Gündem Haberleri

    Vitaminlere ne kadar ihtiyacımız var

    hurriyet.com.tr
    23.10.2008 - 11:39 | Son Güncelleme:

    Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD) tarafından 15-19 Ekim 2008 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenen 10. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde düzenlenen basın toplantısında, ''Kanıta Dayalı Tıp'', ''Soğuk Havada Aşının önemi'', ''Vitaminlerin Yaşamımızdaki Yeri'', ''Sigara ve Alkol'', ''Gebelik ve İç Hastalıkları'' gibi çeşitli konular hakkında bilgi verildi.

    Kongrede sunum yapan hekimlerden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Gül Öz de yaptığı konuşmada, vitamin ve minerallerin metabolizma için gerekli maddeler olduğunu belirterek, sağlıklı olmak, vücut fonksiyonlarını devam ettirmek ve büyümeyi sürdürmek için bu maddelerin küçük miktarlarda alınmasıyla mümkün olduğunu bildirdi.

    Vitaminlerin, vücutta kimyasal reaksiyonların hızını ayarlamaya yardımcı bir grup organik madde, minerallerin ise kemiklerin ve yumuşak dokuların önemli bir elemanı olan doğal, organik olmayan bir madde olduğunu anlatan Öz, şu bilgileri verdi:

    ''Vitaminler doğrudan enerji kaynağı değil günlük gıdalarla alınan besin öğeleridir. Günümüzde, yetişkinlerin çoğu besleyici bir diyete rağmen gıdalardaki vitamin ve minerallerin vücut tarafından yeterli emilemediği veya kullanılamadığı düşüncesiyle vitamin desteği kullanmaktadır. Oysa normal yemek düzeninde, bu destek ürünlerini yüksek dozlarda almak hem faydasız hem de tehlikelidir. Bir hastalık veya eksiklik söz konusu değilse 'mega dozlarda' vitamin alımına gerek yoktur ve böyle bir kullanımı doktorlar da önermezler. Bir vitaminin aşırı yüksek dozda alınması, başka bir vitaminin miktarı normal olsa bile kullanımını engelleyebileceği için her vitaminin dengelenmiş düzeyleri izlenmelidir. Örneğin, K vitamini eksikliği yüksek dozda E vitamini kullanımına bağlı olabilir. Yüksek E vitamini, vücudun K vitamini ihtiyacını arttırarak bu vitaminin eksikliğine neden olabilir. Aşırı miktarda mineral alımı da özellikle gebe ve süt veren kadınlarda, çocuklarda ve yaşlılarda riskli olabilir.''/images/100/0x0/55ea1b5bf018fbb8f86ba6d0

    SİGARA VE ALKOL ÖLÜMCÜL İKİLİ

    Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Sain Güven de sigara ve alkol kullanımın zararlarına ve arasındaki bağa ilişkin bilgi verdi.
    Güven, genellikle alkoliklerin, alkolik olmayanlara göre daha çok sigara içtiğini, sigara içenlerin de daha çok alkolik olduğunu belirterek, sigara içilmesi ile alkol kullanımı arasında davranışsal bir ilişkinin söz konusu olduğunu dile getirdi. Güven, ''Ayrılmaları zor. Çünkü alkol, nikotinin neden olduğu haz etkisini artırıyor bu da alkollü içkiler içerken daha çok sigara içilmesine neden oluyor. Hem nikotin hem etanol beyinde, bağımlılığın altında yatan pozitif güçlendirmede rol oynayan dopaminin konsantrasyonunun artmasına neden oluyor'' dedi.

    Basın toplantısında ayrıca, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Güler gebelik döneminde görülebilecek iç hastalıklarının anne adayı ve bebek için çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çekerek, ilaçların mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı