Ya onlar da batarsa...

BBC Türkçe
30.10.2011 - 14:15 | Son Güncelleme:

Avrupalı liderlerin euroyu kurtarma zirvesinde gündeme Yunanistan kadar sık gelen ülkelerden biri de İtalya.

Ya onlar da batarsa... 

  
Peki İtalya, Yunanistan'ın borç krizinden neden etkileniyor?

Yunanistan'ın borç krizinin boyutları ve çözülmezse krizin olası sonuçları kestirilebiliyor. Ayrıca, Yunan ekonomisi, Atina borçlarını ödemezse bile euro bölgesinin idare edemeyeceği kadar büyük değil.

Asıl korkulan ''krizin yayılması.''

Yunan krizinin daha büyük ekonomileri etkileyecek bir mali felakete dönüşmesi endişe kaynağı.  

Bu nedenle Avrupalı liderler, Ekim ayında Avrupa Mali İstikrar Fonu'nun hacminin genişletilmesinde uzlaşmışlardı.

      

Şimdi görünen o ki, borç krizinin sıçrayacağı ve istikrar fonundan yararlanacak ülke, daha önce tahmin edildiği gibi İspanya değil, İtalya olacak.

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel'e göre, ''İtalya büyük bir ekonomik güce sahip. Ancak, Roma'nın ağır borç yükünü güvenilir bir şekilde azaltması gerek.''

 

Avrupalı liderler, İtalya'nın da Yunanistan vakasında olduğu gibi çözümün harcama kesintileri ve vergi artışlarından oluşan kemer sıkma önlemleri olduğuna inanıyor. Ancak bazı ekonomistler, bu değerlendirmeye katılmayabilir.

 

İtalya hükümetinin borcu gayrısafi yurtiçi hasılanın yüzde 118'i düzeyinde; yüksek bir oran bu.

 

Ama biraz daha derine bakıldığında tablo değişiyor.

 

İspanya ve İrlanda'da olduğu gibi konut kredileri sorunu yaşamıyor İtalya. Ayrıca İtalyanların bireysel borçları çok yüksek değil.

 

Hükümet de, kamu hizmetleri ve sosyal ödemeler için vergiden kazandığından daha az harcıyor.

 

Ama İtalya halihazırdaki borçların ana parası ve faizlerini ödeyebilmek için borçlanmaya devam etmek zorunda.

 

Krizde kısır döngü

Peki İtalya neden sorun yaşıyor?

 

Birincisi ekonomisi çok zayıf. Kötü mevzuat, çıkar gruplarının etkinliği, yaşlanan nüfus ve yetersiz yatırım gibi etkenler ülkenin üretimi arttırma yeteneğini baltalayan unsurlar.

Son 15 yıldır İtalya yüzde 0,75'le büyüyor; bu ödediği borçların faizlerinden çok düşük bir oran.

Bu da kamu borç yükünün İtalyan ekonomisinin göğüsleyebileceğinden daha ağır hale gelmesi riski yaratıyor.

 

Bu risk geçmişte İtalya'daki yüksek enflasyon oranları sayesinde vergi gelirlerinin artmasıyla yıkıcı hale dönüşmedi. Avrupa'nın güneyindeki diğer ekonomilerde olduğu gibi krizsiz yıllarda işçi ücretleri arttı.

 

Bu da Almanya ve diğer kuzey Avrupa ülkelerine karşı rekabet sorunu yarattı.

 

Şimdi ekonominin rekabet edememesi İtalya'da emek ücretlerinin uzunca bir süre zayıf büyüme ve düşük enflasyona neden olacak; İtalyan işçilerinin de, Alman işçileri karşısında fiyat avantajını yeniden elde edecek düzeye ulaşana kadar, maaşlarının kesilmesi ya da dondurulması riski doğuracak.

 

Ama düşük büyüme ve enflasyon bir anda, İtalya'nın borçlarının sürdürülemez olduğu görüntüsü de yaratıyor.

 

Kamu kesintileri de, Yunanistan'ın keşfetmeye başladığı gibi, ekonomiye daha ağır bir darbe vurabilir. Dahası, işsizlik artarsa, bu, kamunun borçlanma ihtiyacına olumsuz bir etki yaratabilir.

 

Bu korkutucu tablo da, piyasalarda kaygı yaratınca borç verenler daha yüksek bir faiz talebiyle çıkıyorlar hükümetin karşısına.

 

Borcu kapatmak için borç

Faizlerin artması da borçların ödenmesini daha zorlaştırıyor. Piyasaların İtalya'ya güveni kayboluyor.

 

Eğer, İtalya kimseden borç alamazsa o zaman borçlarını ödeyemeyecektir. Borçlarını ödeyemezse kimseden borç da alamayacaktır.

 

Sonunda da, piyasalarda bir panik yaşandığını piyasalar İtalyan tahvillerine değil, örneğin daha güvenli gördükleri Alman tahvillerine yönelmeyi tercih edince, İtalya da, 440 milyar euroluk Avrupa Mali İstikrar Fonu'nu zorlayacak bir ihtiyaçla karşı karşıya kalıyor.

Zaten bu kaynağın ciddi bir bölümü de, Yunanistan'ın kamu harcamalarını desteklemek için ayrılmış durumda.

 

İşte varılan anlaşma, bu senaryoyu önlemeyi hedefliyor.

 

Avrupalı liderler, Avrupa Mali İstikrar Fonu'nu 1 trilyon euroya çıkarmakta uzlaştı. Şimdi beklenti, bu garantinin İtalya'nın daha düşük faizle borçlanmasının önünü açabilmesi.

 

Ancak bunun İtalya'ya maliyeti de yok değil. Roma'nın borçlarını kontrol altında tutabilmek için yeni kemer sıkma önlemlerine ihtiyacı var.

 

Berlusconi hükümetinin bu ek kesintileri nasıl uygulayacağı da belirsiz.

 

Ayrıca, eğer ekonomik büyüme sağlanamazsa, Yunanistan'da olduğu gibi İtalya da borçlarını ödemekte zorlanacak. O zaman yatırımcılar da, bu borçların garantisinin nerede olduğunu, borçları sigortalamanın maliyetlerini sonunda kimin ödeyeceğini sormaya başlayacak.

Ekim'de varılan anlaşma mali istikrar fonunun kaynağının nereden sağlanacağına ilişkin ayrıntılar içermiyordu.


 

 

 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı