Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Vur abalıya Eser Hoca

<B>BUGÜNKÜ </B>yazımın konusu <B>Eser Karakaş’</B>ın eski bir yazısı: <B>‘Zor dosyalar: Hizmet edinim serbestliği’ </B>(Referans, 27.12.2004). İlkin Eser Karakaş’ın yazısının uzunca bir bölümünü alıntılayacağım ve sonra da ortaya bir soru soracağım:

‘... bugünkü yazıma örnek olarak seçtiğim hizmet edinim serbestliği ya da hizmetlerin serbest dolaşım dosyası ile ilgili AB müktesebatının Türk mevzuatına adapte edilmesinin ne gibi itirazlara konu olabileceği konusunda basit ama çarpıcı örnekler veriyor.’ (E.K)

Burada bir hata var gibime geliyor: Bildiğimiz kadarıyla AB müktesebatı değişmeyecek, değişecek olan Türk mevzuatı. Türk mevzuatı, AB müktesebatına uyarlanacak.

* * *

‘Bugün olmasa dahi yarın (15 yıllık bir sürede) hizmet edinim serbestliği gerçekleşir ise bir Yunan avukat İstanbul Barosu’na üye olmak isteyebilecek ve yargıçlarımız önünde müvekkillerimizin [Yazar ‘müvekkillerinin’ demek istiyor. Öİ] haklarını savunabilecek, adli sistemin dosyalarına ulaşabilecek vs.’

‘Böyle bir durumun mevcut Baro mensubu avukatlar tarafından nasıl karşılanacağını takdirlerinize arz ediyorum; burada görünür gerekçe belki ‘milli menfaatler’ ya da ‘ulusal güvenlik’ gibi konular olabilecek ama hiç kuşkunuz olmasın ki işin özünde rekabet sorunu yatacak.’

‘Bir Bulgar doktorun Nişantaşı’nda muayenehane açma girişimi karşısında Tabipler Odası muhtemelen Atatürk’ün ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ sözünü şiar edinecekler ama sizi temin ederim işin özünde yine ülkemizde çok sevilmeyen rekabet kaygısı yatacak.’

* * *

Yazarın yazısının alıntıladığım bölümünü okuyan bir uzaylı sizce ne düşünür?

Türkiye ile Avrupa Birliği, hizmetlerin serbest dolaşımı konusunda bir anlaşma yapmışlar ya da yapacaklar. Ama Türk tarafı, en azından meslek örgütleri, AB’li meslektaşlarının Türkiye’de hizmet ifa etmesini istemiyorlar, serbest dolaşıma karşı çıkıyorlar. Daha açık ifadeyle, sanki Türkiye hizmetlerin serbest dolaşımı konusunda anlaşmaya bir sınırlama (aykırılık, bir ilga, ‘la derogation’) koymuş gibi.

Referans Gazetesi yazarı Eser Karakaş da sanki çok derin bir adalet kaygısı ile Avrupa Birliği vatandaşlarının hakkını koruyor.

* * *

Oysa durum tam tersine, Türkiye’ye karşı hizmetlerin serbest dolaşımına izin vermeyen sınırlama (ilga) maddesini anlaşma metnine koyan Avrupa Birliği. Üstelik bu madde, geçici değil kalıcı. Ve bu madde sadece emekçilere değil turistlere de uygulanacak. Vize de kalıcı!

Eser Karakaş, otoyolda gene ters yönde sürüyor arabasını. Tabipler Odası neden Atatürk’ün sözlerine sığınsın? Eser Karakaş ‘milli menfaatler’ ile ‘ulusal güvenlik’i Türklerin başına kakıyor gene; ama AB’nin Türklerin serbest dolaşımına aynı nedenden dolayı sınırlama (derogasyon) koyduğunu aklına bile getirmiyor!.. Kuşkusuz ulusal çıkarlar yüzünden(!) Bu türden yanılsamalardan kurtulması için referanduma sunulan AB Anayasası’nı hemen okusun!

Ve anlaşılan Eser Karakaş, Yunanistan’ın AB’ye giriş sürecinde hiçbir meslek erbabı ile konuşmamış; benim tanıdığım Yunanlar, başta şoförler olmak üzere, AB’yi küfürsüz anmıyorlardı. Baylarım, bayanlarım ecnebilere gösterdiğiniz hoşgörüden birazını da bizlere ayırın lütfen!..
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI