Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Viski içenler yüzde 50 azaldı mı

<B>ALKOLLÜ </B>içkiler içinde, Türkiye’ye en çok viski ithal ediliyor.<B> </B>Öyle ki ithal edilen votka, cin, konyak, likör ve şarap gibi diğer alkollü içkilerin tamamının toplam bedeli, viski ithalatı için yapılan ödemenin, yarısı kadar bile değil!..

Viski ithalatının da yaklaşık yüzde 64’ünü İngiltere’den ithal edilen viskiler oluşturuyor.

İTHALAT YARIYA İNDİ

Viski ithalatına ilişkin verilere göz attığımızda, 6 milyon Euro’luk 2004 yılı ithalatının, 2003’te 3.2 milyon dolara gerilediği fark ediliyor. Başka bir anlatımla, 2004 yılında viski ithalatı, 2003’e kıyasla yarı yarıya azalmış.

Tabloda da belirtilen verilere bakarak, burada iki farklı yorum yapılabilir.

1- Türkiye’de viski içenler, yüzde 50 azalmış yani viski içenlerin yarısı, viskiyi bırakmış.

2- Türkiye’ye, yasal yollardan ithal edilen viskinin oranı, yüzde 50 azalmış. Kaçak viski girişi de bir o kadar artmış!

Size göre hangisi daha gerçekçi?

ÖTV VE KAÇAK VİSKİ

Son yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı ile birlikte, 50 YTL’ye satılan bir şişe viskinin, 30 YTL’si ÖTV ve KDV’den oluşuyor.

Dışarıya bakıyoruz, 30 YTL olan vergi tutarının altında, aynı viski ‘kaçak’ olarak satılıyor. Kaçak viski girişi ve satışı ile yeterince mücadele edilemeyip, viski kaçakçılığı önlenemeyince, ÖTV artışları, kaçak viskiye olan talebi körüklüyor. Bu da kaçakçılığın cazibesini artırıyor. Sonuçta, vergi hasılatı da azalıyor.

Ne demiş David Hume; ‘Vergilendirmede, her zaman iki kere iki dört değildir. Bazen bire de inebilir.’

Kaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı

Kanarya Vergisi

KANARYA
Sevenler Derneği ya da Kanaryacılar Derneği gibi bazı derneklerin olduğunu biliyorsunuz.

Kanaryacılar Derneği üyeleri, kanaryaları çok sevdikleri için, bu derneğe gelip gidiyorlar. Üyeler, kuşlarını sergiliyor ve aralarında kuş alış-satışı yapıyorlar. Bu arada, alış-veriş nedeniyle derneğe de belli bir parayı bağışlıyorlar.

Maliye bu durumu farkedince, kuş satışlarına aracılık ettiği için Kanaryacılar Derneği’ni ‘iktisadi işletme’ saymış ve kurumlar vergisine tabi tutmuş.

Kanaryacılar Derneği, olaya itiraz etmiş. Mahkeme derneği haklı bulmuş ama Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Dairelerince oluşturulan müşterek kurul, kararı bozup, vergi dairesi işlemini yerinde bulmuş (Danıştay 3. Dairesi, 24.6.2004 tarih ve E.2002/1563, K.2004/1866 sayılı karar).

Özetle, kuşları sevmek serbest... Alışveriş yapılması ve derneğe komisyon verilmesi söz konusu olunca, dernek ‘Kanarya Vergisi’ne tabi oluyor ve büyük şirketler gibi defter tutup beyanname veriyor.

İster inanın ister inanmayın, uygulama ve yargı kararı böyle!..

Şu erkekler var ya...

BEKAR
olduğunu belirten bir kadın okurumuz, kendi açısından, erkekleri aşağıdaki gibi analiz etmiş.

İyi erkekler, otoparka benziyor. Otoparkta, iyi yerler hep kapılmıştır.

İyi erkekler yakışıklı değildir. Yakışıklı olan erkekler iyi değildir.

Hem yakışıklı hem iyi olan erkekler eşcinseldir.

Yakışıklı, iyi ve heteroseksüel olan erkekler evlidir.

Yakışıklı ama parasız erkekler, bizim paramızın peşindedir.

Parası olan yakışıklı sayılmayan iyi kalpli erkekler, bizim onun parası peşinde olduğumuzu düşünür.

Bizim güzel olduğumuzu düşünen iyi ve paralı erkekler korkaktır.

Biraz yakışıklı, biraz iyi biraz da parası olan erkekler, utangaçtır ve asla ilk hareketi yapmazlar.

İlk hareketi yapmayan erkekler ise, inisiyatifi ele aldığımızda, bize olan ilgisini kaybederler.

Gördüğünüz gibi, biz yalnız kadınların hiç şansı yok.

Sana viski yaramıyor

ADAMIN
biri, bardan içeri girer ve barmene;

- Hey barmen! Bana bir duble viski, bir duble de kendine al. Bak, bardaki arkadaşlardan da viski isteyen varsa ver.

Barmen, sevinçli bir şekilde, içkileri dağıtır. 15 dakika sonra aynı adam:

- Hey barmen! Bak benim viski bitti. Bana bir duble viski, bir duble de kendine... Bardakilere de bak, viskisi bitmiş olanları yenile...

Barmen, son derece mutlu bir şekilde denileni yapar. Biraz sonra adam yine viski ister tabii barmene ve bardakilere de...

Üçüncü kadehini bitiren adam, içtiği üç duble viskinin parasını bırakır. Barmen ‘Peki ya diğer viskiler?’ diye sorduğunda ‘Canım, onların parasını da kendilerinden alırsın’ der. Bunun üzerine barmen, adeta çıldırır ve adama saldırarak, komalık edinceye kadar döver...

Aradan iki hafta geçer, bardan içeri başı sarılı, kolu askıda biri girer. Barmen dikkatle bakar, evet o adam!.. Barmen, gözlerini dikmiş vaziyette bakarken, adam kısık bir sesle;

- Hey barmen, bana bir duble viski.

- Eeee

- Barda oturan arkadaşlara da birer duble viski...

- Eeeeee

- Sana yok. Sana viski yaramıyor, içince sarhoş oluyor, sonra adamı dövüyorsun!..

Günün sözü

<ı>Yüksek vergi oranları, bazen vergiye tabi malların tüketimini azaltmak, bazen de vergi kaçakçılığını teşvik etmek suretiyle, düşük vergi oranlarıyla sağlanacak hasıladan, daha düşük bir hasılat sağlar.

Adam SMITH
X