"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Victoria’nın sınavı

Bu nasıl bir sınavdır arkadaş!

Anlıyorum, erkekler için Victoria’s Secret şovu bir eğlence, bir göz bayramı, bir mutluluk kaynağı olabilir ama hiç şüphe yok ki, kadınlar için büyük bir sınav.
Bakın söylüyorum, her kim ki bu şovu baştan sona, kesinlikle kıskanmadan, hınçlanmadan, sevgilisine manalı bakışlar fırlatmadan izleyebilecek, işte o kadın şu hayatta muvaffak olacaktır.
Bu defa dedim, Melike, evet, bunu yapabilirsin.
Bu yılbaşı, Victoria’s Secret şovu kıskanmadan, titremeden, sakince izleyebilirsin. Sen de muvaffak olabilirsin!
Vakit geldi,
Cnbc-e açıldı, şov başladı.
Ev ahalisi, saniyenin milyonda biri diyebileceğim bir sürede ekrana kilitlendi.
Evde yangın çıksa bu kadar hızlı tepki vermezler yemin ediyorum. Ne yapayım, ben de çaresizce ekrana bakıyorum.
“Hah, bizde de yılbaşı bu kadarmış. Tombalaydı, sohbet, muhabbetti, hepsi yalanmış. Ben kendimi evimin kraliçesi sanıyorum, meğer yerimi hop, bir anda Alessandra Ambrosio almış... Bari ben de kendimi cipse, böreğe filan vurayım” dedim.
Yok arkadaş, o zaman da izleyemiyorsun ki. O lokmalar top top olup boğazına diziliyor.
Bir noktada kendimi “Ailesiyle birlikte televizyon izlerken sevişme sahnesine denk gelmiş çocuk” hisleriyle tavana bakarken buldum.
Tabii bu defa sebebi utanç değildi. Modeller havalı havalı yürürken, kendimi “Lay la lay la laaay laaay bunların hepsi şov, bunlar gerçek değil, bana ne ki zaten, bunların hepsi aç kalıyor, hepsi iğrenç, selülitleri var zaten... HIH” tadındaki düşüncelerimle börek dişlerken buldum...

Popoya nazar boncuğu

Bu arada, modellerin popo bölgesinin zaman zaman mozaiklendiğini siz de fark etmişsinizdir.
Sigarayı çiçekle mozaikleyen Cnbc-e, bana kalırsa popoyu da nazar boncuğu ile mozaiklemeliydi. Zira o gece sevgilileriyle beraber bu şovu çakmak gözlerle izleyen birçok kadının yaydığı nazar enerjisiyle, hiç şüphesiz mankenlerin başına bir haller gelecektir.
Bu arada, Victoria’s Secret meselesini bu kadar ihtişamlı kılan nedir derseniz, size, modellerin güzellikleri, şovun gösterişliliğinden önce, “modellerin saçları” derim.
O romantik iri dalgalar, her adımda adeta ahenkle dans eden saçlar olmasa,  bir şeyler eksik kalırdı.
Eğer o modellerden biri bile kısa saçlı, düz fönlü, ya da, ne bileyim, at kuyruklu filan olsaydı, defileyi izlerken “bir acayiplik var ama çözemedim” derdiniz. (Gerçi bu teorimi kanıtlamak üzere erkekler arasında yaptığım küçük araştırmada defilenin en önemli öğelerinin “meme ve popo” olduğu ortaya çıktı ama olsun.)
Victoria’s Secret saçı, öyle bir saçtır ki, o iri dalgaları balkabağına uygula, o bile güzel görünür.
Madem saçlardan bahsettik, bu havalı, bu balkabağını bile güzel gösteren saçı nasıl yapacağınızı size anlatmak boynumun borcudur:
Efendim, önce saçlarınızı yıkayıp bir güzel kurutuyorsunuz. Saç kuruyunca aslanbaşa döndüyseniz, hafif fön çekiyorsunuz. Sonra bir adet 32mm’lik saç maşası alıyorsunuz, (yani çapı geniş, en kalın maşalardan), saçlarınızı kalın tutamlar halinde ayırıp, o tutamları bir güzel maşalıyorsunuz.
İşiniz bittiğinde saçınızı güzelce fırçalıyor, dalgaları dağıtıyorsunuz. Saç spreyini de hafif hafif uzaktan sıktınız mı tamam. Alın size Victoria’s Secret saçı.

X