"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Vur kafana!

Vur vur...<br><br>Hatta tahtalara da vur! Sağa sola da tükür “Tü tü tü” diye diye.

Neden mi?

 

Nazar değer mi değmez mi diye çok düşünme, al sağlama sen kendini hele...

 

Ondan.

 

Ben “Nazar değmez” diyenler ile “Nazar değer de ne demek! Çarpar patlarsın” diyenler arasında kaldım.

 

Bir o çekiyooor, bir bu çekiyor.

 

Biri diyor vur kafana, öbürü diyor ne alaka!

 

Ben, aklına gelen başına gelir, aklına gelmezse başına da gelmez diyorum.

 

Buyrun örnek veriyorum:

 

1-   Ne zaman kızıma: “Bu çocuk dünyanın en şeker çocuğu” diyerek baksam, dakka 1 gol 1, akşama ateşi 42!

 

Vur kafana Yonca!

 

2-   “Çok şükür! Oğlum bu aralar öksürmedi” diyorum, gecesine çocuk boğmaca!

 

Patlat bana!

 

En çok annelerin nazarı değer derler ya <ı>(bknz: örnek 1 ve 2), ben çocuklarıma iyi bir şey söylerken bilinçaltımda “Aman nazar değmesin” dediğim için değiyor bence. Yoksa birşey olmayacak!

 

Şimdi bunu anlatabildim mi bilmiyorum.

 

Ama ben gayet iyi anlıyorum kendimi, devamlı başıma geliyor çünkü. Kendim çağırıyorum nazarı, o da sağolsun pek efendi, hemen geliyor.

 

“Düşüncenin Gücü” olayını geyik zannedenler, çocuk sahibi olana kadar beklesinler örneğin. O zaman bu “güç” geyik mi, yoksa ağzından ateş püsküren bir ejderha mı, anlaşırız elbet.

 

Siz ister adına nazar deyin, ister negatif enerji, ister cart ister curt... Bir şey oluyor.

 

Bir de şu var: birşeyi duyup bilince ya olursa, ya başıma gelirse korkusuna kapılıyorum ben. Olmayacağı varsa da, aklıma girdi mi bir kere, önüne geçilemez bir panik oluyor bende.

 

Tıpkı aşure olayım gibi...

 

Ben malesef aşure sevmem, yiyemem.

 

Ama tam 7 yıl önce en yakın arkadaşım “Kızı olanın aşure yapması şart, yapmazsa evinin bereketi kaçar” dedi.

 

İyi de tam da adamına dedi!

 

Duydum ya artık, biliyorum ya...

 

Ya benim evimin bereketi kaçarsa korkusuyla, her yıl kazanla aşure yapıyorum. Ben yiyemiyorum; ama olsun yapılıyor işte. Bereketimiz kaçmasın da bir yere. Bu ara inanılmaz ihtiyacımız var berekete. Ödenecek kredi kartları sıralandı yine...

 

Aslında nazar da, aşure de bahane...

 

Söyledim Anneciğime, okuyuverdi nazar duası ailemize.

 

Ben de vurdum kafamın her kareköküne.

 

Birlikten kuvvet doğar demişler!

 

“Tü tü tü dağlara taşlara” diyelim ne olur ne olmaz,

 

Hep birlikte.

 

Yonca

“Batıl”

 

Hoppalaaa diyen dip not: Nazardan aşureye nasıl geçilir görün. Okudum kendimi tekrar, olamaz dedim; ama olmuş bir kere! “Yoncadır ne yapsa yeridir” diyelim, hafta sonu niyetine affedelim.

X