Dünya Haberleri

DÜNYA

    Ya herkese ya da kimseye

    Ahmet Külahçı
    21 Haziran 2017 - 11:19Son Güncelleme : 21 Haziran 2017 - 11:19

    Politikacılar, Anayasa’nın bile bile ihlal edilmesini engellemek yerine, oy avcılığı yapmak için ‘opsiyon modeli’ uygulamasına geri dönülmesini istiyor.

    Ya herkese ya da kimseyeALMANYA’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçim öncesi çifte vatandaşlık tartışmaları ülkenin gündemine iyice yerleşti.
    Hem de durduk yerde.
    Daha bundan 2.5 yıl önce Hıristiyan Demokrat/ Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan büyük koalisyon hükümeti, 2000 yılından beri geçerli olan opsiyon modeli (doğuştan Alman vatandaşlığını da elde eden ve ebeveynleri bazı ülkelerden gelen göçmen kökenli çocukların 18-23 yaşları arasında tek vatandaşlıkta karar kılmaları) devre dışı bıraktı.
    Yani süresiz olarak çifte vatandaşlık yolunu açtı.
    Hem de Yeşiller ve Sol Parti’nin de desteğiyle.
    Ancak aradan çok zaman geçmeden CSU kafayı çifte vatandaşlığa taktı.
    Yeniden opsiyon modeline dönülmesi için yoğun bir kampanya başlattı.
    Başbakan Angela Merkel’in genel başkanlığını yaptığı CDU’lu bazı politikacılar da kardeş parti CSU’nun bu girişimine destek verdi.
    Hatta CDU’nun geçen yıl Aralık ayında yaptığı kurultayda opsiyon model uygulamasına geri dönülmesi bile karara bağlandı.
    Hem CDU’nun genel başkanı olan Başbakan Angela Merkel buna karşı çıktığı halde.

    ***
    Kuzey Ren Vestfalya’da (NRW) seçimlerden en güçlü parti olarak çıkan ve Hür Demokrat Parti (FDP) ile koalisyon hükümeti kurarak eyalet başbakanlığı koltuğuna oturmaya hazırlanan CDU’lu Armin Laschet de, Merkel’in yanında yer aldı.
    Bir dönemler NRW’de Uyum Bakanı olarak görev yapan ve çifte vatandaşlığı kararlı bir biçimde savunan Armin Laschet, FDP ile pazarlık yaparken nedense aynı kararlılığı gösteremedi.
    Laschet, kendi partisinden olan Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’in belirli bir nesilden sonrakiler için çifte vatandaşlık uygulamasına son verilmesi önerisine sıcak baktığını ilan etti.
    Opsiyon modeli uygulamasının kaldırılması için yoğun çaba gösteren SPD’nin eski genel başkanı ve Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise tutumunu değiştirmedi.
    Ancak SPD’nin başına geçen ve partinin başbakan adayı olan Martin Schulz da artık buralı olan göçmen kökenli yeni nesiller için çifte vatandaşlık uygulamasına son verilmesinden yana olduğunu açıkladı.
    Belli ki, seçim öncesi çifte vatandaşlık uygulamasını savunmasının kendine de partisine de bir şey getirmeyeceğini gördü.
    Yıllardır çifte vatandaşlığı savunan Yeşiller de öyle.
    “Artık belirli bir nesilden sonra bu uygulama son bulsun” diyorlar.
    Yeşiller sol kanadı buna karşı çıkıyor.
    Sol Parti haklı olarak CDU ve CSU’ya bu konuda destek veren Sosyal Demokratlara da Yeşillere de ateş püskürüyor.

    ***
    Almanya’da geçerli uygulamaya göre Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelenlere çifte vatandaşlık hakkı verilmektedir.
    Ancak AB ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan bazı ülkelerden gelenlere de.
    Örneğin İsviçre, Norveç gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Güney Kore, Ekvator, Brezilya, Bolivya, Arjantin, Nikaragua, Honduras, Cezayir, Tunus’un da aralarında bulunduğu birçok ülkeden gelenlere de.
    Yani toplam 58 ülke vatandaşlarına bu hak verilmektedir.
    Hem de Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde “Bütün insanlar yasa önünde eşittir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” dendiği hale.
    İşte Almanya’da politik sorumluluk taşıyan politikacılar, Anayasa’nın bile bile ihlal edilmesini
    engellemek yerine, oy avcılığı yapmak için opsiyon modeli uygulamasına geri dönülmesini
    istiyorlar.
    Alman Anayasası’nın 3‘üncü maddesindeki eşitlik ilkesi uygulanıp, kimseye çifte vatandaşlık hakkı verilmeyecekse buna bir itirazımız olamaz.
    İşte bu yüzden “Ya herkese, ya da kimseye” diyoruz.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı