorlar. Siz Furkan’ın, İzzet’in böyle bir çalışmayla ne kadar iyi, çok yönlü olacağını düşünebiliyor musunuz?

Özetle Spor Toto Kupası’nda benim favorim Bandırma Kırmızı takımı oldu. Bir tek Bandırma Kırmızı tek yabancı oyuncuyla oynadı. Ve hiç olmazsa orada İbrahim Yıldırım gibi bir yeteneği kenarda otururken değil oynarken izleyebildik. Banvit Kulübü’nü A takımlarından daha çok pilot takımları Bandırma Kırmızı için tebrik ve teşekkür ediyorum.

X