Gündem Haberleri

    Welt am Sonntag başyazarı: Yanlış anlaşıldım

    Hürriyet Haber
    13.02.2005 - 16:37 | Son Güncelleme:

    Alman Welt am Sonntag Gazetesi Başyazarı Christoph Keese, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığını öne sürdüğü röportaj ile ilgili, "Açıkça bir yanlış anlama olmuştur" değerlendirmesinde bulundu.

    Alınan bilgiye göre, Christoph Keese, Başbakan Erdoğan'ın danışmanlarından Cüneyd Zapsu'ya bir mektup göndererek, Türkiye'de kendi ağzından yayınlanan bazı açıklamaların da doğru olmadığını bildirdi. Keese, “röportajın Türkiye'de yanlış anlamalara yol açmasına üzüldüğünü” belirtti. Keese, Zapsu'ya yazdığı mektupta şu görüşlere yer verdi:

    “Öğrendiğime göre Başbakan Erdoğan ile yaptığımız röportaj Türkiye'de büyük ilgi çekmiş. Her ne kadar gazeteci olarak bu duruma sevinsem de röportajın yanlış yorumlanmasını önlemeye çalışmaktayım. Bu yüzden bugün size bu açıklayıcı mektubu yazıyorum.

    Hafta başı röportaj ile ilgili ortaya çıkan karışıklığın çözüldüğünü vurgulamama izin verin. Açıkça bir yanlış anlama olmuştur. Asya gezisi sırasında Başbakan Erdoğan bir hafta önce Davos'taki konuşmamızı göz önüne getirememişti. Kendisinin çok fazla görüşme yaptığı düşünülürse bu durum anlaşılabilmektedir. Ankara'daki arkadaşları ile görüştükten sonra röportajın doğru olduğu anlaşılmıştır.

    Türkiye'de benim ağzımdan Başbakan Erdoğan'ın "yalancı" olduğu söylenmekteymiş. Ne yazılı ne sözlü böyle bir ifadede bulunmadım. Bu ne benim düşünceme, ne de tarzıma uyar. Benim görüşüme göre Başbakan Erdoğan meseleyi kendi hatırladıklarına göre açıklamış, ancak hatırası onu yanıltmıştır. Benim söylemim ile ters düşüldüğünde, ilk açıklamasını resmen düzelttirdi. Bu yüzden benim açımdan bu iş hallolmuştur.”

    Keese, Cüneyd Zapsu'ya yazdığı mektupta, Başbakan Erdoğan'la ilgili yapılan bazı değerlendirmelere katılmadığını da bildirdi:

    “Bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Röportajda Başbakan Erdoğan kendisini "glaeubiger" Müslüman olarak gördüğünü söyledi. Bundan dolayı açıkça "inançlı Müslüman" ve "inançsız Müslüman" ayrımı yapmak istemesi ile suçlanıyor. Bu suçlama için bence hiçbir sebep bulunmamaktadır. Almanca'da "fromm" (dindar) ve "glaeubig" (inançlı) kelimeleri vardır ki bunlar bu bağlamda kullanıldığında eş anlamda kullanılır. Şüphesiz olarak bu cümlede "glaeubig" dindar anlamında kullanılmıştır.

    Başbakan'la Davos'ta iki toplantıda birlikteydim: Gazeteciler ile bir toplantıda ve moderatörlüğünü yaptığım bir öğlen yemeğinde. Bu buluşmalarda Başbakan diplomatik bir lisan kullanmakla birlikte açık ve konuşulabilir biri olduğunu gösterdi. Memleketi için konuştu ve siyasi görüşünü açıkladı. Röportajımızda da kendisini sevecen biri olarak gördüm. Katılınan toplantılara bakarak Davos'ta herhangi bir yanlış yaptığını görmedim.

    Yanlış anlamayı önlediğimizden dolayı memnunum ve ileride de sizinle ve Başbakan'la birlikte çalışmamız halinde çok sevinirim. Arzu ettiğiniz takdirde bu mektubu açıklayabilirsiniz”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı