Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Vergi cezalarının yüzde 3.49'u tahsil edildi

<B>2004</B> yılı bütçe sonuçlarına baktığımızda, vergi cezaları ile ilgili çarpıcı bir tablo ile karşılaşıyoruz.

2004 yılının 12 aylık döneminde;

Tahakkuk eden vergi cezaları 5 katrilyon 126 trilyon TL

Tahsil edilebilen vergi cezası 179 trilyon TL

Tahsilat oranı yüzde 3.49

Buna göre, 2004 yılında tahakkuk eden (yani kesilen ceza değil, kesinleşmiş olup ödenecek aşamaya gelen) 100 TL cezanın 3,5 lirası tahsil edilebilmiş!..

Tahakkuk eden 3 katrilyon 213 trilyon TL’lik vergi, resim ve harç gecikme faizlerinin ise yüzde 6,78’i ancak tahsil edilebilmiş. İnanmayan ya da merak edenler, www.muhasebat.gov.tr’den, 2004 yılı tahakkuk ve tahsilat tutarına bakabilir.

BARDAĞIN DOLU TARAFI

2004 yılı bütçe sonuçlarına baktığımızda;

104 katrilyon TL olan gelir hedefinin
aşıldığı ve 110 katrilyon TL olarak gerçekleştiği,

150 katrilyon TL olan harcama hedefinin, 140 katrilyon TL olarak gerçekleştiği,

20 katrilyon TL olan faiz dışı fazla hedefinin aşıldığı ve 26 katrilyon TL’ye ulaştığı,

46 katrilyon TL olan bütçe açığı hedefinin ise 30 katrilyon TL olarak gerçekleştiği fark ediliyor. Bu arada 66 katrilyon TL olarak hedeflenen faiz giderlerinin 56 katrilyon TL olarak gerçekleşmesi de olumlu bir gelişme... Bir zamanlar vergi gelirlerinin, faiz ödemelerini bile karşılamadığını düşündüğümüzde, bu sonucun önemi daha net ortaya çıkıyor.

Gelirlerin, giderleri karşılama oranı da artıyor. 2003’te yüzde 71 olan oran, 2004’te 76’ya, 2005’te ise 81’e çıkıyor.

Enflasyon ve faiz oranlarında düşme, büyüme oranındaki artış da sevindirici gelişmeler.

BARDAĞIN BOŞ TARAFI

Bütçe uygulama sonuçları olumlu çıkmasında, 2004’te kesinleşen 2 katrilyon lira civarındaki bazı bütçe giderlerinin 2005’e ertelenmesinin etkisi de göze çarpıyor.

Dolaylı vergiler
sürekli artarken, dolaysız vergilerde ciddi bir gerileme var. 1980 yılında yüzde 37 olan dolaylı vergi oranı, 2005 bütçesi hedeflerine göre yüzde 74’e ulaşıyor. Gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı, 1980’de yüzde 52 iken, 2005’te yüzde 17’ye düşüyor. Bunun da yüzde 90’ı stopaj yolu ile toplanacak!.. Bu gelişmeler, vergi adaletini de olumsuz yönde etkiliyor. AB’ye geçiş sürecinde, dolaylı vergilerde AB ortalamasının yüzde 35 olması da Türkiye açısıdan bir başka görüntü...

Analitik bütçe ile birlikte, bütçe sınıflandırmasında bazı ciddi hatalar yapıldığı göze çarpıyor. Örneğin; mülkiyet üzerinden alınan vergiler arasında, banka ve sigorta muameleleri vergisi yer alıyor. Harçlar ise vergi dışı gelirler yerine, vergi gelirleri arasına dahil edilmiş.

2004 yılı öncesinde, bütçe gelirleri içinde yer almayan ‘özel gelirler’in, 2004 bütçesine gelir kaydedilmesi sonucu, bütçe gelirleri 750 trilyon lira fazla göründü. Bu uygulama 2005’te de sürecek.

İşsizlik oranı, 2005 yılında da gerilemeyeceğe benziyor. 2005 programında işsizlik oranının yüzde 9,8 olarak açıklanması da bunu doğruluyor.

Borçlar, aldı başını gidiyor. İç ve dış borçlarımız sürekli artıyor. Özellikle iç borçlar ciddi bir sorun. 1998’de 37 milyar dolar olan iç borç, 2000’de 54 milyar dolara, 2002 yılında da 91 milyar dolara yükseldi. İç borç stoku 2004 yılında 167 milyar dolar gibi ürküten hatta korkutan bir boyuta ulaştı. 2005 yılında da iç borçlarımız artmaya devam edecek. İç borcu döndürmek ve bütçe açığını kapatmak için, yeni borçlar alındıkça, sorun daha da büyüyecek.

Cari açık yıl başındaki hedefi ikiye katladı 15.6 milyar dolara ulaştı. Bu da başka bir tehlike...

Kayıtdışı ekonomi aldı başını gidiyor. Bu konuda, somut bir gelişme göze çarpmıyor.

Bardağın boş tarafı da bunlar...
X