Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Victor Hugo ile AB’ye uyarı

    Nuray BABACAN-Şehriban OĞHAN-Turan YILMAZ/ANKARA
    02.10.2005 - 01:52 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Sezer, Meclis’in açılış konuşmasında AB’yi Fransız yazar Victor Hugo’nun sözleriyle uyararak, ‘Dünyadaki hiçbir güç zamanı gelmiş bir düşünceden daha güçlü değildir’ dedi. Sezer’in 63 dakikalık konuşması alkışlarla kesildi.

    TÜRKİYE’ye AB müzakere tarihi öncesinde son dakikada ileri sürülen şartlar, TBMM’nin yeni yasama yılı açılış konuşmalarına damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın AB’ye uyarı içeren sözleri hem AKP, hem de CHP’lilerden alkış aldı. Sezer, AB’yi ünlü Fransız yazar Victor Hugo’nun ‘Dünyadaki hiçbir güç zamanı gelmiş bir düşünceden daha güçlü değildir’ sözleriyle uyardı. Sezer, Avrupa’nın önünde önyargı duvarları örüldüğüne işaret ederken, gecikmenin Türkiye’den çok AB’nin kaybı olacağını vurguladı. Sezer’in konuşmasında verdiği mesajlar, özetle şöyle:

    AVRUPA’NIN DUVARI

    AB üyesi ülkelere buradan çağrıda bulunuyorum: Çağdaş ve evrensel değerleri benimsemiş Türkiye, üzerine düşen sorumlulukları içtenlikle yerine getirmiştir. Avrupa’nın önüne önyargılardan oluşan bir duvar örmenin hiçkimseye yararı yoktur. Önümüze konacak her yeni engel, gerçekte Avrupa’nın önünü kapayacak duvarın taşları olacaktır.

    GERİ DÖNÜLMEZ

    Türk Ulusu, AB yolunda ek koşullar dayatılmasını ve ülkemize karşı ayrımcılık yapılmasını kabul etmeyecektir. Başlayan süreç geri dönülmez bir aşamaya gelmiştir. Türkiye AB’ye üye olmaya kararlıdır ve bu süreci ulusal çıkarlarını ve ulusal onurunu koruyarak tamamlayacaktır. Bu sürecin geciktirilmesi, Türkiye’den çok Avrupa’nın kaybıdır.

    YARGI BAĞIMSIZLIĞI

    Hukuk devletinin en önemli ögelerinden biri yargı bağımsızlığıdır. Yasama ve yürütme işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyecek yargı bu organlar karşısında tam bağımsızlığa sahip değilse yargı denetiminden beklenen yarar ortadan kalkacaktır.

    MEDYADA YABANCIYA DİKKAT

    Basın özgürlüğünü doğrudan ya da dolaylı biçimde sınırlayacak düzenlemeler çoğulcu ve katılımcı demokrasiye uygun düşmeyecektir. Kamu çıkarını ön planda tutması gereken medyanın bireysel çıkarlara hizmet edecek biçimde ticari nitelik kazanması önlenmelidir.

    REJİM ZEDELENİRSE

    Devlet yönetiminde yetkili organların ve kişilerin sorumluluğu siyasal sorumluluktan ibaret değildir. Bunun çok ötesinde önemi içeriğinden kaynaklanan toplumsal ve anayasal sorumlulukları vardır. Siyasal sorumluluğun sonucu, seçimde başarısız olan bir siyasal partinin sonraki seçimleri kazanıp iktidara gelmesi olanaklıdır. Ne var ki, rejimin zedelenmesi geri dönüşü olanaksız sonuçlar doğuracaktır.

    KÜRT SORUNU

    Atatürk ulusçuluğu ırkçı değildir, ulusal sınırlar içinde yaşayan, ulus ve ülkenin bütünlüğü için yazgı birliği yapan herkesi Türk Ulusu’ndan saymaktadır. Devletin dili, bayrağı, nitelikleri, sınırları ve TC’nin egemenlik hakları her türlü tartışmanın dışında ve üstündedir.

    İRTİCA ÖNCELİKLİ

    Din istismarını temel araç olarak kullanan ve toplumumuzun Cumhuriyet döneminde elde ettiği tüm çağdaş kazanımları yok etmeyi hedefleyen irticai hareket; anayasal düzenimiz için öncelikli tehdit olma özelliğini sürdürmektedir.

    DİN İSTİSMARCILIĞI

    Giderek yaygınlaşan din istismarcılığı bir yandan anayasal düzenimize ve demokratik gelişimimize, öte yandan İslam dinine büyük zarar vermektedir. Türkiye’nin ülkedeki irticai tehdide karşı en büyük güvencesi laik düzenidir. Dinsel konular ve eğitim gibi duyarlı ulusal güvenlik konularının günlük siyasetin üstünde kalması zorunludur. Zorunlu öğretim süresinin 12 yıla çıkarılmasının zamanı gelmiştir.

    Alkışlarla

    TBMM 22. Dönem 4. Yasama yılı Cumhurbaşkanı Sezer’in 63 dakikalık konuşmasıyla açıldı. Sezer konuşmasını bitirdiğinde Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül başta olmak üzere diğer bakanlar ve milletvekillerince alkışlandı. Törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök ve kuvvet komutanları da hazır bulundu.

    Halk isyan ediyor

    TBMM
    Başkanı Bülent Arınç, Türkiye’nin AB üyeliği için herşeyi feda edecek kadar onurunu yitirmediğini vurgulayarak, ‘Bu milletin şerefli tarihine leke getirecek bir anlaşma ya da şart hiçbir zaman bu Meclis’ten geçmeyecektir’ dedi. Arınç, özetle şöyle konuştu:

    ONURUMUZ VAR Halkımız Türkiye’ye karşı uygulanan çifte standardı anlamakta zorlanıyor; haksızlıklara isyan ediyor. Sözde Ermeni soykırımı gibi tarihin sayfalarında tozlanmış tezleri önümüze koşul olarak koyuyorlar. Yıllardır önümüze getirilen bu anlamsız ve gayri ciddi tezi anlamakta artık zorlanmıyoruz. Zira bunun kasıtlı bir tutum olduğunu düşünüyoruz. Bu yüce Meclis tarihinde işlemediği bir suçu sırf AB üyesi olmak için kabul edecek kadar onurunu ve haysiyetini kaybetmemiştir, kaybetmeyecektir.

    ROMANTİK FLÖRT Biz karşılıklı kazanç sağlayan bir ilişkiden bahsediyoruz, onlar ise romantik bir flörtten. Aramızdaki fark budur. Biz AB üyesi olmak için herşeyimizi feda edecek kadar onurumuzu yitirmedik. Bizim kendi geleceğimizi ve çocuklarımızın ülkesini özgür ve müreffeh bir biçimde kuracak gücümüz vardır.

    Silahsızlanmaya çağrı

    OTURUMU
    yöneten TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, AB’ye sert uyarılar içerenkonuşması , vekiller tarafından desteklense de Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül’den alkış almadı. Arınç konuşmasında, ayrıca milletvekillerini silahsızlanmaya çağırdı. Arınç, silah kullanımı konusunda bazı milletvekillerinin hatalarına vurgu yaptı ve TBMM’ye silahsız gelinmesini istedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı