Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Verimlilik artışı işsizlik doğurur

ÜLKEMİZDE işsizlik oranı 2000 yılına kadar yüzde 7 civarındaydı. 2001 kriziyle birlikte arttı. 2002 ile 2008 arasında milli gelir hızla büyüdü.

Bu arada “adam/saat başına üretim” (Output per manhour)şeklinde tanımlanan “verimlilik” arttı. Milli gelir arttığı halde aynı anda verimlilik de arttığı için işsizlik oranı yüzde 10’un üstüne seyretti. 2008’kriziyle birlikte, bu sefer, milli gelir gerilediği için işsizlik arttı. Şimdi yüzde 13’ü geçmiş bulunuyor. Kırdan kente göçün halen bazen tek, bazen iki yönlü devam ettiği Türkiye’de, “işsizlik oranı” hesaplanması, geçmişle veya sosyal yapısı ve gelişmişlik düzeyi farklı diğer ülkelerle kıyaslanması zor bir ölçüdür. Buna rağmen şu söylenebilir: Yaşanan kriz bittikten yani Türk ekonomisinde pozitif büyüme dönemi başladıktan sonra da işsizlik umulduğu kadar azalmayacaktır.

* * *


2001 yılında yaşanan “yerel” krizden sonra, şirketlerimiz yeniden yapılandılar. Gerek tedarikte, gerek satışta dış piyasalara daha fazla açıldılar. Bu süreçte “daha az adamla, aynı miktarda üretim yapmayı” yani verimlilik arttırmayı öğrendiler. 2008’de başlayan “küresel” kriz de sanayi şirketlerinde bir öncekine benzer, yeni bir reorganizasyon ihtiyacı ortaya çıkaracaktır. Firmalar,verimlilik artışı ile ayakta kalmaya çalışacaktır. İstihdam artışı ancak, verimlilik artışı ile karşılanamayacak kadar büyük bir talep artışı sağlandıktan sonra başlayacaktır. Bu da ihracata, yani Türk sanayisinin rekabet gücünün artmasına bağlıdır. Benzer sonuçlar dünyanın tüm ekonomilerinde gözlemlenecektir. Yani büyüme başladıktan sonra, işsizlik ona koşut olarak azalmayacaktır. Çünkü herkes “verimlilik” artışı peşinde koşacaktır. Önemli miktarda verimlilik artışları, fizik yatırımların artmasıyla sağlanır. Bu süreci düşük faiz politikası da destekleyecektir.


* * *


Gelişmişlik düzeyi Avrupa düzeyinde bulunan Amerika’da ezelden beri işsizlik oranı AB’den düşüktü. Bunun sebebi ABD’nin “easy hire; easy fire” (işe kolay al, işten kolay çıkar) ilkesidir denirdi. Krizle birlikte, Amerikan işverenleri ihtiyaç duymadıkları işçileri işten çıkardılar. Bu yüzden neredeyse bir yıl içinde ABD’nin işsizlik oranı iki katına çıkarak yüzde 10.2 oldu. Diğer yandan, çalışma yasaları esnek olmayan yani emekçilerin kolayca işten çıkarılamadığı Avrupa ülkelerinde işsizlik, milli gelirleri ABD’den daha hızlı düştüğü halde nispeten az arttı. Hatta Amerikanın altında kaldı.


* * *


Dolar değer yitirmeyi sürdürse,ABD’nin rekabet gücü artacak ve işsizlik oranı tekrar AB’nin altına inecektir.


Son Söz: Ücretleri indiremiyorsan, paranın değerini düşük tut. 

X