Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yabancı oyun kuruculara karşıyım

Türk çocuğu daha iyi oyuncu olabilir diye bir iddiamız var.

Bunu her seferinde tekrarlıyoruz ama bu anlayışın yerleşmesi yönünde çok adım attığımızı söyleyememem.

 

Hep söylüyorum ve yazıyorum.

 

Daha iyi oyuncu olmanın yolu teknik kadroda oyuncu geliştirme koçu olarak sadece görevi “oyuncu kazandırmak” olan özel koçlardan geçiyor. Zira takımların başındaki koçların aklında haklı olarak sadece maç kazanmak var.

 

Şut tabancası gibi saatte 1500 şut attıran aletleri de hala getiremedik. Antrenmanlarda saatte kaç şut attığımızdan kimsenin haberi yok.

 

Bu olumsuz gelişmelere bir de yabancı oyun kurucuları eklememiz gerek. Bugün Beko Basketbol Ligi’nde aklı sadece kaç sayı attığına takılı birçok yabancı oyun kurucu var. Kimi şişman, kimi basketbolda cüce sayılacak boyda. Kimseye pas vermek niyetinde değiller. Ellerine geçeni atıyorlar.

 

Oyun kurucuların yetkileri, sorumlulukları sayılmayacak kadar çoktur ama içlerindeki bence en önemli görevleri beraber oynadığı takım arkadaşlarını daha iyi oyuncu yapmaktır.

 

Eğer bir oyuncunun aklı hep kendi attığı sayıda ise nasıl yanındaki gençleri daha iyi oyuncu yapabilir. Tabii ki imkansız.

 

Türkiye’de bu yıl en çok gelişme gösteren oyuncular listesinde Ermal Kurtoğlu ön sıralarda. Sebebi ise Tutku Açık ile aynı takımda oynaması.

 

Sezon başında Tutku’nun asistleri ile smaçlar bulan Ermal’in özgüveni çok gelişti. 3 sayı bile atacak kadar kendine güvenmeye başladı. Özetle Tutku sayesinde bugünkü Ermal’i kazandık.

 

Maalesef yanındaki oyuncuları daha iyi oyuncu yapma kavramı tersini de beraberinde getiriyor. Bunlar beraber oynadığı oyuncuların önünü tıkayan oyun kurucular. Beko Basketbol Ligi’nde bunlar ağırlıkta.

 

Bugün Türkiye’de en yetenekli gençlere sahip kulübümüz Karşıyaka. Karşıyaka’nın oyun kurucusu ise 1.70 boyunda siyah Amerikalı guard Hollston.

 

Hollston ise neredeyse takımın sayı kralı. Hollston’un bırakın maçları Türkiye’de olduğu sürece aklında bir kere olsun Furkan’ı daha iyi oyuncu yapmak gibi bir düşüncenin geçtiğini sanmıyorum.

 

Furkan, ribauntlarda harika ama daha topu yere vuramıyor.  NBA’de Ömer Aşık örneği var. Bu konuya ilk fırsatta eğileceğim.

 

Antalya’da da durum aynı. Orada da Hollston’un yerini Gerord Henderson alıyor. Ve yetenekli Türk gençleri kenarda elleri çenelerinde maçları izliyorlar.

 

Muratcan için point guard olsun dememin sebebi bu. Ancak değişen bir şey yok.

 

Açıklıyorum. Ben yabancı koçlara karşı olduğum gibi yabancı oyun kuruculara da karşıyım. Bu yüzden devamlı genç koçlarımıza en yetenekli oyuncularınızı point guard yapın diyorum.

 

Ancak bir gün bir Türk oyun kurucu NBA’e seçilirse Türk basketbolu zirve yolunda diyebiliriz. Durum bu kadar açık.

 

Koç Spahija hakkında ne düşünüyorsun diye e-mailler alıyorum. Spahija diğerlerinden oldukça farklı. Kişilikli güvenilir ve saygı uyandıran bir koç. Bu disiplinli tutumunun arkasında Aydın Örs’ün de olduğunu unutmayalım.

 

Geçen gün bir maçtan sonra TV röportajında “Hakemlere çok yersiz itirazlarda bulundum, özür dilerim” demesi bunun bir ispatı.

 

Basketbolda maçlarda oyuncu değiştirmek çok önemlidir. Oyuncu değiştirme sanatı diye bir çok kitap var. Spahija bunu iyi yapıyor. Fenerbahçe’ye maçları genelde oyuna sonradan kenardan gelen oyuncular kazandırıyor. Bu başarı son Antalya maçında Jasikevicius’undur. ,

 

Onun konsantrasyonu artık NO-LOOK Pass dediğimiz bir tarafa barken öbür tarafa pas vermek üzerine yoğunlaşmış durumda. Neredeyse iki oyuncu topu kapıp turnike atarlarken bile yanındaki oyuncuya değil tribünlere bakacak durumda. Buna rağmen Jasikevicus son maçta galibiyeti getiren isim oldu.

 

Galatasaray - Beşiktaş maçında sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da en iyi koçlarından Ergin Ataman ve Oktay Mahmuti’nin savaşını izledik.

 

Basketbolda son senelerdeJUNK defans diye bir savunma öne çıktı. Takımlar savunmada zonla başlayıp bir iki pas sonra adam adamaya dönüyorlar. Veya tersini uyguluyorlar.

 

Ne yaptıkları belli olmuyor. Bunda savunmanın gayesi rakibin kafasını karıştırmak. Ama (kargaşa savunma) sadece rakip oyun kurucuların kafasını karıştırmakla kalmıyor. Bunu uygulayan oyuncuların da kafası karışıyor. Savunmada şimdi ne yapacağız diye düşünmekten hücumda verimli olmaları sınırlanıyor. Beşiktaş bu savunma etkili olduğu sürece öndeydi. Sonra tersi gerçekleşti ve Galatasaray kazandı.

 

Son olarak Erman Kunter’i Fransa’daki başarısından dolayı yürekten kutluyorum. Onu güçlü bir Türk takımının başında görmek için tüm basketbol dünyamız sabırsızlıkla bekliyor.

X