Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yabancı bir bakış açısı

Derbide sahaya yabancı madde atanlar bir ölçü yanlış yaptıysa. Çıkan olayları ve nahoş gelişmeleri bütün F.Bahçe camiasına fatura eden G.Saray’ın başkanı Ünal Bey bin ölçü yanlış ve haksızlık yapmıştır.

BİZ romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan... Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz. Aslında biliriz evinde karısına şiddet uygulayan nice hırt... Hırsızı arsızı... Sevgilisinin başını kesip çöpe saklayan sapıklar... Belki de küçücük çocukları taciz eden.. Tecavüz eden nice toplum atığı sefil profilin de taraftar olduğunu.. Bırakın bunu kırmızı ışıkta geçen.. Başkalarının hakkını hiçe sayan... Sıraya kaynayan, sıraya uymayan ve “önce ben” diyen nicelerimiz sokağı ve hayatı yaşarken başaramadığımız ve gösteremediğimiz güzellikleri hep futboldan bekleriz.
Ve işin en keskin tarafı “yoktur aslında birbirimizden farkımız..” Derbide sahaya yabancı madde atanlar bir ölçü yanlış yaptıysa. Çıkan olayları ve nahoş gelişmeleri bütün F.Bahçe camiasına fatura eden. Fazla ileri gidip nezaket dozunu kaçırarak Fenerbahçe taraftarına külliyen “Medeniyetsiz.. İlkel.. Ahlaksız..” demeye getiren G.Saray’ın Başkanı Ünal Bey bin ölçü yanlış ve haksızlık yapmıştır. Sahaya yabancı madde atanın cezası ve eğitimi oracıkta verilmektedir zaten tribün kültürü içinde ama camia temsilcilerinin ortaya attıkları bu yabancı söylemler derin yaralar açar.
Gelinsiz düğün gibi
Siz sözde ahlak ve medeniyet çağrısı yaparken nefret körükleyemezsiniz. Derbilerde stat farkı olmaksızın bunlar yaşanıyor. Maalesef yaşanacak. O ‘medeni olmayan’ camianın basketbol takımı sizin ‘medeni’ taraftarınızın gücüne gitti diye kupasını seyircisiz salonda almak zorunda kalmıştır. Seyircisiz salonda kupa töreni gelin’siz düğün gibi.. Ne acı. Bu acı gerçeğin üstünden bir sezon bile geçmemişken... Nasıl olur.. Vicdan.. Mesela.. Keşke başkanın sandığı gibi “G.Saraylılar medeni”.. Ne bileyim Beşiktaşlılar dürüst. Fenerliler centilmen. Bursasporlular hoşgörülü... vs gibi bir değerimiz gerçeğimiz olsaydı. Ya da sadece iyi ve ahlaklı insanlar taraftar. “Belaltı” vurmaya nezaketi izin vermeyen gerçek centilmen insanlar da kulüp başkanı olsaydı. Süleyman Seba gibi... Özhan Canaydın gibi.. Misal.

FERİDUN DÜZAĞAÇ'LA HAFTANIN PANORAMASI

Sözde ahlak ve medeniyet çağrısı yaparken nefret körükleyemezsiniz

HAFTANIN KAZANANI
‘Galatasaray Fener’i fena yendi aslında’

G.SARAY... Bu maç kağıt üzerinde bile berabere bitmedi ve ilk kez ‘berabere biten’ bir maçın mutlak galibi ve mağlubu oldu... G.Saray, F.Bahçe’yi fena yendi aslında... İki sinir bozucu golü hem de maçın başında hem de Kadıköy gerilim merkezinde yiyeceksin... Sonra geri dönmeyi bileceksin... Ve galibiyeti kaçıracaksın... Bunu gerçekten de çok iyi bir takım başarabilirdi... G.Saray cumartesi gecesi Kadıköy’de kağıt üstünde berabere biten bir derbide şampiyonluğunu ilan etmiştir... G.Saraylıların galibiyeti kaçırdıkları bir maça sevinmelerinin tek sebebi şampiyonluğun kokusunu almış olmalarıdır... Asuman’ı hak ettiğim kadar haklarıdır... Fe abi burdan duyurur.

HAFTANIN MAÇI
‘Bir derbi böyle gerdi’

TÜRKİYE’nin en büyük gazetesinin spor servisi bu devşirme yazarına bilet bulamadığı için maçı Eskişehir’de bir pab’da seyrettim. Eskişehir de insanın gönül gözünü açmak için donatılmış bir kent. Servis yapan hatun kişi Aleks’in golü kadar güzeldi. Ortam da öyleydi... Fenerlisi Cimbomlusu aynı mekanda aynı çatı altında sıfır gerilimle izledik maçı. Dünyanın hiç sıkıcı olmayan tek devam filmi bu derbi...Benim lazerle çizdirdiğim kusursuz ve gözlüksüz gören gözlerim bile görememişken Fotomaç’tan kaçmamış Baroş’un topunun direk eğri diye gol olmaması... Öküz altında buzağı aramayınız istirham ederim... Deveye sormuşlar “senin neren eğri?” diye... “Yeter Yıldırım Demirören” demiş. Neyse...

HAFTANIN GOLÜ
‘Musa’nın Soveşatası’

MUSA SOV. Şimdi bu arkadaşın golüne ne diyeceğiz. Röveşata desen değil. Domivole hiç değil. Bir ayak tam havalanmadan o mesafeden Muslera’yı hamlesiz bırakacak serilikte bir vuruş. Bunun adı olsa olsa Soveşata olur. Sov’er gibi gol attı mübarek. Ben de tebrik ediyor. Mürdüm eriği niyetine yanaklarından öpüyor ve ‘Sov mast go on’ diyorum.

HAFTANIN HASSASİYETİ
‘Yakıştı hemşerime’

FATİH TERİM... Başına isabet eden ve kaşını açan yabancı maddelere karşı yaptığı istop... Gösterdiği hassasiyet... Ortalığı ayağa kaldırmayışı. Durumu -ne yazık ki- işin doğasından sayması... Yakıştı hemşerime... Adanalı halden anlar... Fazla güneşten kaynaklı ekstra hassasiyetleri vardır biz Adanalıların... 3 Temmuz’dan bu yana “çekmediği dertle çile kalmayan”... Asılan kesilen... Alınteri ve emeğine kast edilen bir taraftarın karşısına çıkıldığının farkındaydı belki de. Bravo hocam... Yıllar önce Erik Geretz hoşgörüye röveşata yapıp kaşını yaralayan sözde taraftarı tebrik bile edip “tam isabet” demişti: tavrı da tam isabetti doğrusu... Olayları böyle bağlamak lazım birbirine...

HAFTANIN ADAMI
‘Manuel Fernandez’se seyir zevki otomatiktir’

SOĞUK ve hissiz gibi duran bir adam... Derin dondurucudan çıkmış gibi... Behzat Ç’yi yazan ben olaydım ‘Sapık Ercüment Çözer’ rolünü kesin Fernandez’e verirdim.. Lakin top oynamaya görsün. Manuel Fernandez de her şeyi her kilidi çözer... İyi ki otomatik değil.. 7 ileri vites... Geri vites yok evet.. Savunma O’nun işi değil.  Özgüven de şahane..” Karejma’nın mı senin golün mü güzel” diye sorunca Atakan ‘Kartal’ Kurt... “Benimki” dedi... “Çünkü ben attım’’... Oh yea... Budur. Tüm Beşiktaşlılar gibi benim de gündemimde Manuel var... Gidecek mi kalacak mı... Gidecekse ManU’ya filan gitsin Manuel.. Öyle ikinci el takımlara gitmesin. Üzmesin bizi... “Geç bulduk, çabuk mu kaybettik... Hicran olmasın hayat bize”... Portekiz Çete’sinin gizli reisi. Çocukken bitirmeye kıyamadığımız çikolata hissi veriyor.. Doyamıyor insan... İsmail’deki yükselen grafiği.. Hilbert katkılı motor yağını... Sıfırdan attığı golle sıfıra inmiş kredisini yenileyen formda ve adam gibi bir Kü7’yi düşününce... Bebe de geliyormuş hem... Pileyofu karıştır.. Açlığımızı yatıştır be Kartal’ım... Düşler sokağında bir tek seni sevdim ben...

Not: 25 Mart’taki Beşiktaş Kongresi derin bir konu. Onu birkaç gün içinde ele alacağım.

X