"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Viyana'da Mozart'ın izini sürmek

MOZART'tan söz açılınca bir türlü o bahis kapanmıyor.<br><br>Cem Kozlu'nun Mozart'ın Şehrinde Klasik Müzik Yolculuğu'nu (Hürriyet Seyahat, 13 Şubat 2006) okuyunca, Viyana'da dolaşmaya başladım, böyle bir rehberi başka nereden bulabilirdim?

Hele bir cümlesi beni nasıl da tahrik etti.

"Avrupa tarihi boyunca klasik müziğin merkezi olmuş bu yaşayan müzeyi merak edenler ve klasik müzikle ilgilenenler için 2006; Viyana ve Salzburg'u ziyaret etmek için ideal bir yıl."

Elbette. Çünkü daha önce de defalarca bahsettiğim üzere 2006 Mozart'ın doğumunun 250. yılı.

Kozlu'nun yazısından beni gülümseten bir cümle:

"Avusturyalı Hitler'i Alman gibi lanse edip, Bonn doğumlu Beethoven'ı Viyanalı gibi tanıtmak ise Avusturya'nın önemli pazarlama başarısı."

Hitler
de Mozart'ı Alman olarak lanse etmişti. Üstelik Viyana'da.

Kozlu, Viyana Filarmoni Orkestrası'nın ünlü şefleri arasında Richard Strauss'u da sayıyor. Ben de bu yazıdan sonra onun kendi eseri Der Rosenkavalier'i yönettiği icrayı kütüphanemdeki taş plaktan dinledim, albümün maroken kapağını okşayarak.

MOZART ŞAKA KALDIRIR

ROLL Dergisi'
nin (şubat) kapağında şu yazılı:

Roll Me Amadeus. Mozart 250. Fotoğraflar da Forman'ın filminden.

Yazının başlığına gelince:

Ağlamak için tren, gülmek için Hüdaverdi. Yazan Yücel Göktürk. Amadeus'u Türkçeleştirerek Hüdaverdi yapmışlar, trenin esin kaynağı da Bob Dylan'ın bir şarkısı: It takes A Lot to Laugh, it takes A Train to Cry (Gülmek için çok şey lazım, ağlamak için bir tren káfi).

Viyana'daki evini ziyaret eden Lorenzo Capriate adlı bir turist ne demiş:

"Biliyorum, ahmakça bir laf gibi geliyor ama, bence Mozart rock."

Sinema, kitlelere sanatçıları daha çabuk ulaştırıyor, ünlü orkestra şefi Sir Neville Mariner'in görüşüne kim hayır diyebilir ki?

"Mozart'ın müziğinin bu film sayesinde ulaştığı insan sayısına, konserler vasıtasıyla ancak yüz yılda ulaşılabilirdi."

O deha herkesi etkilemiş. Falco, filmden esinlenip Rock me Amadeus'u yazmış: "Er war ein punker-o bir punk'tı."

Yücel Göktürk'
ün yazısından bir bölümle noktalayacağım Mozart çeşitlememi.

Anma etkinliklerinin başındaki Peter Marboe'nun tavsiyesi:

"Mozart'ın ticarileşmesine kızıyorsanız, eve gidip klarnet konçertosunun ikinci bölümünü dinleyin, öfkeniz uçup gider."

Müzik de, Benim Afrikam (Out of Africa) filminde Meryl Streep ve Robert Redford'un dinlediği sahnedeki müzik.

* * *

MOZART'ın hem klasik olan, hem de olmayan yanına değindik.

Öyledir, herkes kendi zevkince, meşrebince dehasından yararlanabilir.
X