Vergide artış rakamları gerçeği tam yansıtmıyor

Hürriyet Haber
15 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 15 Nisan 2004 - 00:01

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, 3 aylık bütçe sonuçları için, ‘beyana dayalı vergilerde yüzde 45 artış sağlanırken, tahsilat artışının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 113 arttı’ demiş. Unakıtan, bu artış için ‘Vergideki artış çıkardığımız kuru gürültü sayesinde oldu. Zarar beyan eden gelip, hesap verecek’ demiş.Bakan’ın ‘kuru gürültü’yü yanlışlıkla söylediğini tahmin ediyoruz, çünkü kuru gürültü ‘yapmayacağı şeyi yapacak gibi göstererek’ yapılır. Eğer gerçekten mükellefin üzerine gidilmeyecek de gidilecek gibi gösterildiyse, o zaman bunu duyanlar geri kalan ödemeleri savsaklatacaklardır. İşte ‘kuru gürültü’ sözünü bu nedenle yadırgadık.3 aylık bütçe performansı rakamlarının bu kadar iyi olmasında ‘henüz kesinleşmemiş kamu bankaları kárlarından alınan 1.2 katrilyon liralık temettü’nün büyük rol oynadığını yazmıştık. Bunun muhasebeleştirilmesinde bazı sorunlar yaşanmış. BDDK, Hazine ve Maliye arasında epeyce tartışma yaşanmış ama bürokratlar yine yolunu bulmuş. Mühim olan bu kárın alınması değil, hatta başından beri kamu bankalarının olması gerekenden fazla sahip oldukları kamu kağıtları nedeniyle aşırı kár yaptıklarını, bu kárların sistemi bozacak sübvansiyonlara bu bankaları ittiğini, bu nedenle kárların alınması gerektiğini yazmıştık. Burada yapılması gereken ‘şeffaf biçimde, performansın dayanakları, dolayısıyla kamu bankaları kárının genel kurul yapılmadan önceden bütçeye alındığı’nın kamuoyuna kendiliğinden açıklanması idi. Bunu yapmadılar.Maliye’nin yapmadığı bir başka şeyi daha öğrendik ki; o da geçen yılın vergi tahsilatı ile bu yılın vergi tahsilatının kıyaslanmasında, sistem değişikliği nedeniyle, yaşanan zorluk. Çünkü bazı vergiler geçen yıl 3 taksitte alınırken, bu yıl aynı vergiler 2 taksitte alınıyor. Yani mart ayı itibariyle geçen yılki tahsilat ile bu yılki tahsilat aynı bazda değil. Bildiğimiz kadarıyla gayrimenkul sermaye iratları dahil beyana dayalı hemen bütün gelir vergileri, geçen yıl 3 taksitte ödenirken bu yıl taksit tutarı 2’ye indirildi. Yani geçen yıl ocak-mart döneminde bu vergilerin üçte biri tahsil edilirken, bu yıl aynı dönemde ikide biri, yani yarısı tahsil edilmiş durumda. Yani özellikle tahsilat açısından geçen yılla bu yılın ocak-mart dönemi kıyaslanabilir durumda değil. Beyana dayalı vergi tahsilatı için söylenen yüzde 113’luk artışta bu fark var. Kabaca yapılacak hesaplamalar baz farkını göstermesi açısından yanlış olabilir. Farkın çok yüksek olduğunu sanmıyorum ama Maliye Bakanlığı’nın ayıklamaları yapıp, sağlıklı biçimde hesaplaması gerek. Daha da önemlisi bu hesaplamayı kamuoyuna açıklamak durumunda. Çünkü, buna göre hesap yapanlar yanlışa düşüyor. Örneğin Maliye Bakanı ‘tahsilatta yüzde 113 artış var’ derken, beraberinde bu baz farkı nedeniyle doğan farkı vermezse, kamuoyu yanıltılmış oluyor.Bu tabii ki bir anlayış yanlışı. Bence bu fark çok fazla olmayacak ama bu farkı siz kendiliğinizden kamuoyuna açıklamazsanız, kendi kendinize hesaplarınız üzerinde şaibe yaratmış oluyorsunuz. Tahakkuk bazında bakılınca; geçen yılla bu yıl arasında baz farkının olmaması gerekir. Bu nedenle tahakkuk bazındaki yüzde 45’lik artış daha sağlıklı bir rakam. Ancak bu yılki toplam gelirlerin içinde geçen yıl olmayıp bu yıl erken alınan ‘kamu bankalarının 1.2 katrilyon liralık kárı’ var. Eğer kamu bankaları yönetim kurulları, ‘Maliye’ye oluşacak kár üzerinden şu kadar avans veriyoruz’ kararı aldıysa, kamu bankaları Hazine’ye kredi vermiş olur ki; bu mevzuata ne kadar uygun tartışılır...Yani Maliye detay açıklamayarak, kendi başarısını bile bile gölgelemiş oluyor. İşte anlayış farkı...
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı