Vites değiştirirken yol kazaları olur

Hürriyet Haber
24.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

DIŞBANK Murahhas Azası Vural Akışık, ‘‘Ekonomi vites değiştirirken bankaların da kazaya uğraması normal. Fon'un el koyduğu bankalar da böyle olmuştur. Buna benzer olaylar ABD'de de yaşanmıştır’’ dedi. Akışık, bankacılık sektörünün bu yıl ekonomiden hızlı büyüyeceğini savundu.

Müşteri kral olacak

DIŞBANK Murahhas Azası Vural Akışık, banka müşterilerinin gelecek dönemdeki yapısını şöyle sıraladı:

Bireyin önemi artacak. Hizmet müşterinin ayağına gidecek. Bankaya her yerden erişim mümkün olacak.

Şubeler hep kalacak, ama önemleri giderek azalacak.

Kredi kartları gelişecek, cüzdan gibi çalışan akıllı kartlara dönüşecek.

Bankalar daha akıllı çalışacak. Şubeye girdiği anda müşterisini ondan aldığı bir sinyalle tanıyabilecek.

Ne otomobil satıcısı tek başına satıcı olacak, ne turizmci tek başına turizmci, ne de bankacı tek başına bankacı. Müşteriye birlikte gidilecek.

Birey kral durumuna gelecek. Ama kralın sorumluluğu da var. O sorumluluğu yanlış kullanırsa bunun sonuçlarına da katlanacak.

DIŞBANK Murahhas Azası Vural Akışık, bankacılık sektöründeki büyümenin Türkiye'nin büyüme hızından daha fazla olacağı görüşünde. Enflasyonun bugüne kadar bankacılığa fren etkisi yaptığını söyleyen Akışık, ‘‘Dünyanın her yerinde enflasyonun düşmesinden sonra bankalar çok hızlı büyümüştür. Türkiye'de de büyüyecek’’ dedi. Akışık, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kapsamındaki 8 banka ve onların faturası için de, ‘‘Ekonomi vites değiştirince yol kazaları olur’’ benzetmesi yaptı.

Türkiye'de bankaların güçlü olduklarını savunan Akışık, bunu ise şöyle açıkladı:

‘‘Bankacılık sektörünün bir takım problemleri var. Fona alınmış bankalar bazı hesaba göre 5-6 milyar dolar, bazılarına göre daha yüksek bir problem getirdi. Dünyanın neresinde olursa olsun ekonomi vites değiştirdiği zaman bankacılık sisteminde bir takım problemler çıkar. Bunun örneği ABD'de de var, Meksika'da da. Sawing and boans problemi ABD'de 1984'te 300 milyar dolara mal oldu. Meksika'da, 1994 krizinin tortusu 70 milyar dolar. 1998'de Asya'da kriz oldu. Kore derlendi toparlandı, ama devlete ne gibi bir tortu bıraktığına dair daha ilk hesaplar çıkmadı. Endonezya'de, Malezya'da da daha o faturalar duruyor. Rusya'nın probleminin boyutunu bilmiyoruz. Bunları hatırladıktan sonra Türkiye'nin GSMH'nın 300 milyar dolar civarında olduğunu düşünürsek, banka sorunun bunun yüzde 2'si kadar olduğunu görürüz. Bu katlanılabilir bir problem. Burada problemi müdafa etmiyorum. Ama ekonomide vites değiştirirken bunlar oluyor.’’

YÜZDE 20'LİK BÜYÜME

Bankacılık sektörünün yeni müşteri yapısıyla bundan sonraki büyümesinin Türkiye'nin büyümesinin önünde olacağını savunan Akışık, bunu şöyle açıkladı: ‘‘Bankaların müşterilerini kategorilere ayırırsak, birincisi devlet. Devlet bütçesini denkleştirdikçe toplam bankacılık bilançosu içinde devlete verilen borçların oranı yüzde 40-45'lerden giderek küçülecek, sıfıra doğru gidecek. Yani devlet müşteri olmaktan çıkacak. İkinci grupta bizim geleneksel müşteri dediğimiz büyük gruplar var. Bunların sayısı 2 bin civarındadır. Bu kuruluşların geçen yıl sonunda, toplam bilanço içindeki payları yüzde 40 civarındaydı. Bu kuruluşların bir tanesi öbüründen daha hızlı gelişebilir ama bunların 2 bini birden Türkiye'den hızlı büyüyemez. Bunlar Türkiye kadar büyücekler. Bundan önceki 30 seneye bakarsak Türkiye'nin ortalama büyümesi yüzde 5.5-6'lar civarında. Demek ki önümüzdeki 5-6 sene için rahatlıkla diyebiliriz ki, bu büyük kuruluşların bankalardan talepleri reel olarak yüzde 5.5-6 kadar artacak. Bankacılığın büyümesi ise Türkiye'nin büyümesinden çok daha hızlı olacak. Bankacılık yüzde 15-20 büyüyecek.’’

Sistemdeki banka sayısının 5-6 yıl sonra azalacağını ve şartlar gerektiğindende banka birleşmelerinin Türkiye'de de yaşanacağını söyleyen Akışık, enflasyondaki düşüşün karları azaltacağını, bu nedenle bankaların daha verimli çalışması gerektiğini, bunun da birleşmeleri getireceğini kaydetti. ‘‘Başka türlü bir eksilme olur mu’’ şeklindeki sorumuza ise Akışık, şu yanıtı verdi: ‘‘Yol kazaları her zaman olur, trafin en iyi denetlendiği, yol kalitesinin en iyi olduğu ülkelerde bile trafik kazaları oluyor. Ama oranı makuldür. Son derece durağan, olağanüstü bir gelişme olmadığı zamanlarda bile Amerika'da banka batıyor. Buna yol kazası demek lazım.’’

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı