"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Vicdan hakkımızı istiyoruz

MEHMET Ali Bayar haklı olarak şunu söylüyor:"Vicdan hakkı..."

Görüşler ona ait.

Ama ben de altına imzamı atıyorum.

Bütün dünyaya bir mesajımız var.

Yani Türkiye’nin bir mesajı:

"Vicdan hakkımızı istiyoruz."

Vicdan hakkımız nedir mi?

Bu ülke, Türkiye, 30 yıldır bir katil sürüsüyle uğraşıyor.

Kendi başına, vakur biçimde.

Kendi içinden çıkmış bir katil sürüsüyle savaşıyor.

Ama bunu yaparken, o katil güruhunun içinden çıktığı insanları hiç kırmamaya, incitmemeye aşırı özen gösteriyor.

* * *

Başka ülkelerde benzer olaylarda, komşuların kapıları işaretlenirken, bu ülkenin insanları, tarihte az rastlanan bir medeni davranış sergiliyor.

Teröristiyle mücadele ederken, komşusunu hırpalamadı.

Onun bunun toprağına gözünü dikmedi.

Yataklık yapanın ihanetini bile içine sindirdi.

Evet, Türkiye bütün dünyadan bu asil davranışının "vicdan hakkını" istiyor.

Bu ülke "vicdan hakkını" istiyor.

Bugüne kadar Kuzey Irak’ta 24 tane operasyon yaptı.

Ne Barzani’nin, ne Talabani’nin bir tek adamının kılına dokunmadı.

Çitini çiğnemedi, tarlasını çiğneyip geçmedi.

Bu ülke, Barzani’nin, Talabani’nin en kara gününde yanında oldu.

500 bin kişiyi aylarca ağırladı.

Ekmeğini paylaştı.

Onları Saddam’a karşı koruyan Amerikan jetlerinin, kendi toprağından binlerce sorti yapmasına izin verdi.

Soruyorum:

O Barzani’nin, o Talabani’nin Türkiye’ye karşı hiç mi "vicdan borcu" yok?

"Yoktur" diyene nankör demezler mi?..

Bu ülke "vicdan hakkını" istiyor.

Evet bu ülke, Türkiye...

Çekin dünya haritasını karşınıza bir bakın.

Nerede insan hakkına tasallut olmuş, Türk askeri orada.

Nerede bir jenosit ihtimali var, Türk askeri orada.

Bosna halkı zulümden kurtarılırken, Dalmaçya semalarında Türk jetleri uçuyordu.

Kosova’da Türk askeri nöbet tutuyordu.

Somali’de yine o vardı.

* * *

Amerika, kendi evinde, o da bir kere vurulduğu için, intikamını Afganistan mağaralarında ararken yanıbaşında Türk askeri vardı.

Hıristiyan Müslüman’ı vuruyordu, Hıristiyan’ın silah arkadaşı Müslüman Türk’tü.

Doğu Timor’da bile o Mehmetçik barış için çalışıyordu.

Söyleyin...

Bu dünyanın böyle bir ülkeye karşı vicdan borcu yok mu?

Yoktur diyene "Nankör" desek çok mu olur?..

* * *

Biz Türkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları, bugün işte bu dünyadan ne istiyoruz?

Ömer Seyfettin’in "diyetini" mi?

Hayır, oralara inecek bir millet değiliz.

Eğer bu dünyada, adalet denen şey hálá küresel bir erdem ise, biz işte bu vicdan hakkımızı istiyoruz.

Kara gününde yanında olduklarımızdan, bizim sabrımızın taştığı bu günde yanımızda olmasını istiyoruz.

Yani başkalarına gösterdiğimizin yarısını, hiç olmazsa üçte birini...

Unutmayın, biz Hıristiyan-Müslüman demedik, "Çeçen" teröriste "Terörist" dedik, terörist muamelesi yaptık.

El Kaide’ninkine de aynı şeyi yaptık.

Hiçbir teröristin başına şu bu sıfatı, şu bu yüceltici, hafifletici tamlamayı eklemedik.

Eğer bu dünyada küresel bir vicdan, global bir adalet duygusu hálá varsa, biz işte bundan payımıza düşeni istiyoruz.
X