« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Volkan nasıl patladı!

2016 Avrupa Şampiyonası elemelerindeki ilk maçında A Milli Takımımız’ı hezimete uğratan İzlanda’nın bu noktaya gelirken, örnek alınması gereken bir yol izledi.

Koray DURKAL
SON GÜNCELLEME

A Milli Takımın Reykjavik'te 3-0 mağlup olduğu İzlanda yeni bir jenerasyonla kendi futbol sistemini yaratmaya çalışan bir anlayışa sahip.

Yılın büyük bir bölümünde zeminin futbola elverişsiz olduğu bu ülkede 2011 yılı bir milat oldu. Bir dönem Beşiktaş forması da giyen Sverisson’un yönettiği U21 takımındaki yapılanmayı A Takıma entegre eden İzlanda, bu anlayışla kısa sürede önemli bir ilerleme sağladı. Bu anlayışla beraber Hollanda, İngiltere ve İspanya gibi ülkelere bu gençleri gönderen İzlanda, onların tecrübesiyle önemli bir takım haline dönüştü.

HER ŞEY İSVEÇLİ HOCAYLA BAŞLADI!
İzlanda futbolda bir devrim yaratmak için ilk adımı teknik direktörlüğe Lars Lagerback’ı getirerek attı. Lagerback, sıradan görüntüsüne rağmen milli takımlar düzeyinde tartışmasız son 15 yılın en başarılı teknik adamlarından biriydi. İsveç ile yakaladığı başarılar ve istikrar ardından Nijerya’yla çıktığı Dünya Kupası yolculuğunda ikinci tur görmesi Lagerback’ın bu devrimi başlatması için yeterli etkenlerdi. Ve İsveçli teknik adam yeni bir meydan okuma için İzlanda’nın yolunu tuttu. Onun için farklı diller ve kültürler hiçbir zaman sorun olmadı. Kimsenin başarı için bir umudu ya da beklentisi yoktu ancak Lagerback kendine inanıyordu. Bu takımı farklı bir yere taşıyabileceğini biliyordu ve işe U21 milli takımından başladı. Oradaki grubun birlikteliğinden bir ekip yaratabileceğinin farkındaydı. İsviçre, Slovenya, Norveç, Arnavutluk ve Kıbrıs gibi rakipleri olmasına rağmen Lagerback, Dünya Kupası inancını hiç yitirmedi. Gruptan ikinci çıkan takım onun eseriydi ve aslında görevini fazlasıyla başarmıştı. Hırvatistan ile Play Off oynamaları bir ‘mucize’ gibi görünse de altında bir sistem ve çalışma ürünü vardı.

NİJERYA BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRDİ
Lagerback için ufkunu genişleten deneyimlerin başında Nijerya macerası geliyordu. Gittiği her yerde o ülke halkının kültürünü, alışkanlıklarını ve yaşam şekillerini önceden çalışan Lagerback, bu sayede her türlü futbol tarzına kolay adapte olabildi. Futbolcular sahada profesyonel dışarıda ise bambaşka hayatlar yaşıyorlardı. Lagerback için bu onları kazanmak adına bir adım atma şansıydı. Liderliği saha içinde yaparken saha dışında ise futbolcularıyla vakit geçiren onların hayatlarına dahil olan bir adama dönüştü. Onları tenkit etmek yerine duyarlı davranarak Nijerya’dan keyif veren bir takım yaratmayı başardı. İşte tüm bu deneyimlerini cebine koyan İsveçli teknik adam, Türkiye’ye futbol dersi veren İzlanda’nın temellerini attı…

Peki, Lagerback’i bu kadar özel kılan neydi?
1-Lagerback takımıyla beraber olduğunda tamamen kendini onlara adayan bir anlayışa sahip. Onunlayken hiçbir şey ‘sır’ değil…
2-Başarılı bir takım yaratmak için planlamaya önem veren Lagerback, yardımcılarının fikirlerine de her zaman ‘açık’ oldu.
3-Taktik dışında futbolcuların birlikteliği, saha içinde birbirlerini tamamlamaları Lagerback’in ‘felsefesi’ olarak biliniyor.

İzlanda’yı başarıya taşıyan faktörler
1-Lars Lagerback faktörü: İsveç’i Dünya Kupası grup aşamalarının gediklisi haline getiren deneyimli teknik adam Lars Lagerback’ı takımın başına getiren İzlanda bu sayede bir futbol felsefesine sahip oldu.
2-Altyapı entegrasyonu: İzlanda’nın özellikle 2008 yılında yaşadığı finansal krizler sonrasında futbolda tamamen altyapı endeksli bir ülke haline geldiler. Buradan çıkardıkları yıldızları kısa sürede A takıma adapte ettiler.
3-Gençlik aşısı: Lagerback, deneyimlerini ve başarılarını oyuncularla paylaşırken bir yandan da A takımın temellerini genç oyunculardan kurdu. Aron Einar Gunnarsson genç ve güçlü yapısıyla kısa sürede takımın beyni ve kaptanı oldu.
4-Yurtdışında deneyim: İzlanda elindeki genç yıldızları Hollanda, İngiltere ve İspanya gibi ülkelere göndererek onların tecrübesiyle farklı bir hüviyete büründü. Tottenham’dan Sigurdsson, Cardiff City’den Gunnarsson, Sociedad’dan Finnbogason ve Ajax’tan Sigthorsson takımın temel yapı taşlarını oluşturan isimler haline geldi.
5-Gudjohnsen’in veliahtları: İzlanda’nın bu serüveni sırasında öne çıkan isimler Kolbeinn Sigthorsson ve Alfred Finnbogason oldu. Kolbeinn Sigthorsson, İzlanda formasıyla çıktığı 19 maçta 13 gol atarak dikkatleri çekti. Finnbogason ise Hollanda liginde son iki sezonda 59 gol, 18 asistle Messi ve Ronaldo gibi yıldızları istatistikleriyle geride bıraktı.


Bunları da Beğenebilirsiniz