Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yabancı oyuncu sınırlaması kaç olmalı

YABANCI sayısının kaç olması gerektiği hakkında yıllardır ya her transfer sezonunun başında ya da Avrupa kupalarında yabancı oyuncu sayısı fazla olan bir takımla eşleştiğimizde yeniden gündeme getirilen bir sorudur.

3-5-6-8’lerle başlayan ve sınırsız olarak devam eden ve ‘+’lı çözümlerin de devreye girmesi ile daha da içinden çıkılmaz bir hal alan bu sorunun cevabını bulmak için konunun üzerine aklımıza gelen ilk rakamsal değerleri söylemek yerine daha detaylı analizler yapmak gereklidir.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun 6+0+4 açıklamasından sonra kamuoyundan yapılan açıklamaların, pozitif ve negatif olan düşüncelerin ve önerilerinin gerçek çözümü nedir? Sorunun nasıl ele alınması gerekir? Yabancı oyuncu sayısı kısıtlanmasını savunanların dayanağı ligde ve takımlarda yabancı oyuncu sayısı arttıkça milli takımların bundan zarar göreceği iddiasıdır. Türkiye Profesyonel Futbol Ligleri’nde oynayan yabancı oyuncu sayısı arttıkça yerli oyuncular takımlarda yer bulmak konusunda daha büyük zorluklarla karşılaşacaklar, yerli oyuncular resmi maçlarda oynayamadıkça kaliteli yerli oyuncu havuzu oluşamayacak, bunun bir sonucu olarak da Milli Takım’a oyuncu rezervi olmayacak milli takım ve ülke futbolu güç kaybedecektir.

EŞİT REKABET TALEBİ

YABANCI oyuncu sayısının sınırlandırılmamasını savunanlar ise tezlerini uluslararası alanda da diğer ülke kulüpleriyle mücadele edecek olan takımların, rakiplerinin bünyelerinde çok sayıda yabancı oyuncu bulundurmaları ve kendilerinin aynı hakka sahip olmamaları sebebiyle bu turnuvalarda dezavantajlı konumda bulundukları varsayımı üzerine oturtmuştur. Bu durumun Türkiye futbolunun yurtdışındaki kulüplerarası turnuvalarda temsili konusunda sıkıntılara sebep olduğu ve takımlarımızın rekabet gücünü düşürdüğü savunulmaktadır. Bu iki grubun dışında sınır olmasın fakat bunun yanında bazı kıstaslar getirilmesi fikrini savunan kişilerde bulunmakta. Ekonomik anlamdaysa sınırlandırmanın yerli oyuncu ücretlerinin çok yüksek olması ve yerli oyuncuların başka ülkelerde futbol oynamamak istememelerinin ekonomik olduğu gerçeğidir. Yerli oyuncu fiyatlarının düşmesiyle birlikte daha çok oyuncumuzun yurt dışına transfer olacağıdır.

YILAN HiKAYESiNE DÖNÜYOR

BU görüşlerin doğrultusunda, hangi düşüncenin uygulanması gerektiği konusunda bir çıkmaz olduğu ortada. Çözüm olarak da 6+2’den 6+4’e rakam önerileri var. Açıklanan yeni uygulamanın getirdiği itirazların, konunun daha detaylı ele alınmadığının ve planının olmadığından bahsedebiliriz. Tüm bu koşullar aslında yabancı sayısının kaç olması gerektiği sorusunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.
Avrupa’nın 4 önemli ligine baktığımızda durum nasıl? Premier League’de oynayan oyuncuların yüzde 63’ü yabancı uyruklu. Bu sayıyla Avrupa’nın 4 büyük ligi arasında Premier League zirvede yer alırken, bu oran Bundesliga’da yüzde 48, Fransa 1. Ligi’nde yüzde 42, La Liga’da ise sadece yüzde 37... Yabancı oyuncuların fazlalığı nedeniyle sıkıntı yaşadıkları federasyon başkanları tarafından açıklanan İngiltere’de herhangi bir yabancı oyuncu sınırı bulunmazken, transfer standartları bulunuyor. Bundesliga’da da İngiltere’de olduğu gibi herhangi bir yabancı sınırı yok. Fransa ve İspanya’da ise durum biraz daha farklı. Fransa’da Avrupa Birliği dışından sadece 4 oyuncu kadroda yer alabilirken, İspanya’da bu sayı 3 ile sınırlandırılmış durumda.

DAHA FAZLA İNGİLİZ LAZIM

İNGİLTERE Futbol Federasyonu Başkanı David Bernstein, Premier League’de daha fazla İngiliz oyuncuya ihtiyaç duyduklarını kabul etti. Genç oyuncuları geliştirme çabalarının sürdüğünü de ifade eden başkan, David Bernstein “Daha fazla Jack Wilshere gibi isimler görmek istiyoruz” şeklinde konuştu. İngiltere ve Almanya örneklerini ele alırsak çok çarpıcı gerçekler gözümüze çarpıyor iki ülkede de uygulanan serbest yabancı sayısı olmasına rağmen İngiltere Futbol Federasyon Başkanı’nın dile getirmiş olduğu ‘Ligimizde daha çok İngiliz oyuncu olmalı’ söylemi, Alman futbolundan gelmiyor ve hepimizin ilgi ile izlediği Alman futbolunun hem kulüpler bazında hem milli takımlar düzeyindeki yükselişi, yabancı serbestliğine karşın Götze, Reus, Draxler, Mesut, Nuri, İlkay, Müller, Alaba gibi bir çok alman futbolunun altyapısından gelen oyuncular olduğu göz ardı edilemez.

RAKAM DEĞİL MANTALİTE

SONUÇ olarak bu analizlerin bize göstermiş olduğu çözümün bütün savunulan, önerilen rakamsal değişiklikler ve sınırsızlığın getireceği avantajlar değil, topyekün tüm ülke futbolunun mantalitesi ile ilgili olduğu gerçeğidir. Tek çarenin Türkiye Futbol Federasyonu destekli yeni planlama alt yapılarda tesisleşme doğru organizasyonlar, alt liglerde takım sayısını çoğaltma genç oyuncuların takibi, nitelikli antrenör kadroları kurma, antrenör kadrolarını genç oyuncular oynatmaya teşvik etmek, antrenörler üzerinde iş kaygısı ve skor odaklı baskılar kurmadan genç oyuncu eğilimleri yaratmak gibi daha bir çok unsurdan bahsedebiliriz.. Çözümün kaynağı budur. Bundan sonrası zaman işidir, iyi bir strateji ve temel eğitimdir. yani yatay yapı ile ilgilenilerek, karar verilen modele uygun oyuncu ve Antrenör yetiştirme bu işin başlangıcıdır. Ancak bu topyekûn bir kalkışmayı gerektiren, popülist olma isteğinden uzak, tamamen insan yatırımına dayalı ileri görüşlülükle gerçekleşebilecek bir devrimdir.

 

X