Gündem Haberleri

    Vurup kırmak hak değil, önleyeceğiz

    Nur BATUR
    14.09.2005 - 01:52 | Son Güncelleme:

    PKK yanlısı grupların sokak eylemlerini eleştiren Başbakan, ‘Özgürlükler sınırsız değil. Uygulamadaki eksiklikleri gidereceğiz. Özgürlükler ve cezalarda orta noktayı bulacağız’ dedi.

    Erdoğan, Kopenhag kriterlerinden taviz vermeden hazırlayacakları yeni yasayı ekimde Meclis’e getireceklerini söyledi.

    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’la dünya liderler zirvesi için New York’a uçarken terörle mücadeleyi konuştuk. Erdoğan, ilk kez terörle mücadelede daha sert tedbirlerin alınacağının sinyallerini verdi, ‘Vurup kırmayı özgürlük addediyorlar. Çam çerçeve indiriyorlar. Bunu önleyeceğiz. Yakalıyorsun öbür taraftan çıkıyor. Buna karşı tedbir almak şart’ dedi. Başbakan, soruları şöyle yanıtladı

    Terörle mücadele yasasındaki değişiklikler sızdı. Değişikliklerde özgürlük-güvenlik dengesi nasıl olacak?

    YASA GECİKMEYECEK

    Şu anda partimdeki hukukçu arkadaşlarımla bir çalışma yaptırıyorum. Dönüşte herhalde hazırlıklar önümüze gelecek, çünkü çok fazla bu işi geciktirmeyi düşünmüyoruz. Biz de Bakanlar Kurulu’nda kendi aramızda konuştuk. Sızmalar bilirkişi çalışmalarından da olabilir. Adalet Bakanlığı’ndaki çalışma Başbakanlığa gelir, kanun kararlarda gözden geçirilir. Onları biz ayrıca ekibimle değerlendirdikten sonra Bakanlar Kurulu’na indireceğiz ve orada nihai olarak gözden geçirip bitireceğiz.

    Açıkça PKK’nın propagandasını yapmak, Öcalan’ın posterini taşımak, ‘İmralı’ya özgürlük, yaşasın PKK’ demek, bunlara hapis cezası getirilecek mi? Yoksa demokrasi içinde özgürlük alanı olarak mı görülecek?

    ORTASINI BULACAĞIZ

    Metni tam görmeden söylersem çok yanlış olur. Ancak metni görüp arkadaşlarımla müzakerelere yaptıktan sonra size bir açıklamada bulunabilirim.

    ‘Öcalan’a özgürlük’ diye bir pankart açmanın sizin özgürlük anlayışınız içindeki yeni nedir?

    Dünyanın değişik ülkelerinde bunların değişik uygulamaları var. Mesela İngiltere’deki son gelişmeler, Amerika’daki mesela teröre dönük uygulamalar. Batı ülkelerinde mesela anında terör gazete toplatıyor. Şimdi onlar hangi tür bir yasaya dayalı olarak bunları yapıyorlar, arkadaşlarımıza bunların üzerinde de çalışın dedik.

    KOPENHAG ÇERÇEVESİ

    Biz bu işin ortalamasını bulalım diyoruz. Özellikle özgürlükler ve cezalarda orta noktayı bulalım, yani ceza caydırıcılığını ortaya koymalı.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök kısıtlı imkanlarla mücadele ediyoruz demişti. Bu değişiklikler yapılırken daha geniş yetkiler verilecek mi?

    Şu anda kısıtlı bir imkan var noktası değil. OHAL bölgesinde terörle mücadelede farklıdır, diğer zamanda farklıdır. Geçmişte bu tür imkanlar vardı. Şimdi bu tür imkanlarla değil, çok daha farklı oluşturulmuş imkanlarla mücadele ediyoruz. Bunu böyle devam ettirmek durumundayız. Niye çünkü AB süreci başladı.

    ELLERİ GÜÇLENECEK

    Kopenhag siyasi kriterlerinin çizdiği bir çerçeve var ve biz bu çerçeveyi terörle mücadelede en ideal sekilde nasıl kullanabiliriz, ona bakacağız. Eğer vatandaşımızın özgürlükleri ve hakları noktasında bazı aksamalar oluyorsa, bu aksamaları da yine yasalarla giderme yolunda olacağız. Yani güvenlik güçlerimiz vatandaşın özgürlüklerine müdahalede zora giriyorsa, onun da elini güçlendirmek durumundayız.

    EKİMDE GETİRECEĞİZ

    Güvenlik güçlerinin müdahalesi için elinde bazı güçlü enstrümanların olması lazım. Olmazsa yargıya yükleniliyor. Yargı da haklı olarak, ‘Ben elimdeki yasa neyse o yasaya göre hareket ederim’ diyor. Bunun için işin ortasını bulmak suretiyle, Batı’daki uygulamalar gözden geçirilmek suretiyle bir adım atılmasından yanayız. Arkadaşlarımız çalışıyorlar, geciktirmeden meclise göndermek niyetindeyiz. Ekim ayı içinde hazırlayıp getirmek niyetindeyiz.

    CİDDİ ZAAF OLUŞTU

    Birçok şeyi teoride çözmeniz mümkün değil. Bizim son dönemdeki gelişmelerde teori bazında baktığınız zaman birçok kesime çok çok olumlu gelen bu yasa özellikle terör örgütleri için çok farklı bir zemin oluşturdu. Alanlarını genişletti.

    Yani zaaf oluştu?

    Çok ciddi bir zaaf oluştu. İnsanların özgürlük alanlarına terör örgütü iyice müdahaleye başladı. Ama bunlara karşı bir yaptırım gücü yok. Bir taraftan yakalayıp teslim ediyorsun, öbür taraftan girip çıkıyor. Niye? Yasal düzenleme olmadığı için. Bunun bir bedelinin olması şart.

    HAKLAR GERİ ALINMAZ Bakın bizim Güneydoğu ile ilgili yaptığımız görüşmelerde Kopenhag siyasi kriterlerinde verilmiş olan haklardan geri alacağımız herhangi bir şey yok. Ama bunlar eylem bazında, vurup kırmayı kendisi için özgürlük hakkı olarak görüyor, bu olabilir mi? Vurup kırma özgürlük olabilir mi? Hazırlanan taslağın özgürlükleri gerileteceği yolundaki endişeler var. Taslak ortaya çıkmadan hüküm vermeyin. Ayrıca taslak belli bir sekilde çıksa da Meclis’te değiştirilmeyecek diye bir şey yok.

    Erdoğan soruları yolda cevapladı

    NEW York’a uçarken aralarında Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Nur Batur’un da bulunduğu gazetecilere konuşan Başbakan Erdoğan, oldukça keyifliydi. Yanında Katrina felaketi için Türkiye’nin ABD’ye vereceği 1.5 milyon dolarlık desteğin çekini de götüren Erdoğan, yol boyunca basın mensuplarının gündem konularıyla ilgili sorularını cevaplandırdı.

    İmralı Adası ile irtibatı sağlammış

    CHP terörü konuşmak için TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırıyor?

    Sadece terör konuşulabilir. CHP’nin yapmak istediği üzümü yemek değil, bağcıyı dövmek. 4 gün sonra Meclis zaten açılacak. Ama madem bu kadar telaşınız var, o zaman biz de olumlu yaklaşırız.

    Baykal İmralı’dan bilgi alabildiklerini, ama hükümetten alamadıklarını söylüyor...

    Baykal’ın demek ki İmralı ile irtibatları çok sağlam. Demek ki farklı temas ağları var. Buna şecaat arzederken, sirkatin söylemek derler bizde. Ben Sayın Baykal’dan şu ana kadar terörün çözümüne yönelik bir teklif duymadım. Maalesef şehitlerimiz üzerinden, terör üzerinden siyasi rant sağlamaktır bu...

    Söğüt’te o gruba müdahale etmedi

    Özgürlük-güvenlik dengesini önemsiyoruz demiştiniz. Son olaylardan sonra bakışınız değişti mi?

    Biz başkasının özgürlük sınırına tecavüz etmeyi engelleyici tedbirleri almaktan yanayız. Bakın, çok enteresan Söğüt’teki olayda diyelim 20 bin kişi var, ben konuşmaya başladığım andan itibaren orada 300-500 kişilik bir grup sürekli olarak slogan atıyor. Bir yerde başbakan konuşmaya başlıyor ve sloganlarla provoke ediyorlar. Sabırla sürdürdüm. Sonra maalesef o tahrik oluştu. Tabii biz isterdik ki, o grubun ilintili olduğu zevat da onlara müdahale ederek sustursun. Kalkıp da ‘Gençlerimiz sokağa dökülmeyecek’ demekle işi çözemezsiniz. Bu iş fiili müdahale ister.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı