Gündem Haberleri

    Vizyon 2023

    Yurtsan ATAKAN
    28.10.2003 - 23:00 | Son Güncelleme:

    Başı önüne eğik bir toplum olduk çıktık. Kimse ne göğe, ne ufka bakıyor. Geleceğe bakan da kalmadı. Herkes gününü yaşıyor, geçmişini anıyor. Geleceğe bakanların sayısı yok denecek kadar az.

    Atatürk ‘‘İstikbal göklerdedir’’, derken uçakları ve belki biraz da uzayı kastediyordu. 20. yüzyıl Atatürk'ü haklı çıkardı. Askeri güç olarak göklere hakim olanlar dünyaya da hakim oldu. İş dünyası hava taşımacılığı sayesinde küreselleşti. Ticari hakimiyet havadan kuruldu. Kültürel hakimiyet havadan yayın yapan radyo ve televizyonlarla pekiştirildi.

    Bugün istikbal hálá göklerde ama anlamı daha gelişmiş olarak. Çünkü önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak bilgi ağlarının büyük bölümü havada olacak. 20. yüzyılın son beş yılında filizlenen enformasyon devrimi, 21. yüzyıl başlarından itibaren ceplere kadar uzandı. Yeni binyılın ilk on yılı bitmeden bilgi her an, her yerden, kolayca erişilebilir bir değer olacak.

    İstikbal hálá göklerde ama biz göğe bakmaz bir toplum olduk. Geçen ay kutladığımız Dil Bayramı'nda Türk Dil Kurumu'nun düzenlediği ve konuşmacı olarak katıldığım bir panelde uzun süredir gözlemlediğim bu gerçeğin somut bir kanıtına da şahit oldum. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, geçen birkaç yüzyıl boyunca yazılan bilimsel eserleri konularına ve yüzyıllara göre karşılaştırdı. 20. yüzyıla kadar Türkiye'de yazılan astronomi eserlerinin sayısı matematik eserlerine fark atıyormuş. Ancak bu eğilim 20. yüzyılda tersine dönmüş ve astronomi eserlerinin sayısı hızla düşerken, matematik eserlerinin sayısı hızla artmış ve astronomi eserlerini açık ara sollamış.

    Ufka bakmaz bir toplum olduğumuzun bundan güzel ispatı olur mu? Başı önüne eğik bir toplum olduk çıktık. Kimse ne göğe, ne ufka bakıyor. Herkes gününü yaşıyor, geçmişini anıyor.

    Gazetelerin ekonomi sayfalarını alın örneğin. Büyük bir alan günlük ekonomik göstergelerle işgal edilmiş durumda. Günlük göstergelerden arda kalan yerler ise geçmişe terk edilmiş durumda. Dünün haberleri, geçmişin analizleri, anılar, tarih sayfaları, ekleri... Geleceğe bakan haber, yorum neredeyse yok gibi. Olanların da çoğu falcılıktan ibaret.

    Tamam anladık kriz üzerine kriz yaşıyoruz. Öncelikle bu krizleri atlatmamız gerekiyor. Ama geleceğe de bakmak gerekiyor. Sonra bir krizden çıkar çıkmaz yeni bir krizle karşılaşınca, ‘‘Haydaaa’’, diyoruz. Bu işin ‘‘hayda’’sı, ‘‘huyda’’sı yok. Krizden sağlam çıkmanın tek bir yolu var. Geleceğe bakmak, doğru analiz etmek, vizyon kurmak ve gerekli icraatleri yapmak... Medyaya da önemli bir rol düşüyor. İçeriğimizi geçmişin ve bugünün hakimiyetinden çıkartmak zorundayız. Gelecekle ilgili haberler, analizler en az bugün ve tarih kadar yer bulmalı.

    Yazının başlığını ‘‘Vizyon 2023’’ diye attım. Nedeni TÜBİTAK'ın, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun 13 Aralık 2000 tarihli kararı doğrultusunda başlattığı ve ilk raporları alınan önemli bir araştırmasına da, bu vesileyle dikkat çekmek içindi. Ana teması Cumhuriyetimizin 100. yılında, Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda bilim ve teknolojiye hakim, teknolojiyi bilinçli kullanan ve yeni teknolojiler üretebilen, teknolojik gelişmeleri toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürme yeteneği kazanmış bir refah toplumu yaratmak olarak belirlenen projeyle ilgili tüm bilgilere vizyon2023.tubitak.gov.tr adresindeki siteden erişebilirsiniz. Ve lütfen erişiniz...
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı