« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Vermemiş mabut

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Süleyman ALASYA

KARŞIYAKA'da bitmeyen pazarlık: ‘‘Siz verin’’ / ‘‘Olmaz önce siz’’ / ‘‘Vermezseniz benden kapik çalışmaz’’ / ‘‘Başınızın çaresine bakın’’ / ‘‘Herkes versin’’ / ‘‘Haydi hep beraber verelim’’ / ‘‘İsteyenin bir yüzü kara, vermeyen zenci’’

Bu sözleri hep dinledik, yazdık, konuştuk ve duyduk. Veren hep belliydi, kimse kimseye bir şey vermedi ve verdiğini alanlarla, söz verip, az verenlerin karşılıklı konuşmaları rahmetli Aziz Nesin'i bile çatlatacak nitelikteydi...

‘‘Vere vere bir şey kalmadı’’ dedi kimi. Bir başkası, ‘‘Verenden Allah razı olsun’’ düşüncesine saplandı. ‘‘Verdim gitti’’ dönemleri yaşandı... Biri, ‘‘Verin 10 milyarı, alın tepe tepe kullanın’’ deyince herkes çil yavrusu gibi dağıldı.

Karşıyaka'yı bazen, ‘‘Hasta adam’’, bazen, ‘‘Depremzede’’, bazen, ‘‘Kazazede’’ gibi gören mantığa karşı çıktığımız zaman yakıştırma hep aynıydı: ‘‘Karşıyaka düşmanı’’

Saklanan gerçekleri yazdığımızda, dilleri nasır tutmuş kalemlerden, ‘‘Paparazzi’’ suçlamalarıyla karşılaştık. O günlerde yaşadığım saldırılara ozan yüreğiyle tepki gösteren Mithat Erefe'nin bir beyitini yaşamım boyunca unutmayacağım;

‘‘Bülbül gibi şakıyor yönetici her zaman

İki kelime yazsa suçlu fakir Süleyman’’

Veren ile alan, aldığını çarçur eden, verdiğinin karşılığını alamayan, yapılanı beğenmediği için vermeyen. Yani ne ararsan var. Bir zamanlar başka destekler araştırıldığında, ‘‘Karşıyaka'nın başına isim konulamaz’’ tabusu, anlaşmanın gerçekleşeceği sırada Vestel gibi bir devi küstürmüştü. O dev geçen gün yöneticilere, ‘‘Siz bize tam anlaştığımız zaman kazık attınız’’ yollu bir söylemle kapıyı gösterdi.

Yetmedi... Karşıyaka'da asbaşkanlık yapmış bir yöneticinin otelinde kamp yapmak isteyen basket takımına, ‘‘Kulüp parayı ödemiyor’’ diye olumsuz cevap verildi. Yine yetmedi. Çiğli'deki manav bile alacağını tahsil etmek için kulübün kapısında, evlerini kiraya veren ev sahipleri icra dairelerinin kapısında. Futbolculara da 21 haftadır para ödenemiyor, ama onların dayanacağı bir kapı yok.

Karşıyaka'nın borcu için zamanında Anadol arabasının anahtarlarını kulübe verenler var. Evini satıp, kulübü kurtaranlar var. Evini ipotek edip, kredi alarak kulübü idare edenler, sonradan bu ülkeyi bile yönetti. (Haydi bunu açıklayayım. Hasan Denizkurdu, Yaşar Holding'te çalışırken evini ipotek edip, banka kredisi aldı. Adalet eski Bakanımız)

Ve yıl 1996... İskender Mesudiyeli 45 milyarlık piyango bileti sattı. Kime? Tüm memlekete. ‘‘Yapma satamazsın’’ dedikleri halde inatla sattı.

Son günlerde bazı şeyleri anlamaya başlayan büyükler çevresine şöyle fısıldıyor: ‘‘Son zamanlarda bir şey keşfettim, malum şahsiyetlerin hepsi fiyaskoymuş’’

Bence de... Ama siz 50 yılda anladınız, ben 20 yıldır anlatamıyorum. Yani kısacası: ‘‘Vermemiş mabut, neylesin Sultan Mahmut’’


Bunları da Beğenebilirsiniz