Gündem Haberleri

    Yabancı semalarda

    Hürriyet Haber
    05.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Çalışmalarını Galata Mevlevihanesi'nin içinde sürdüren Galata Mevlevi Musiki ve Sema Topluluğu'nun icra heyetinde 18 kişi var. Müzik profesörü, berber, devlet sanatçısı ve kundura çırağı bir arada tasavvuf müziği ve sema yapıyorlar. Topluluğun her ayın üçüncü pazarında halka açık gösterisi oluyor.

    Tünel'den Yüksekkaldırım'a giden Yakup Dede Caddesi'nin hemen köşesinde, sokak ile aynı renkte bir bina kapısı gözükür. Burası Kültür Bakanlığı Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğü'ne bağlı Galata Mevlevihanesi'dir. İstanbul'daki altı mevlevihaneden geriye kalan tek bina olan bu yapı tam 508 yıllık.

    Kapıdan girer girmez yaşlı çınar ve incir ağaçları ile bezenmiş bahçede İstiklal Caddesi'nin gürültüsünü ve kalabalığı geride kalıyor. 1846'da yapılmış Adile Sultan Sarnıcı'nda siyah ve boz renkli kedi beraber uyukluyor, kuyunun başında turistler ellerindeki kent rehberinin sayfalarını karıştırıyor.

    Bundan 500 yıl önce insanların dünyevi hazlardan vazgeçip ruhlarını temizlemek için çile çektiği bu mevlevihanede, geriye bir zamanlar başında oturup ney taksimi yaptıkları emektar bir kuyu, çırağın ustasından ebru sanatını öğrendiği asırlık çardak kalmış.

    Neyse ki 1982'de Galata Mevlevihanesi'ni Yaşatma Derneği kurulmuş. Şimdi burada tezhip, hat, ebru, oymacılık, sedef kakmacılığı ve cam işi sanatı yapılıyor. Damat İbrahim Paşa karısı Fatma Sultan için Çırağan Sarayı'nı yaptırdığında sarayın alt katında kalan, sonra da Ihlamur Kasrı'ndan mevlevihanenin bahçesindeki Hamuşan'a yani Sessizlik Evi'ne taşınan evliyaların türbelerinin arasında şimdi artık ebru, resim ve hat sergileri düzenleniyor, tasavvuf müziği konserleri ve sema gösterileri oluyor.

    Profesör ile berber

    Mevlevihaneye hizmet için aynı yıllarda kurulmuş bir de Galata Mevlevi Musikisi ve Sema Topluluğu var. Bu grup tasavvuf müziği eşliğinde sema gösterisi yapıyor. Topluluğun postnişi yani dedesi bu işe 1960'larda Konya'da semazenlik yaparak başlayan ebru, hat şiirleri ve sanat musikisinde de çalışmaları olan Nail Kesova: ‘‘Yükselmek için iki kanat gerek. Biri ibadet ötekisi sevgi. Tasavvuf aleminin en büyük kitabı olan Mevlana'nın eseri Mesnevi'yi okuyan vuruluyor. Ben de bundan 40 sene önce vurulanlardanım.’’

    Topluluğun icra heyeti 18 kişiden oluşuyor. 18 kişinin dokuzu semazen, dokuzu da mıtrıp yani saz heyeti. 18'nin 18'i de çocukluklarında baba ve dedelerinden Mesnevi dinleyen kişiler değil. Semazenler arasında konservatuvarda öğretim görevlisi, Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nda öğretim görevlisi, radyoda ses sanatçısı olan da var, Mevlana'nın ne olursan ol gel hitabına uygun olarak kunduracı çırağı ve berber de... Saz heyetinde yedi enstrüman bulunuyor:. Ney, kudüm, halile, tambur, kemençe, ud ve kanun. Saz heyetinde iki de okuyucu bulunuyor. Ud, kudüm, tambur ve kanun çalan sazendeler hem çalıp hem de okuyabiliyorlar.

    Her ayın üçüncü pazarında mevlevihanenin semahanesinde topluluğun bir sema töreni oluyor. Büyük Mevlevi besteka*r Buhurizade Mustafa Itri Efendi'nin rast makamı icra edilerek başlanan sema, ney taksimi peşrev icrası ile devam ediyor. Peşrev başlar başlamaz semazenler ellerini yere vururak secde ediyor ve semazenbaşının işareti ile Dede'nin elini öperek dönmeye başlıyorlar. Tören halka açık.

    Galata Mevlevi Musikisi ve Sema Topluluğu her yıl iki kez yurtdışına davet ediliyor. Davet eden ülkelerin başında İtalya, İsviçre, Almanya, Hollanda ve Portekiz geliyor. Amerika, Avusturya ve Almanya'da topluluğun kasetleri tasavvuf müziği içinde en çok tutulanlar arasında. Bugüne dek pek çok ülkede yapılan Uluslararası Müzik ve Dans yarışmalarına katılıp her defasında en çok beğenilen grup ünvanını almışlar. Topluluk Mart ayında Almanya'da Bremen Radyosu'nda bir sema gösterisi ve tasavvuf müziği icra etmiş.

    Sakın kaçırmayın

    Haziran başında da Portekiz'de Mayıs Şarkıları Genel Musiki Festivali'nde Sultan III. Selim'in ayini şerifi ile sema ettiler ve Nail Kesova'nın derece alan bestelerini icra ettiler. Venedik Operası'nın koreografisini hazırlayan İtalya'nın en ünlü balerin ve koreografı Giovanni Di Dicco, Nail Dede'nin yetiştirdiği bir semazen. Sonbaharda İstanbul'a gelerek sema törenlerine katılacak. Hollanda'da ekim ayında katılacakları bir sema töreni de topluluğun gelecek aylardaki turneleri arasında: ‘‘Doğada cismin en küçük parçası atomun içindeki elektrondan protona dek herşey dönüyor. Sema'nın özü de dönmektir. Saz heyetinde neyci neyini üfleyip semazenler kollarını göğüslerinde çapraz tutar tutmaz seyirci hayran kalıyor’’ diyor Nail Kesova. Topluluğun 18 Temmuz pazar günü saat 15'de gösterisi var. Ses ve saz eşliğinde semazenlerin gönül gözü dedikleri iki kaşın arasındaki bir noktaya bakarak birbirlerinin önünde eğilip o nefis dönme ritüellerini izlemek istiyorsanız kaçırmayın.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı