« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Voleybolcu olmak istiyorsan başka kulübe git

Onlar Türk voleybolunun efsane isimleri Cengiz ve Arzu Göllü. Boy kısıtlamasına uymayan kızı Emel’e başka kulübe gitmesini söylemekten dahi çekinmeyen bir baba ve fileye 32 yılını veren kızı Arzu...

Röportaj: Celal DEMİRBİLEK- Fotoğraflar: Semih BAHADIR
SON GÜNCELLEME

BABA ve kızı… Türk voleybolunun iki efsane ismi Cengiz ve Arzu Göllü... Bu röportajı yaptığımız gün Cengiz Göllü, 56 yıllık başarılarla dolu kariyerinin en büyük ödülünü alıyordu. Bursa Nilüfer Belediyesi sınırları içerisinde Erol Ünal Karabıyık’ın temellerini atıp başlattığı, Özkan Mutlugil’in bitirdiği voleybol salonuna adı veriliyordu. Arzu Göllü ise, sihirli parmakları ile Türk voleyboluna 43 yaşına kadar 32 yıl hizmet vermişti. Aslında voleybol onu bırakmadı. Eczacıbaşı ile başlayan file serüveni Galatasaray’da noktalandı.

7 SANTİMLE SEÇMEYİ GEÇEMEDİ

Cengiz Göllü, Türk voleyboluna sayısız yıldızlar kazandırmıştı. İki kızı vardı; Arzu ve Emel. O zamanlar antrenörü olduğu Eczacıbaşı’nın elemelerini Emel 7 santimle boydan kaybederken, Arzu 3 santim ile barajı geçip voleybola ilk adımını attı. Burada sözü Cengiz Göllü’ye bırakalım: “Ben seçme ilanlarına, boyu 1.70’in altında olanlar başvurmasın kısıtlamasını koymuştum. Kızım da olsa torpil yapamazdım. ‘Voleybolcu olmak istiyorsan başka bir kulübe git’ dedim. Önce kırıldı. Başka bir kulübe gitmek istemedi ve voleybolu terketti.”

‘ARZU’YA FARKLI DAVRANMADIM’

Peki ya, seçmeleri geçip babasının takımına giren Arzu’ya ne oldu?
“Arzu’nun özel yetenekleri vardı. Ama benim yetiştirdiğim oyuncular komple sporcu olmak zorundadır. Arzu’yu pasörken, smaçör oynattım. Ona hiçbir zaman diğer oyunculardan farklı davranmadım. Hatta antrenmanlarda daha fazla yüklendim. İyi bir sonuçla bitirdiğimiz maçtan sonra evde ailece mutlu olurduk. Kaybettiğimizde Arzu, günah keçisi gibi ön plana çıkardı. Ben kendi kızıma bağırarak örnek olmasını sağlardım.”

/images/100/0x0/55eb12b0f018fbb8f8a94516

Adı yaşarken salona verildi

ADI Bursa’daki voleybol salonuna verilen Cengiz Göllü, “İnsanların hayattayken isimlerinin böyle bir tesisle ödüllendirilmesi çok nadir ve muhteşem bir olay. Hiç beklemediğim bir şeydi. 56 yıl yaptığım hizmetin karşısında tüm yorgunluklarımı unuttum” dedi.

Taktik  vermesi için molaya gerek yoktu

ARZU Göllü’ye göre antrenör bir babanın sporcusu olmak nasıl bir duyguydu? “Babam çok disiplinli, yeniliklere açık, yenilgiye hiç tahammülü olmayan, hiçbir takımı küçümsemeyen ve büyütmeyen bir antrenördü. Teknik ve taktik açıdan Cengiz Göllü’nün kızı olmanın avantajını yaşadım. 32 yıllık voleybol hayatımı babadan aldığım spor terbiyesi ile tamamladım. Maç oynanırken gözü hep bendeydi. Mola almaya gerek yoktu. Bir işareti ile yönlendirirdi.”

Güldüğüm için beni dışarı attı

“BABAMDAN tokat yemedim ama azar işittiğim çok olmuştur. Bir gün antrenmanda Sonay ile birlikte güldüğümüz için ikimizi de dışarı atmıştı. Bir gün de neden olduğunu hatırlayamadığım bir konudan ötürü tüm takımı kovmuştu. Verdiği cezalar da ağırdı. Salonun bir kenarında sürekli topları duvara vurdurtur sonra da servis attırırdı.”

Pasörlük smaçörlükten daha zor

“PASÖR olmak, smaçör olmaktan daha zor. Herkesin almak istediği top çok farklı. Hem kendi oyuncunun isteklerini yerine getireceksin, hem de rakibinin oyun içindeki pozisyonlarını ve durumlarını kontrol edeceksin. Bütün bunları değerlendirirken hata yapma riskin de artıyor.”

ARZU Göllü, oynadığı takımları şöyle değerlendirdi: “Eczacıbaşı evim, Galatasaray profesyonelliğe geçişim, Vakıfbank Güneş Sigorta ikinci baharım, Beşiktaş kısıtlı bütçenin başarısı, Emlakbank smaçörlü yaşamım, Karşıyaka el üstünde tutulduğum yer.”


Bunları da Beğenebilirsiniz