Villalar var mı?

Emin ÇÖLAŞAN
Haberin Devamı

Dünkü yazımda, ismi Meclis skandalına karışan Mesa şirketiyle ilgili yeni bir konuyu gündeme getirmiş, Necmettin Erbakan ve Oğuzhan Asiltürk'e bazı sorular sormuştum. Ayrıca, verecekleri yanıtları da bugün burada aynen kullanacağımı belirtmiştim.

Sorular şöyleydi:

1- Sizlerin de Mesa Korukent'te birer dönümlük iki ayrı arsanız var mı? Eğer varsa, arsalar kimin adına kayıtlı?

2- Bu arsaları tel örgüyle çevirmiş miydiniz?

3- Bu arsalar Bayram Meral'in villasının hemen arkasında, DYP milletvekili Nafiz Kurt'un kendine ve kızına aldığı 200 milyarlık iki villanın yakınında, Kızılçam Sokak'ta mı?

4- Arsalarınıza üçer katlı müstakil süperlüks villa yaptırmak için Mesa şirketiyle görüşmeleriniz oldu mu? Sözleşme imzaladınız mı?

5- Projeler hazırlandı mı?

6- İnşaat başladı mı?

7- Başladıysa, inşaatı kim yapıyor? Mesa mı?

8- Bu arsaları kimden ve ne zaman aldınız?

9- Mal bildiriminizde gösterdiniz mi?

***

Beklerdim ki, Bay Erbakan ve Bay Asiltürk, bu sorulara dün acele tarafından doyurucu yanıtlar versinler.

Fakat maalesef öyle olmadı.

Bay Erbakan dün bir toplantıya girerken, gazetecilerin kendisine bu konuda sorduğu sorularda, konuya açıklık getiremedi.

‘‘Korukent'te arsanız var mı?’’

‘‘20 yıl önce aldığımız kooperatif arsamız var.’’

‘‘Villa yaptırıyor musunuz?’’

‘‘İnşallah’’

Evet, hepsi bu kadar!

Dün kendisine, ikinci bir toplantıya girerken aynı sorular yeniden soruluyor. Bu kez verdiği yanıt daha da ilginç:

‘‘Açıklama yapılmıştır’’.

Ne açıklama ama!

Bunu da öyle bir tavırla söylüyor ki, olayı tamamen geçiştiriyor. Hocaefendi'ye artık bu konuda soru sormak yasak!

Bay Oğuzhan Asiltürk'ten ise tık yok!

Dün bütün gün bekledik ve bu yazıyı da o yüzden geç yazdık. Acaba ikisinden birinden doyurucu bir açıklama gelir miydi!..

Gelmezdi! Nitekim gelmedi!

***

Burada bir şeyi hatırlatayım. Mesa arazilerinde arsa sahibi olmak, orada Mesa'ya villa yaptırmak suç değil.

Şimdi düşünün ki, iktidara talip olan bir partinin iki adet en üst düzey yetkilisi, genel başkanı ve genel sekreteri, bu ülkede başbakanlık ve bakanlık yapmış iki şahıs, orada arsa sahibi olduklarının, villa yaptırdıklarının bile kamuoyu tarafından bilinmesinden rahatsızlık duyuyorlar.

Bir tanesi ortaya mertçe çıkıp ‘‘Evet yaptırıyoruz, ne var bunda’’, ya da ‘‘Hayır, yok böyle bir şey’’ diyemiyor.

Bunların bütün amacı, inanılmaz boyutlara varan servetlerini kamuoyundan, özellikle kendilerine oy veren fakir fukara seçmen kitlelerinden gizlemek.

Bu durumda bunların, Türkiye ve Amerika'daki servetini yıllarca gizlemeye kalkışan Tansu Uçuran'dan ne farkı kalıyor?

Evet, mallarının, mülklerinin ve paralarının bilinmesini istemiyorlar.

***

Siyasetçi şeffaf olmak zorundadır. Siyasetçi, halkından bir şey gizleyemez. Özel yaşamı ve yatak odası dışında her şeyi, açık olmak zorundadır.

Hele servetini, malını mülkünü ve bunları nasıl edindiğini gizlemeye hakkı yoktur.

Ama ortada bir başka gerçek var.

Bunlara oy veren fakir fukara Müslümanlar, bunların servetinin milyarda birine bile sahip değiller. Onların çoğu aç, açıkta ve işsiz.

Buna karşın, belli bir kesim din sömürüsü yoluyla palazlandı, köşeyi döndü, malı götürdü.

İşte, halkımızdan gizlenmek istenen bu!

Birileri din sömürüsü yapıyor, din tüccarlığı yapıyor, kitlelere cennetin anahtarlarını vaat ediyor!

Millet uyutulurken, onlar köşeyi dönüyor.

Ayaklarında Versace markalı çoraplar, boyunlarında İtalyan butiklerinden alınan kravatlar, kollarında 100 bin mark fiyatlı saatler... Giysiler ithal, arabalar Mercedes, bankalarda paralar istiflenip faize yatırılmış. Ama halkın arasına girince, faiz haram nutukları! Kiminde 150 kilo altın. Arsaların, villaların haddi hesabı yok!

İşte, fakir fukara Müslümanlardan gizlenmek istenen, aslında bu durum.

***

Burada bir kez daha vurguluyorum. Bay Erbakan ve Bay Asiltürk, dün burada kendilerine sorduğum ve yukarıda yinelediğim sorulara niçin açıkça yanıt veremiyorlar?

Allah korusun, bunların bir gün tek başlarına iktidar olduklarını düşünün!

O zaman bunlara ‘‘hangi hakla’’ hangi soruyu soracaksınız, hangi denetim mekanizmasını işleteceksiniz?

Örneğin İran veya Suudi Arabistan'da ülkeyi şeriatla yönetenlere bu soruları soran olsa, derhal idam edilir! Allah Türkiye'yi korusun.

Şimdi ben kendilerinden istirham ediyorum! Bugün ortak bir duyuru yayınlayıp yukarıdaki sorulara yanıt versinler.

Bir de bu işin ‘‘hediyesinin’’ kaç para olduğunu söylesinler!

Siyasetçinin saklısı gizlisi olur mu? Eğer olursa, işin altında mutlaka bir bit yeniği vardır.



Yazarın Tüm Yazıları