Futbol Yabancı sporcular Türkiye'yi tercih ediyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yabancı sporcular Türkiye'yi tercih ediyor

YEREL HABERLER YABANCI SPORCULAR TÜRKİYE'Yİ TERCİH EDİYOR

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Taşer, futbolda sakatlıklarının artmasının tek bir nedeni olmadığını, birçok faktörün birden söz konusu olduğunu söyledi.

Taşer, ligin ilk yarısında takımlarda birçok oyuncunun sakatlanmasıyla ilgili olarak, “Burada tek faktör söz konusu değil. Sakatlıkların artmasında birçok faktör birden söz konusu” dedi.
Sakatlıklarda saha ve iklim şartları, futbolcunun kendine bakması, futbolcu-sağlık ekibi ilişkisi, futbolcu-teknik direktör ilişkileri, takımın durumu, moral motivasyon, artan maç trafiğinin sakatlığın önlenmesinde veya ortaya çıkıp-çıkmamasında önemli faktörler olduğunu anlatan Taşer, “Bunların hepsi biraraya gelince sakatlıklar bazen kaçınılmaz olarak artabiliyor. Günümüz futbol takımlarında sakatlığın tedavisinden ziyade, artık sakatlığın ortaya çıkmamasını sağlamak çok daha önemli bir konuma geldi. İşte burada sağlık ekibi ile teknik ekip arasında gerçekten çok yakın bir işbirliği olmalı. Futbolcunun durumu, o gün antrenmana ne kadar katılabileceği, katılırsa ne kadar yüklenebileceği bunların hepsi teknik ekiple çok yakından paylaşılmalı, teknik ekip de bu bilgileri doğru değerlendirmeli” diye konuştu.

“SOSYAL YAŞAM DOZUNDA OLMALI”

Ömer Taşer, “Bazı futbolcular, gece hayatları nedeniyle sakatlık yaşadıkları gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, “Bazen bir takım işlerde toplum olarak işin kolayına kaçıyoruz. En kolay suçlanacak kişi bazen futbolcudur, bazen doktordur” dedi.

Futbolcuların sosyal yaşamına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Taşer, “Tabii ki futbolcunun kendisine bakmaması, özellikle çift antrenman yapacağı bir günden önceki beslenme şekli, uyku koşullarının uygun olmaması gerçekten sakatlığa davetiye çıkarmaktır. Dozunda yapmak koşuluyla açıkçası sosyal yaşamın, sportif yaşamı engellemesi, sekte vurması söz konusu değil ama futbolcunun bu dengeyi iyi kurması, bu dengeyi kurarken de neyi ne kadar yapabileceğini bazen sağlık ekibiyle, doktorla paylaşması gerekir” şeklinde konuştu. Ömer Taşer, futbolcuların yeni yılda sakatlıklardan kaçınmaları için kendilerine dikkat etmeleri gerektiğini kaydederek, “Futbolcu arkadaşların şunu unutmaması lazım; ayakları, bacakları, vücutları onların sermayeleri. Halk tabiriyle ekmek paralarını kazandıracak şey. Bu sermayeye çok iyi bakmak lazım. Çok iyi bakmak demek sadece sahaya çıkıp, kendini korumak değil. Esas kendini korumak saha dışında olur. Uykusuyla, beslenmesiyle, yanlış ilaç kullanmamasıyla o vücuda, o sermayeye iyi bakmamız gerekiyor” diye konuştu.

“SADECE SAKATLANAN YERİN İYİLEŞMESİ YETMİYOR”

Ömer Taşer, sakatlanan yerin iyileşmesinin oyuncunun sahaya dönmesi için yeterli olmadığını, oyuncunun her açıdan hazır olması gerektiğini kaydetti.
Bazen oyuncular için söylenen, “Tam iyileşmeden oynadı, yeniden sakatlandı” gibi ifadelerin doğru olmadığını dile getiren Taşer, şöyle devam etti:
“Örneğin bir adale sakatlığından sonra bir takım sahaya dönüş kriterleri yerine gelmeden, yani futbolcunun sahada o adalesi açısından yeterli performansı göstereceğinden yüzde 100 emin olmadan o kişi sahaya verilmez ama sahaya dönmek için sadece sakatlanan yerin iyileşmesi yetmiyor. Bütün vücudunda o performansı gösterecek. Maçtaki performansta, fiziki kondisyonunun yanında moral kondisyon gibi başka faktörler de rol oynuyor. Dolayısıyla kişi sakatlık geçirdiği yer açısından hazır olabilir ama moral açısından hazır değilse o zaman gerçekten problem olabilir. Çünkü o zaman o sakatlanan yerini kendi psişik güçleriyle, moral motivasyonu açısından yüzde yüz koruma altında tutamayacak ve oradan veya başka bir yerden sakatlanma riski artacak demektir.”
Ömer Taşer, sakatlıklarda tedavi süresi uzayınca bazen sağlık ekiplerinin suçlanmasıyla ilgili olarak ise, “Süper Lig'de her kulüpte birbirinden kaliteli doktor, fizyoterapist ve masörler var. İşlerini iyi yapıyorlar diye düşünüyorum. 'İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım' denir. Sağlık ekipleri olarak bizim de gözden kaçırdığımız noktalar olabilir ama her geçen gün sağlık ekiplerinin bilgisi, donanımı, becerisi artıyor” dedi.

“YABANCI SPORCULAR TÜRKİYE'Yİ TERCİH EDİYOR”

Bazı futbolcuların tedavi için yurt dışına gitmesinde psikolojik faktörlerin söz konusu olabileceğini ifade eden Ömer Taşer, geçmişte Türkiye'de sakatlanan her futbolcunun yurt dışına gittiğini, artık bunun artık tersine döndüğünü söyledi.

Taşer, artık hemen hemen her sakatlığın tedavisinin yurt içinde yapılmaya başlandığını vurgulayarak, “Günümüzde yurt dışına giden örnekler yazılıyor ve herkes yurt dışına gitmek istiyormuş gibi bir hava oluşuyor. Ancak medyada özellikle gözükmeyen bir tarafı var. Eskiden hep Avrupa'ya, ABD'ye giden, özellikle yakın ülkeler Azerbaycan, Gürcistan, hatta Rusya, Kuzey Afrika ülkeleri gibi bir çok ülke sporcusu tedavisini olmak için direkt olarak Türkiye'ye geliyor. Bu bence ülkemiz adına gurur verici bir olay” ifadelerini kullandı.

FENERBAHÇE'DEKİ DURUM

Aynı zamanda Fenerbahçe Kulübü Sağlık Kurulu Başkanı olan Taşer, sarı-lacivertli takımda ilk yarıda bazı futbolcuların belirtilen zamandan daha önce iyileşmesiyle ilgili olarak ise şunları söyledi:
“Burada esas önemli olan tanıyı doğru koymak ve bilgilendirmeyi doğru yapmak. Bazen tanıda sıkıntınız olduğu zaman, yani ikinci derecede bir adale yırtığıyla, üçüncü derecede adale yırtığının iyileşmesi arasında 2 ila 4 hafta var. Tanıyı doğru koyarsanız, önünüze doğru bir takvim çıkarırsınız. Bunun yanında tedavinin başarısının en önemli nedenlerinden biri işi disiplin altında tutmaktır. Sporcuyu, sizin söylediklerinizi bire bir uyguluyor, her şeyi yapıyor konumunda tutmaktır. Tedavinin esas başarısı budur. Fenerbahçe'nin sağlık kurulu özellikle bunu iyi gerçekleştiriyor.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle