Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Ya devlet başa ya kuzgun leşe

    ÖMER ERDEM
    29.05.2017 - 17:38 | Son Güncelleme:

    Kemal Tahir şimdilerde sönmüş bir yıldız muamelesi görse de yazdıkları, notları, sohbetleri, mektupları, romanlarıyla kendisini adeta coşkuyla feda etmiş bir yazar. ‘Devlet Ana’nın yayınlanmasının 50’nci yılı vesilesiyle özel baskısının yapılması anlamlı.

    Kemal Tahir

    Benimle yaşıt ‘Devlet Ana’. Bir güzel talih, şahsi kütüphanemin ilk kitabıdır o. İlkler unutulmaz. Belki bakışlar, yorumlar, anılar, değerler yoğrulur, değişir. 1984 yazında, Konya Otogarı’nda bir kitapçı vitrininde karşılaştım ilkin onunla. “1290’li yılların dünyasında ölüm, yaşamaktan çok daha olağandı” cümlesinin altını o zaman da çizmiş miydim hatırlamıyorum. Coşkulu ve yer yer maço dili dikkatimden kaçmamıştı. Henüz kavramsal pek çok şeyden habersizdim ama masalların dünyasına uzak sayılmazdım. Destansı dil, diyalojik bir akım kazanıyordu romanda.
    ‘Devlet Ana’nın yayınlanmasının 50’nci yılı vesilesiyle özel baskısının yapılması anlamlı. Varsa el yazıları, fotoğraf vs. malzemeler de kullanılmalıydı. Bu, yayıncılık olduğu kadar, bir edebiyat ve kültür bağlamı aslında. Yeni bilgiler, birikimler, yöntemlerle böylesi kitaplar yeniden okunmalı, eleştirel basımlar yapılmalı, önsöz ve sonsözlerle zenginleşmeli. Kemal Tahir şimdilerde sönmüş bir yıldız muamelesi görse de yazdıkları, notları, sohbetleri, mektupları, romanlarıyla kendisini adeta coşkuyla feda etmiş bir yazar. Türkiye’nin değişim ve dönüşüm dinamikleri yanında, tarih ve insanın anlam kazanması adınadır bütün bu atılımlar.
    Zindanlarında kendini çürüten devlet aklına karşı, Janus’a öteki yüzünü hatırlatır hep Kemal Tahir. Doğu-Batı, Osmanlı-Cumhuriyet, Kemal-Tahir birdir ve sürektir sonuçta. Rum Gazileri, Rum Abdalları, Rum Alpları, Rum Bacıları’nı anlatır aslında ‘Devlet Ana’da. İbn-i Batuta, Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan çerçevesinde paralel okunduğunda, Osmanlı’nın kuruluşu meselesine romancı olarak önemli yorumlarla katıldığı görülecektir K. Tahir’in. ‘Adıyla sanıyla Bitinya ucu’na, o ‘derin geçit’e, ‘malını yağmalatanın, kanını aramayanın yaman hali’ne dikkat kesilir hep. Osmanlı, ‘Günbatı’ (Batı)ya bakan bir devlet idealiyle kurulmuştur. Şeyh Edebali ile Osman Gazi’nin buluşmasında çerçevelenir bu görüş kitapta. Bu vurgu önemli.
    Modern romana bağlı sıkı bir edebiyat yapısından öte, romans edasıyla düşünme yöntemi önde durur hep ‘Devlet Ana’da. Destan, mit, folklor, Türkçenin ünlemlere dayalı söz dizimleri, onun düşünce sistematiğinin yapı taşlarıdırlar. Göktürk Yazıtları, Dede Korkut arada bir tomurcuklanır. Sentaksı yer yer Evliya Menkıbelerine, Vekayinamelere çokça da halk diline kayar. Yunus Emre başta olmak üzere dervişler ve gezginler bir büyük oluşumun mayasını yoğururlar. Dini kuramın daha geriye çekilmesiyle Tarık Buğra’nın Kuruluş romanından ayrışır. Cumhuriyetin kuruluşu meselesinde de görülecektir bu ikilik/ikilem. (‘Yorgun Savaşçı’, ‘Küçük Ağa’)
    “Cihangirane bir devlet çıkardık bir aşiretten” sözü Namık Kemal’e atfedilir. Tanzimat kökenli tarih ve edebiyat anlayışı biraz savunmacı biraz da yönlendirmecidir Cumhuriyet boyunca da. Denilebilir ki ‘Devlet Ana’ ile birlikte, edebiyata sinen Osmanlı ve Devlet, artık daha diyalektik bir zihnin aralığından (Asya Tipi Üretim Tarzı) yazıya geçer. Karakterlerden düşünce çıkarmak yerine, karakterlere düşünce giydirmek gibi bazı temel çıkmazlara girse de roman, açtığı tartışma çığırıyla hâlâ önemlidir ve okumaya hep değer.

    DEVLET ANA Ya devlet başa ya kuzgun leşe
    50. YIL ÖZEL EDİSYON

    Kemal Tahir
    İthaki Yayınları, 2017
    628 sayfa, 35 TL.

    Etiketler: kitapsanat
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı